Öğretmen yetiştirme meselesi ve Ak Parti döneminde eğitim

26 Ekim 2017 Perşembe

15 yıldır Ak Parti’nin en az mesafe kat ettiği alan milli eğitim deniyor. 

Doğru değil.

Eğitimde epeyce mesafe alındı, imkânsız sanılan zorluk aşıldı. 

Sıralayayım:

Dün bir okulda öğrencilere eğitim semineri verdim. Bir bayan öğretmen seminer boyunca beni o kadar içten başıyla tasdik etti ki şaşırdım. Seminer bitince yanıma geldi, tebrik etti:

“Hocam, sizin Kader Kapımı Çaldı romanınızı defalarca okumuş, çok beğenmiştim. Sizinle tanışmak da nasipmiş. Konuşmanızda meslek liselerine uygulanan kat sayı haksızlığından bahsettiniz. İmam hatip lisesi mezunuyum. O haksızlığa uğrayanlardan biri de benim. Kat sayı ve başörtüsü yüzünden yıllarca üniversite okuyamadım. Seneler sonra ikisi de kalktı. Önce dışarıdan meslek yüksek okulu okudum, sonra üniversiteyi tamamladım. Yaşım kırkı buldu ancak öğretmen olabildim…”

Meslektaşımın azmini, sabrını ve gayretini tebrik ettim. 

Normal şartlarda bir öğretmen 22-23 yaşlarında sınıfa ayak basabilir. Başörtüsü ve katsayı yasağı Meryem Hanım’a 18 seneye mal olmuş.

Meslektaşım o kadar mütevazı ki 40 yaşında hayal ettiği mesleğe kavuştuğu için Allah’a şükrediyor.

Meslek liselerine uygulanan katsayı haksızlığı tarihe karıştı.

Öğrenci ve öğretmenlere uygulanan başörtüsü yasağı tarih oldu.

Okullarda fişleme dersi olan ve askerî vesayetin keşif kolu milli güvenlik dersi kalktı.

Eyüp İmam Hatip Lisesi’nde görev yaparken defalarca şahit oldum. 1997 yılından itibaren milli güvenlik dersi öğretmenleri öğrenciler için kâbus idi. Başörtülü öğrenci olursa ya sınıfa girmez veya öğrencileri sınıftan atar, öğrenciye sıfır verir ve sınıfta bırakırlardı. Öteki derslerden 80-90 alan başörtülü bir öğrenci milli güvenlikten sıfır alırdı. 

Şubat 2001’de okulun önüne polis konularak başörtülü öğrenciler okula alınmadı. Zamanın İstanbul milli eğitim müdürü Ömer Balıbey, başörtüsü yasağının kaynağı, milli güvenlik dersi öğretmenlerinin tuttuğu raporlardır, demişti.

Bu ülkede kızlar askerlik yapmaz ama milli güvenlik dersi alırdı.

Sınıflara akıllı tahta geldi, okullar teknolojik olarak donanımlı hâle geldi.

28 Şubat sürecinde kapatılan imam hatip ortaokulları yeniden açıldı.

İmam hatip liselerine yapılan üvey evlat muamelesi son buldu, bu okullar yenide öğrenci akınına uğradı.

 Meslek liseleri tematik hâle gelmeye başladı, sanayiye meslek liseleri açılmaya başlandı.

Öğretmenlerin maaşlarında ve özlük haklarında iyileştirmeler yapıldı. 1980’li yıllarda nitelikli öğretmenler özel okullara transfer edilirdi, şimdi özelden devlete geçmek için millet can atıyor.

Meslek liselerindeki staj yapan son sınıf öğrencileri sigortalı yapıldı ve harçlık almaya başladı.

YAPILAMAYANLAR

Sanayicilerin istediği teknik ve ara eleman sıkıntısı giderilemedi.

Üniversitelerdeki yığılmanın önüne geçilemedi.

Merkezi sınavlardan vazgeçilemedi. Okul merkezli eğitim yerine kurs, özel ders, özel okullar rağbet görüyor. Teste dayalı sınavlar hâlâ sürüyor.

PISA, TIMSS gibi uluslararası sınavlarda yeterince başarılı olunamadı.

NİTELİKLİ ÖĞRETMEN YETİŞTİRME 

SİSTEMİ İNŞA EDİLEMEDİ

Eğitimin beyni öğretmedir. Nitelikli öğretmen yetiştirmeden eğitim kalite kazanamaz.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, eğitim ve kültür alanında istedikleri kaliteyi yakalayamadıklarını ifade etti. Haklı. Eğitimde kalite öğretmen ile sağlanır.

Ak Parti nitelikli öğretmen yetiştirmek için sistem geliştirmedi. 

Alanını iyi bilen, iyi anlatan, öğrenciyi seven, iyi eğiten, sahasında dünya ile yarışan, öğrencisini yarıştıran, ahlaklı, manevi değerlere bağlı öğretmen yetiştirme sistemi kurulamadı. 

Eğitim fakültelerine giren herkes öğretmen oluyor.

Öğretmenlik idealizm, fedakârlık ve fevkalâde gayretle taçlandırılırsa öğrencilerimiz dünya ile yarışır hâle gelir. 

Eğitim fakülteleri yeniden ele alınmalı, yarının Türkiye’sini inşa edecek öğretmenleri yetiştirmek için programlar geliştirilmeli. 

İdeal öğretmenin nitelikleri belirlenmeli.

İdealist ve öğrencisine her manada örnek olacak öğretmen yetiştirme programları geliştirilmeli. 

Nitelikli öğretmeni yetiştirecek öğretim görevlileri seçilmeli.

Meslek olarak ve ahlaken örnek olacak öğretmen yetiştirme gayreti başlatılmalı.

Mevcut öğretmenlerin performansları çok yönlü olarak ölçülmeli, verimsiz olanlar hizmet içi kurslarda eğitilmeli, yetersiz olanlar öğretmenlikten alınmalı.

Bin yıl dünyayı büyüleyen İslam medeniyeti “Ben sâdece öğretmen olarak gönderildim” buyuran bir öğretmen ve bir kitap ile başladı. En Sevilen Öğretmen (sav) 23 sene öğretmenlik yaptı, 23 senede zihinleri aydınlattı ve gönüllerde taht kurdu. Milyonları ve kıtaları değiştirdi. Onun öğrencileri, bin yıl süren mükemmel ve insanî bir medeniyet kurdular. Cahil insanlar bilgili, ahlaksız toplum ahlak abidesi hâline geldi. Deve çobanları dünyayı yönettiler, dünyaya ilim ve ahlak öğrettiler. 

Peygamberimizi (sav) model alan eğitimcilere, eğitimde nebevî metotlara ihtiyacımız var.

Beyin Vitamini: Peygamberimizin (sav) eğitim anlayışı ve eğitim metotlarını anlatan Abdulfettah Ebu Gudde’nin “Bir Eğitimci Olarak Hz. Muhammed ve Öğretim Metotları”; 

Prof. Abdullah Özbek’in yazdığı, “Bir Eğitimci Olarak Hz. Muhammed(sav)”; benim kaleme aldığım En Sevilen Öğretmen Hz. Muhammed (sav) ve Eğitim Metotları”, isimli kitapları tavsiye ederim. www.kitapyurdu.com www.binbirhece.com 

 

  • ÖğretmenÖğretmen23 gün önce
    Dışı süslü içi boşalmış bir imam hatip nesli geliyor. Öğrenciyi manen ve madden doldurmak isteyen öğretmenler öğrenci küstürülmemesi adına hiç sayılıp 28 şubat yaşattırılıyor. Ya mobing uygulanıyo ya dagörevlendirilerek cezalandırılıyor. Bu mu gelişme