Türkiye Haçlı Kuşatmasını Yaracak

14 Şubat 2018 Çarşamba

Bayraktar TB2 SİHA’lar tarafından çekilen ve dün basına servis edilen videoyu izlemiş olmalısınız. Bir grup terörist son teknoloji silahlarıyla Türkiye sınırlarından içeri bir bomba attıktan sonra apar topar kaçıp toplanma noktasına gidiyor. Elbette SİHA’lar tarafından an be az izlendiklerinden habersiz olarak. Ardından toplanma noktası SİHA’lar tarafından tespit ediliyor ve hedef Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yok ediliyor. 

İçerideki ve dışarıdaki herkes, Türkiye’nin geçirdiği değişimin ispatı olan bu görüntülere iyi bakmalı.

Bu görüntülerin verdiği net mesajı iyi okumalı…

Türkiye’nin birkaç asırlık makus talihini yenme azminin bir kantıdır bu görüntüler.    

Bu görüntülerin ardında, bedeli ne olursa olsun Türkiye’nin jeopolitik iddiasını sürdüreceğine dair muazzam iradesi yatıyor.

Bu nedenle herkes göğsümüzü kabartan bu görüntülere iyi bakmalı ve bütün kıyametin kopmasına neden olan görüntüleri iyi analiz etmeli.

17-25 Aralık bu görüntülerin ortaya koyduğu siyasi kararlılığı yıkmak için tezgahlanmıştı. Vatandaş bu görüntüleri iyi okuduğu için operasyonlar başarısız oldu. Buradan sonuç alamayan dış güçler bu kez şanslarını açıkça 15 Temmuz’da denediler. Halkın üzerine askeri ve tankları sürdüler. Vatandaş bu görüntülerin arkasındaki iradeye ısrarla sahip çıktığı için planları başlarına geçti. Önce deşifre sonra tasfiye oldular. 

Afrin, kriz ve darbelerle deviremedikleri bir iktidarı zayıflatıp yok etmek için dış güçlerin bizzat tasarladıkları bir cehennemdir.

Türkiye bu cehenneme hasımlarının beklemediği bir cüretle atılıverdi.

Çünkü bu, girdiği ilk cehennem değildi, besbelli ki son da olmayacaktı…

Türkiye’yi terör duvarlarıyla kuşatmayı planlayan ABD bunun için “operasyonel ortak” dediği YPG’li teröristlerden bir ordu meydana getirdi ve bu orduya hatırı sayılır bir servet harcadı. Sadece 2018 bütçesinde YPG için öngörülen para 500 milyon dolar…

YPG’ye verilen silahlar arasında çok nitelikli AT-4 anti-tank füzesi bile var…ABD ve İsveç ortak yapımı olarak da üretilen 6.7 kg ağırlığında, 102 cm uzunluğunda zırh delici özelliğe sahip AT-4 anti tank füzesi, 2 bin 100 metre menzile sahip. Attığı füzelerin birinin fiyatı ise yaklaşık 1.500 dolar. Servet derken kastettiğim sadece bu değil.

Her bir YPG’linin 400 dolar maaş aldığı eğit-donat programına 250 milyon dolar tahsis edildi mesela.

YPG’li teröristlerin söylediklerine bakılırsa ABD, Türkiye’nin müdahalesini öngörerek uzun süre önce zırhlı araçlarını Kobani’den Kamışlı’ya kadar sınır hattı boyunca konuşlandırmaya başlamıştı bile.

Sınırın hemen yanı başında tuzak hazırlanmıştı yani…

İçerideki muhalefet de bir koalisyon kurarak iktidar karşıtlığını milli bir meselede bile sürdürme ayıbına imza attı. 

Türkiye siyasal ve askeri olarak hem içeride hem de dışarıda yalnızlaştırıldı bu süreçte.

Şimdi içeriden ve dışarıdan tahkim edilen bu duvarlar yıkılmaya çalışılıyor. En güçlü avantajsa "Reis bizi Afrin'e götür!" diyen halkın baş eğmez iradesiyle"İhtiyaç var dedikleri anda genel başkanınız, başkomutan önde gidecek, sonra siz de arkamızdan geleceksiniz." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki olağanüstü kimya

Bu bütünleşme Türkiye’nin geleceğini kuracak…

Bahsettiğimiz gelecek, bugünden, kullanılan yerli ve milli silahlarımızla inşa edilmeye başlandı bile çok şükür.

Sözünü ettiğimiz görüntüler işte bu gerçeği, gören herkese anlatıyor…

Türkiye’nin milli varlığına sahip çıkmak için tarihte ne yaptıysa bugün de aynısını yapmaktan geri durmayacağı gerçeğini…

Rahatsızlığın nedeni bu…

AFRİN’DEKİ ASKERLER NEYİNİZ OLUYOR?

Devlet Bahçeli, “Afrin operasyonuna katılan tüm kahraman askerlerimiz benim öz be öz evladımdır.” dedi…

Ya sizin?

Türkiye’nin yedi düvele karşı yürüttüğü Afrin harekatındaki askerler sizin neyiniz oluyorlar?

Kardeşiniz mi?

Evladınız mı?

Vatanı muhafaza eden askerleriniz mi?

Yoksa, hiçbir şeyiniz mi? 

Bu soruları bir rahatsızlığın sordurduğunu söyleyeyim.

Rahatsızlığın nedeniyse izlenme oranları

İstatistiklere bakıyorum da, Afrin harekatının başından itibaren dizi ve yarışmaların reytinglerinde hiçbir azalma yaşanmamış. Bırakın azalmayı, reytingler her geçen gün artmış.

Böyle bir atmosferde insanlarda olması gereken hüznün onları ekrandan koparması gerektiğini düşünüyorsunuz.

Eğer Bahçeli’nin dediği gibi “Afrin’deki kahraman askerimizi evladımız” biliyorsak eğer “tasada ve kıvançta” birsek bu hüznün doğal olarak var olması gerektiğine inanıyorsunuz.

Normalde evden biri öldüğünde günlerce, haftalarca yas tutulması adettendir…

Ne müzik açılır ne de televizyon izlenir öyle zamanlarda…

Mevtaya ve acısına hürmeten eğlencenin her türlüsünden ısrarla kaçınılır…

Sadece ev halkı yapmaz üstelik bunu, konu komşu da bu mateme katılır…

Ulu orta gülmemek komşunun acısına duyulan saygının bir göstergesi kabul edilir…

Evladı şu an Afrin’de olan hangi aile oturup merakla dizi izleyebilir.

Ya da evladı 10 Şubat Cumartesi günü Raco ve Cinderes bölgesindeki operasyona katılan hangi aile oturup survivoru izlemiştir.

Mümkün mü böyle bir şey?

Aile olmanın hukukunu ayaklar altına alan böyle bir kalpsizlik, vicdansızlık yapılabilir mi?

O sonsuz bekleyişin hüznü ve gerilimi içinde eğlence programı açılabilir mi?

Ama açıldı ve açılmaya da devam ediliyor.

11 askerimizin bedenleri mermi ve şarapnellerle parçalanırken survivor kırılması zor bir izlenme rekoruna imza attı.

İnsanlar programın yarışmacılarını değerlendirdiler, yapılan konuşmalara gülüştüler, belki de eğlenceden zamanın nasıl aktığını bile bilemediler.

Ancak aynı saatlerde Türkiye’de bazı evlere ateş düşmüştü. Türkiye’nin evlatları vatanları için ölürken aynı ülkenin diğer kısmında insanlar suratlarında kocaman gülücüklerle survivor izlediler maalesef.

Dizilerde de farklı bir şey yaşanmadı.

Örneğin Afrin harekatının başladığı hafta, sosyal medyada yedi yüz bin mesaj alan Siyah Beyaz Aşk dizisi, geçtiğimiz hafta bir milyonu buldu…Türkiye’nin en çok izlenen ilk on dizisinin son hafta aldığı mesaj sayısı sekiz milyona yaklaştı. Düşünün tüm diziler değil!

Acaba Afrin ile ilgili atılan mesajlar bunun kaçta kaçıdır. 

İşte bu kadar birbirimizin acısına hatta kendi acımıza karşı duyarsızlaştık…

Ülkemizin evlatları milli bir amaç için bizim yerimize şehit oluyorken bazı gereksiz insanların çirkefçe tartışmalarını izlemeyi kendimize yedirebilir hale gelmişiz.

Bizi kendi zevkinden başka hiçbir şey düşünmeyen bir kitle haline getirmeye çalıştılar ve istatistikler gösteriyor ki kısmen de olsa başardılar.

Şehidimize bile saygımız kalmadı maalesef.

Birileri çıkıp “Ama hayat devam ediyor.” diyebilir…

Bu izah, kirli ve adi eğlenceye kılıf bulmaktan başka bir şey değil.

Söyleyin bana, eğer o şehit, kardeşiniz olsaydı hayatınızdaki eğlence olduğu gibi devam edebilir miydi?

YORUM YAZ

  • gülringülrin5 gün önce
    duyarlı, bu acıyı yüreğinde hisseden insanlar da vardır ama azdır.baksanıza kadir inanır hastanede kendine gelince ilk sözü bugün afrinde şehit var mı olmuş demekki askerlerimizin oralarda yaşadığı sıkıntıyı yüreğinde hissediyor ve hiç değilse hayatta kalmalarını istiyor.ben de bu dönemde tv lerin magazin programlarını yayınlamamalarını beklerim çünkü gençlerimiz vatan görevi uğruna canlarını kaybederken bilmem kim oyuncunun hangi barda eğlendiğinin gösterilmesi ayıp kaçıyor
  • Bu gidişle Bu gidişle 5 gün önce
    Eğer aklımızı basımıza toplamazsak ayvayı yedik demektir. Nefsani ihtiraslar Uğruna sarf ettiğimiz zamanı kendimize faydalı işlerle doldurmadikca bizden ne kendimize ne de etrafımıza hayır yok şer vardır. Nefsini ilâh edinen insanın sonu hüsrandır. Kısacası gâvur gibi yasayan gâvur gibi geberir.
  • AhmetAhmet5 gün önce
    Allah kaleminize kuvvet versin. Yazılarınızı ilgiyle okuyoruz. Kaleminizin kıvraklığı ve keskinliğinden eminiz tek korkumuz var; bu dava için kalemini keskinleştirdiklerimizin bir çoğu o kalemle bizi yaraladı. İnş siz bu yoldan dönmezsiniz.
  • arabiarabi5 gün önce
    Yüce Türk Milleti emperyalist zalimlere diz çökmez, amma dunyada emperyalist zalimlerin köpeği olmuş dolu islam devleti var. İmdi demem o ki; dinci bir dil kullanmak yerine, gerçek dinamiklerle yüzleşip "Türkiye" haclı kuşatmasını yaracak demeniz, sizin adınıza bence büyük bir gelişme. Biraz daha gelişirseniz Büyük Türk Milleti demenin, bir level daha gelişirseniz Ne Mutlu Türküm demenin faziletni anlayacaksınızinşallah. Maşallah gelişme var, Allah daim etsin inşallah. Yazının tamamınıda okumadım, zira bilmediğim bir şeyi okumayacağımdan eminim, ama başlığı okudum kafi geldi, maşallah.
  • Mert Aydın Mert Aydın 5 gün önce
    Türkiye afrin de başarılı olsa ne olur. Dünyanın süper gücü haline gelse ne olurartık. İçerdeki savaşı 1923'te kaybettik. Çanakkale'de yüz binlerce insan boşuna öldü. Çünkü uğrunda savaştıkları değerler lale devriyle yok edilmeye başlanmıştı. 1923'ten sonra şiddetlendi. Yapılan reformlar bu günlerimizin kirli olmasının sebebi. Ama ne önemi var ONLAR OLMASA OLMAZDIK YA HANİ! Siz akit okuyucuları ve yazarları buzdağının altını görmüyorsunuz. Ne pisliklikler yapılıyor gençler hatta çocuklar arasında tam olarak bildiğinizi sanmıyorum. Şu dizileri,programların izlenme oranı sizi şaşırtıyor beni asla! Hevesinizi kırmak istemem ama bunun değişeceği yönünde en ufak bir ibare yok. Türkiye her geçen gün daha da kendinden nefret edilesi bir ülke olacak. Ey sanatçılar demedikten sonra ey ahlaksızlar demedikten sonra ey Amerika desen ne yazar.
  • Tuncay Tuncay 5 gün önce
    Güleriz ağlanacak halimize...susalım ve düşünelim. Rabbim Mehmetciklerimizi korusun, şehit olanlara rahmet eylesin, milletimin başı sağolsun.
  • HazanHazan5 gün önce
    Toplum olarak daha tepkili olmalı ve meselelerimize daha çok sahip çıkmalıyız. Bu süreçte bir çocuk tecavüze uğradı mesela. Toplum olarak ayağa kalkmalıydık. Vatan hainlerine ve tecavüzcülere idam istiyoruz. Şehitlerimize , milli meselelerimize, toplumun acıyan , kanayan her meselesine sahip çıkmalıyız. TV ile uyumamalıyız. TV'nin duygularımızı örselemesine izin vermemeliyiz. Toplumu yine ve ancak biz düzeltebiliriz. Önce şu TV'nin önünden kalkmalıyız. İnterneti kullanacaksak da ancak toplum yararına kullanmalıyız.
  • birisibirisi5 gün önce
    aynı dediğinizi her gün düşünüyorum. o şehit oğlum olsa hayat biter.dünya eskisi gibi dönmez bir daha. o programların seyredilme oranlarını yükselten, kaçış da olabilir. hayatımın eğlencesine gelince...öyle sınavlar öyle hayatlar var ki en kötüsünü yaşamaya zaten devam ediyorsundur.
  • Mert Mert 5 gün önce
    Dikkat çektiğiniz konu çok önemli Ali Bey. Bütün çevrem survivorla yatıp kalkıyor şuara. Aileler babalı kızlı oturmuş çıplak rezilleri izliyorlar. Ama bir şey söyleyin bizden iyi milliyetçi yoktur. Dediğiniz gibi şehide saygımız bile kalmamış. Katılaşmış kalpler için yazın Ali Bey.
  • Tarık EreganTarık Eregan5 gün önce
    MANEVİ DİRİLİŞ!TÜRKİYE'NİN ETRAFINDAKİ ATEŞ ÇEMBERİ SÖNDÜRÜLDÜKTEN SONRA,: DEVLET VE İKTİDAR BÜTÜN GÜCÜYLE YENİDEN MANEVİ DİRİLİŞ İÇİN SAMİMİ OLARAK ÇALIŞMALI...BUNA DA ÖNCELİKLE MİLLİ EĞİTİM'DEN BAŞLANMALI..MİLLİ EĞİTİMDEKİ KİTAPLARDAN BAŞLANMALI..YOKSA GİDİŞİTAMIZ HİÇİYİ DEĞİL... AKRABALIK BİTİRİLDİ KARDEŞLİK BİTİRİLDİ KOMŞULUK BİTİRİLDİ VEFA BİTİRİLDİ... ALLAH'IN YASAK ETTİĞİ BÜTÜN HARAMLAR ALENİ OLARAK BU İSLAM ÜLKESİNDE İŞLENİYOR... MAALESEF MÜSLÜMANLAR BÖLÜK PÖRÇÜK TEK BİR ÇATI ALTINDA BİRLEŞECEKLERİ BİR YER YOK.. DİYANETİ DE: ŞİİRLER İSTİLA ETMİŞ!..ONLARDAN DA CİDDİ BİR HAREKET YOK... O YÜZDEN ASIL KAVGA ASIL MÜCADELE ETRAFIMIZDAKİ ATEŞ SÖNDÜRDÜKTEN SONRA:: İÇMİZ DE YAPILMALI..YAPILMAZSA NE OLUR? OLACAĞI; ERKEN BİR KIYAMET.....
Daha fazla yorum göster