Türkiye Müslüman Ruhlara Emanettir

20 Ağustos 2015 Perşembe

Bu ülkenin vicdanı Müslüman ruhlardır. Türkiye Müslüman ruhlara emanettir. Bu emanet yeni değil, 14 asır öncesinden sahiplenilmiş bir emanettir.

İslam tarihini kısaca bilenler, bugün üzerinde 76 ayrı devletin kurulduğu Osmanlı Devleti’nin, 22 milyon km2’yi geçen coğrafyası dâhil, sahip olabildiğimiz 780 bin km2’nin her santimetresi, Müslüman ruhlara emanettir.

14 asırdan beri İslam ve Müslüman düşmanlığında hemen her İslam ülkesinden kendisine payanda bulan ve onların eliyle Müslüman toplumlarının içinde; fitne, fesat, terör, kargaşa” ürettirerek eylem yaptıran Haçlı zihniyetinin, İslam âlemindeki yegâne düşmanı elbet Türkiye’dir.

Türkiye nezdinde düşmanın temsilcisi de haliyle Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan ve Ak Parti kadrolarıdır.

Tabii ki, düşmanlığın esas sebebi de bu kadronun Müslüman ruhunun ve inancının gereği ülkemize sahip çıkmasıdır.

Cumhurbaşkanına ve Ak Parti’ye düşmanlığın meselesini biraz açayım. Demek istediğim şudur:

14 asırdan bu yana kesintisiz olarak Kur’an’ın okunduğu, yazıldığı, ezberlendiği ve muhafaza edildiği yer Türkiye topraklarıdır.

Kur’an-ı Kerim’in, ezanın, namazın, dini ve milli değerlerin, yaklaşık 100 yıldır her türlü yolla engellenmesine rağmen kesintisiz devam ettiği yer yine Türkiye topraklarıdır.

Çünkü bu topraklar kıyamete kadar Müslüman ruhlara emanettir.

Eşya ve hadiseler üzerindeki hakiki kudret ve tahakkümün, insanın tohumu olan ruha bağlı olduğuna göre, elbet İslam emaneti, Müslüman ruhlu emanetçiler tarafından muhafaza edilecektir.

Bu sebeple; R. Tayyip Erdoğan ve Ak Parti üzerinden ülkeye ve millete düşmanlık eden iç ve dış mihrakların mercek altına alıp, yok etmek istediği ruh, İslam ruhuyla bezenmiş ülkemiz ve milletimizdir.

7 Haziran seçimlerinden bu yana içeride ve dışarıda meydana gelen ittifaklarla beraber olaylara ve olayların aktörlerine bakıldığında, Haçlı zihniyetinin gayesinin gizlisi yoktur.

Malum bermuda şeytan üçgenindeki ittifakçıların öç almak istediği bir başka tarihi nokta ve ruh, taa Malazgirt Ovası’na dayanır.

Haçlıların bu topraklara ve millete olan düşmanlığının ikinci merkezi noktasını Malazgirt zaferi oluşturmaktadır.

1071’de büyük emaneti omuzlayan Alparslan, “Doğu’ya doğru yol açmak gayretindeki Haç’ı, Batı’ya doğru yürüttüğü Hilal’le parçalamış ve kutsal emanetin yollarını açmıştır”.

Haçlıların kabullenemediği bir başka nokta da Gelibolu Yarımadası’nda; Vatan için, Allah için Kur’an için şehit olmuş 500 bin Müslüman ruhların varlığıdır.

Müslüman ruhlu insanlara göre kişilerin üstünlüğü ve kıymeti; maddeye, kemiyete, bağlı oldukları kan bağına veya kemiyet ifade eden unsura bağlı değildir.

Hayatlarını verdikleri davaların mahiyetine göre bir değer ifade etmektedir ve bu meyanda Allah ve Resulünün bıraktığı emanete sahip çıkmakla yükümlüdürler.

İşte Türkiye düşmanlığında ittifak edenlerin ortak noktasını bu yükümlülüğü taşıyanlar oluşturmaktadır.

Günün Özeti

YORUM YAZ

    Günün Özeti