Sonunu düşünerek derse başla

08 Şubat 2018 Perşembe

İkinci dönem başladı, 17 milyon öğrenci, bir milyona yakın öğretmen ders başı yaptı. 

Eğitim insanın yeteneklerini geliştirip hayata daha donanımlı şekilde hazırlanmasını sağlama amacı taşır. Eğitim-Bir-Sen’in Eğitime Bakış 2017 raporunu dikkatle okudum. Eğitimcilerin tespitlerine göre; eğitimli insanlar daha kolay iş buluyor veya iş kuruyor, daha yüksek ücretle çalışıyorlar. Üniversite mezunu işsizler var, bundan şikâyet ediyoruz ama şu gerçeği unutmamalıyız:

Eğitimsiz insanların iş bulması zor, bulanların çoğu asgari ücretle çalışmak zorunda.

Bu sebeple eğitim şart.

Öğrenciler daha dönem yeni başladı, sınavlara çok var diye düşünebilirler. 40 yılını eğitimci olarak geçirmiş biri olarak 17 milyon gencimize söyleyeceklerim var.

Şunun şurasında hazirana dört ay kaldı, şimdiden kolları sıvayın. 

Sayılı gün tez biter, dört ay dediğin göz açıp kapayıncaya kadar gelir, geçer.

Akıllı insan işine sonunu düşünerek başlar.

Akıllı insan, işlerini önem sırasına göre yapar.

Öğrencinin en önemli işi dersleridir.

Haziran’da karneyi alınca sevinmek isteyen, “ah ulan, vay be, yazık oldu, keşke” gibi faydasız sözlerle dövünmek istemeyen gençlere Başarıya Götüren Yol kitabımı okumalarını tavsiye ederim. 8. ve 12. sınıflara Sınav Stresini Yenme kitabımı öneririm. 

Değerli gençler, şimdiden verimli ders çalışma prensiplerini tekrarlayın ve sizi haziranda karneyi aldığınız veya sınava girdiğiniz zaman sevindirecek bir çalışma programı hazırlayın. Başarıya Götüren Yol’un 84. sayfasında Sınav Stresini Yenme’nin 40. sayfasında benim 50 yıldır uyguladığım örnek bir plan var, bu planı kendinize uyarlayın.

Ders çalışmak, ilim öğrenmektir, beynimizi beslemektir, sevap kazandırır. 

Bedenimiz besinlerle beynimiz bilgilerle beslenir. Normal şartlarda bedenimizi üç öğün yemek yiyerek besliyoruz. Arada meyve, sebze, pasta gibi yiyecekler atıştırıyoruz. Böylece beynimizi nerdeyse dört öğün beslemiş oluyoruz. 

Bedenimiz gibi beynimiz de beslenmeye muhtaç. Beden beslenmesine gösterdiğimiz özeni, beynimizi beslerken de göstermeli, günlük 3-4 saat ders çalışmalıyız. 

Ortaokul ve liseyi yatılı okudum. Okulumuzda günlük 3.5 saatlik etüt vardı. Bu sayede karnemde hiç zayıf görmedim, takdiri kaçırmışsam teşekkür aldım. Elli yıldır bu programla çalışıyorum. 51 kitap yazdım, 52. kitabımı çalışıyorum. 

Eğitim, Rabbimizin bize ihsan ettiği beyin, hafıza, akıl gibi organlarımızı yerli yerinde ve verimli kullanma sanatıdır. 

Göz görme; kulak duyma, ayak yürüme programlıdır. 

Beyin de öğrenme programlı. Okuduğumuz kitaplar, öğrendiğimiz bilgiler beynimizi besler, zekâmızı artırır, düşünme kabiliyetimizi geliştirir.

Beş duyu ile aldığımız her bilgi, nöron denilen beynimizdeki sinir hücreleri tarafından sinaptik bağlantı hâlinde kaydedilir. Bilgisayar dilinde bu bağlantılara dosya denir. 

Allah, hücrelere önemli bilgileri kaydetme melekesi vermiş. Beyin aynı türden bilgileri aynı dosyaya koyar, bilgi geldikçe dosya zenginleşir ve güçlenir. Zeki olmanın yolu bol bilgi öğrenmektir.

Beyin sadece bilgi kaydetmez, öğrendiği bilgileri birbiriyle karşılaştırır, benzer ve zıt tarafları bulur, bilgiyi eleştirir, tartar, eksikleri bulur, yeni bilgiler üretir.

Beyin hücreleri proteinlerden meydana gelir. Et, süt, peynir, tereyağı, yumurta, nohut, mercimek, fasulyede bolca protein vardır ama bu saydığımız yiyeceklerdeki proteinler kitap okumaz, ders dinlemez, bilgiyi kıyaslamaz, üretmez, önemli-önemsiz diye ayırmaz ve bir yere kaydetmez. 

Beynimizdeki nöronlar bu harikulade işleri kusursuz bir şekilde yaparlar.

Peki, fevkalade hüner, maharet ve beceri gerektiren bu işleri yapmayı nasıl öğrenirler?

Bilim adamları,  beyne bakarak akıllı aletler, makineler, arabalar yapmak istiyorlar. Yapılanlar beyinle kıyaslandığında hâlâ çok yetersiz. Hâlbuki her doğan çocuk beyin sahibi ve herkes beynini ömür boyu mükemmel bir şekilde kullanır.

Bu yönüyle beyin tam bir mucize ve Yüce Allah’ın insana en büyük ihsanı.

Beyin bize doğruyu yanlıştan, hakkı batıldan, iyiyi kötüden, güzeli çirkinden ayırmak ve iyi şeyler yapabilmemiz için verilmiş. Muhakeme kabiliyeti bunun için önemli.

Bilgi, iyiyi kötüden ayırmamıza yardım eder. Doğru yanlıştan ayırmak ve doğru işler yapmak için eğitim şart.

Akıllı insan işlerin sonunu düşündüğü gibi hayatın sonunu da düşünür. 

Hayatın sonu ölüm, kabirden sonra yaptığımız iyilikler fazlasıyla yolumuz cennete, kötülükler fazlaysa cehenneme çıkacak. Eğitim bizi cennete götürecek iyi şeyler yapmayı öğretmeli, insanın kâmil ve olgun Müslüman olmasını sağlamalı.

Haziran’da karne almaya dört ay gibi kısa bir zaman kaldığı gibi ölüp de hayat karnesi almaya az bir zaman kaldı. Hayat fani, ölüm ani. Haziran’da iyi bir karne almamızı sağlayacak, öldükten sonra bizi cennete götürecek çalışmalar yapmalıyız dostlar.

Akıllı insan işe sonunu düşünerek başlar.

 

YORUM YAZ