Meslek liseleri, üniversiteler ve işsizlik

14 Aralık 2017 Perşembe

Bir süredir Kartal’da liselilere sınav stresini şansa çevirme konulu seminerler veriyorum. Meslek liselerinin kendilerine has problemleri var. 4 yıl okula gelen bir gence bir meslek öğretemiyoruz, diyor eğitimciler. Son sene meslek lisesi öğrencileri haftada üç gün uygulamaya, iki gün okula gidiyor. Üç gün yeterli mi diye sordum bir meslektaşıma.

-Yetersiz, aslında son iki yıl uygulama eğitimi verilmesi gerekir.

-Dört yılda çocuğa bir meslek öğretemiyor muyuz?

-Eğitim sistemi yüzünden. Çocuğu okula çağırmasak son iki hatta üç sene uygulamaya gitse öğrenir.

Meslek lisesi mezunları, üniversiteye girişte eskiden alanlarıyla ilgili tercih yaparlarsa ek puan alırdı. Ek puan kaldırıldı. Mesela öğrenci 4 yıl sağlık meslek lisesine gidiyor, hemşire olamıyor. Böyle garabet olur mu?

Hemşire olabilmesi için dört yıllık fakülte bitirmesi gerekir. Bu fakülteleri başka liseden mezun olan da tercih edebilir. Meslek liseli son sene staj yaparken okulda ders gören bir öğrenci ile nasıl yarışabilir?

Sanayi ile işbirliği yapan meslek liselerini de ziyaret ettim. Motor meslek lisesi müdürü, mezunlarının kapışıldığını anlattı, çok sevindim. 

Meslek liselerindeki staj süresi bölümlerine göre iki-üç sene olmalı, dört yıl okula giden bir genç bir mesleği adam akıllı öğrenebilmeli. 

Meslek liselerinde iş bulma imkânı olmayan bölümler kapatılmalı, iş alanlarına göre yeni bölümler açılmalı.

Büyükşehir belediyeleri senelerdir meslek edindirme kursları açıyorlar. Bu durum, meslek liselerinin yetersizliğini gösterir. MEB, büyük şehirlerdeki meslek liselerine belediyelere devretse, meslek eğitim yerelleşse meslek liselerinin iş hayatına öğrenci hazırlama kalitesi artar.

Ezbere bölümler açıp ezber eğitim vermenin ve işsiz mezun etmenin faydası yok, zararı saymakla bitmez.

ÜNİVERSİTELER VE İŞSİZLİK

Meslek liselerini yazdım ama meslek yüksek okulları ve üniversitelerin durumu da pek farklı değil. Onların da iş hayatına göre güncellenmesi, programların gözden geçirilmesi gerekir. Dört yıl üniversite okuyup da işsiz kalmak ne demek?

İstatistikler çok acı söylüyor.

Üniversite mezunu 657 bin işsiz var. Üniversiteli işsizler, eğitimdeki nitelik ve arz talep dengesizliğini ortaya koyuyor.

 MEF Üniversitesi rektör yardımcısı Prof. Dr. Erhan Erkut, üniversitelerle ilgili ciddi eleştirilerde bulunuyor:

“Eskide kalmış ve mezunları aranmayan bölümlerinin hâlâ ayakta kalmasından daha büyük problem, iş dünyasının aradığı yeni bölümlerin açılmaması. Bunun da önünde YÖK’ün stratejik duruşu var. Özyeğin Üniversitesi›nde iken girişimcilik bölümü açmak istediğimde birinci yıl açtırılmadı mesela. ‘Türkiye’de yok’ dendi. ABD’de 400’ün üzerinde girişimcilik programı olduğunu gösterip derdimizi anlatabildikten sonra ikinci yıl açıldı program. Bu sistemin ne kadar küflenmiş olduğunu gösteriyor. Bütün sistem dönüşmeyen bir dünya varsayımı ile kurulmuş ama dünya hızla değişiyor.

19. yüzyıldan kalma üniversite sistemi ile mücadele etmeye çalışıyoruz. “

Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof. Tahsin Yeşildere de üniversitelerde fakülteleri açarken plansızlık ve programsızlık olduğunu söylüyor:

“Türkiye’nin ne kadar hukukçuya, iktisatçıya ihtiyacı var? Bunlar gözetilmeksizin, bir sınıf, bir hoca fakülteler açıldı ve açılmaya devam ediyor. Özelikle fen bilimleri, matematik, fizik gibi önemsediğimiz alanlarda sıkıntılar başladı. Gençler istihdam edilemediği için öğrenciler kayıt yaptırmaz hale geldi. Bu, pozitif bilimlerde gerilemeye neden oldu. Mesela Türkiye’de veteriner fakültesi sayısı 25’i buldu. Bu tüm Avrupa’daki veteriner fakültesi sayısının yarısı. İngiltere’de 5 veteriner fakültesi var.”

Ülkemizde işsizlik oranı % 11 civarında. 

15-25 yaşındaki gençlerde oran %21.

Gençlerin beşte biri işsiz, beşte dördüne iş bulmuşuz da diyebiliriz.  Türkiye üçüncü çeyrekte % 11.1 büyüyerek dünya rekoru kırdı. 

Üniversite mezunu olup da iş bulamayanların oranı oldukça yüksek. İktisat, işletme, ekonomi, uluslararası hatta mühendislik okuyup iş bulamayan gençler var.

Milli Eğitim Bakanlığı ve üniversiteler, meslek odaları, ticaret odaları, TOBB gibi meslek kuruluşları ile bir araya gelmeli. Piyasada hangi iş kollarında istihdam ihtiyacı var, hangi alanlarda eğitimli insan lazım masaya yatırmalılar. Meslek liselerinin, meslek yüksek okullarının ve fakültelerin bölümleri buna göre açılmalı, üniversitelerin kontenjanları buna göre belirlenmeli. 

Okullar gençlerin yeteneklerini geliştirmeli, onları hayata hazırlamalı, gençler diplomalı işsiz olmamalı.  

 

  • Mehmet DenizMehmet Deniz1 ay önce
    Lise ve Meslek yani Meslek Lisesi oldugu surece bu is cozulemeyecektir