Aile tehlike altında

16 Eylül 2017 Cumartesi

40 yaşlarında idi. Mahcup bir şekilde anlatmaya başladı:

Son günlerde sinirleri çok bozukmuş. Sıkıntılıymış ve düzeni alt üst olmuş. Konu 18 yıllık çok sevdiği hanımı imiş. İki de erkek çocukları varmış ve biri 15, diğeri 8 yaşındalarmış. Her şey yolunda giderken birkaç aydır ailelerinin üstünde kara bulutlar dolaşır olmuş. Hanımı soğuk davranmaya, devamlı cep telefonuyla meşgul olmaya, ilgisizlik ve sevgisizlik göstermeye başlamış.

Sebebini sorduğunda hanımı, “Ben artık seni sevmiyorum. Senden elektrik almaz oldum” diye cevaplandırmış. Bir gün karısının cep telefonuna bir erkekten fazla samimi oldukları izlenimi veren bir mesaj düştüğünü görünce bunun ne anlama geldiğini sormuş. Kadın, “Seni ilgilendirmez. O benim özel hayatım. Hem o mesajda bir şey yok” cevabını verince aralarında tartışma çıkmış ve belki biraz ağır konuşmuş olabilirmiş. “Kesinlikle sevgimden ve onu kaybetme korkusundan o lafları ettim. Ancak elimi dokundurmadım bile” şeklinde açıklıyor olan biteni.

Kadın soluğu mahkemede almış. Mahkeme ise erkeği dinlemeden hastamıza 6 ay evden uzaklaştırma cezası vermiş.

“Şiddet uygulamadım, hakaret de etmedim. Aksine eşim bana aşağılayıcı laflar etti” dedi.

Bu konudaki 6284 sayılı kanun “ŞİDDETİN UYGULANDIĞI HUSUSUNDA DELİL VE BELGE ARANMAZ” hükmü içerdiğinden yapılan başvurular delil ve belge aranmaksızın kabul edilmiş ve hastamıza 6 ay evden uzaklaştırma verilmiş.

Şöyle devam etti:

“Evden ayrılmazsam hapis cezası varmış. Mecburen ayrıldım ve 15 yaşındaki oğlum da annesini protesto için benimle geldi. Verilen süre 1-2 gün olsa otelde kalabilirdim, ancak 6 ay oğlumla otelde kalmak beni madden çökertirdi. Annem babam memlekette idi, işimi bırakıp onların yanına da gidemezdim. İki evli kardeşim vardı ama onlara da sığınmam uygun değildi. Herkes ancak kendine yetiyordu. Bir ev tutmak zorunda kaldım. Bir iki eskiciden aldığım eşya ile orada kalıyorum. Ayrıca giyeceklerimi de alamadığım için yenilerini almak zorunda kaldım. Küçük çocuğumu da bana göstermiyor. Mahkemeye dilekçe verdim, bir şey çıkmadı.”

Hastamızın başına gelen bu facia nadir rastlanan bir olay değildir. Yılda 120 ila 130 bin ailede erkekler bu şekilde evden uzaklaştırma cezası almaktadırlar. Üstelik bu sürenin sonunda ailede gerginlik ve güvensizlik artmakta, bir araya gelmeleri zorlaşmaktadır.

Bu önemli, hem de çok önemli konuda, üstelik acilen el atılması gereken konuda Av. Cahit Polat etkili ve yetkili kişi ve makamları ikaz eden bir yazı hazırlamış. “AİLE ÇÖKÜYOR” başlıklı bu mühim incelemeyi önümüzdeki hafta sizlere sunacağız.

Kralların bile giremediği, girmemesi gereken aileye artık polisin, jandarmanın, avukat, hâkim ve savcıların girdiğini okuyacaksınız. Ve “Bu facia böyle devam etmemeli” diyeceksiniz.

YENİ AKİT’İ TEBRİK

25 yıldır Hakk’ın ve hakikatin hizmetinde olan cesur ve korkusuz gazetemize nice yıllar hizmetine devam etmesini temenni ediyoruz.

SELİM GÜNDÜZALP’A RAHMET

Yaklaşık 35 yıllık dostumdu. Hüseyin Şengörür asıl ismiydi ancak Selim Gündüzalp adıyla yazılarını kaleme alırdı. İman hizmetinde hep heyecanlı her zaman gayretli ve enerji doluydu. Zafer adlı cıvıl cıvıl dergiyi 40 yıldır bıkmadan usanmadan çıkarıyordu. İslam’a, Kur’an’a, iman hakikatlerine âşıktı. Bütün vaktini insanlara, özellikle gençlere Hakk’ı anlatmakla geçirirdi. 

Son yıllarda TRT 1’in Ramazan programlarının vazgeçilmez ismi olmuştu. Severek, büyük bir mutlulukla, ikamet ettiği Adapazarı’ndan İstanbul’a gelirdi. Onu dinlediğinizde sohbetin nasıl aktığını bilemez, zamanın nasıl geçtiğini anlayamazdınız. Sağlam argümanlarla, usta bir mantık dokusuyla iman ve İslam’ı anlatırdı. 

Bazen gece arar, “Sefa abi aklıma şöyle bir konu geldi, sana ne uyar bilsen. Dokümanları gönderiyorum, bu konuda yazmalısın” derdi. Onun düşündüğü hep hakikatlerdi. 

Yazıları genelde ölüm nasihatine aitti. Ölüm anını aynı Mevlana Hazretleri gibi “En sevgiliye kavuşma günü” olarak görür, “Ölümse gülümse” derdi.

Peygamber Efendimizin (sav) vefat ettiği yaşta Rabbim yanına aldı. Mekânı cennet olsun.

 

  • cetincetin2 ay önce
    flörtünden sıkılır gibi koca dan sıkılma olayı. flörtle gelen alışkanlıkların ve yasaların ve internetin sonucu. artık erkek değil kadın aldatmaları önde gidiyor