THY- Güney Avrupa Haziran

KUDÜS VE CİHAT

27 Temmuz 2017 Perşembe

Kudüs’te Mescid-i Aksa’yı ziyaret edip dönen lise öğrencisi Merve Mahitaboğlu, kitaplarını okuyarak İslami şuur kazandığı hocası Abdullah Yıldız’a dokunaklı ve duygulu bir mektup yazmış. Ürpermeden okumak mümkün değil:

“Hocam, mabedimiz kan ağlıyor. Duymak ve yaşamak arasındaki farkı bellemiş bir kardeşiniz olarak basın açıklaması yaparak, kınayarak, mitingler yapılarak çözülemeyecek bir meseleden bahsediyorum.  Daha fazla bir şey yapın…”

Bir okuyucumun paylaştığı video daha vahim ve daha etkileyici. Terörist İsrail askerleri tam teçhizat giyinmişler, ellerinden otomatik silahlar. İki Filistinli’ye diz çöktürmüşler, tehdit ediyorlar. Filistinlilerden biri yaşlı ve zavallı bir adam, yalvarıyor, yalvarıyor, yalvarıyor... Belli ki karşısındaki taşlaşmış kalpte merhamet uyandırabileceğini zannediyor. 

Derken silah sesleri duyuluyor ve genç Filistinli vuruluyor, yere seriliyor. İhtiyar yalvarmaya devam ediyor. Genç Filistinliye ikinci bir kurşun sıkıyorlar…  Vücut acıyla hopluyor, Filistinli sağa sola dönüyor, yüzüstü uzanıyor. Bir kurşun daha, bir kurşun daha…

İhtiyar yalvarmaya devam ederken otomatik silah patlıyor ve ihtiyar yere seriliyor, yerdeki zavallıya bir kurşun daha, bir daha, bir daha…

Arkadan bir başka silahlı cani geliyor, gence ve ihtiyara defalarca ateş ediyor, sonra yerleri kurşunluyor, tozu dumana katıyor ve film bitiyor…

İnsanlığın bittiği yer, zulmün şaha kalktığı an… Öfke kesiliyorsunuz ve bu zulmü yapanları bir kaşık suda boğasınız geliyor.

Filistin’i işgal eden İsrail, her gün bu zulmü yapıyor.  Sistematik bir şekilde. Filistinlileri evlerinden, yurtlarından kovuyor. 1948’den beri Filistin topraklarında yeni yerleşim yerleri kuruyor; kadın, çocuk, yaşlı, hasta demeden Müslüman kanı döküyor, kan içiyor, kan kusturuyor…

Bir buçuk milyar nüfuslu İslam âlemi ne yapıyor?..

7 milyon Siyonist’in zulmüne neden dur demiyor, karşı çıkmıyor, cihat ilan etmiyor?..

Meselenin bam teli burası. 

Müslümanlar az değil, fakir değil, silahsız değil...

Petro dolarlar ABD ve Batılı bankalarını ihya ediyor. İslam ülkeleri paralarını Batı bankalarından çekseler onlarca banka batar.

Ellerindeki silahlarla İsrail’e yürüseler bir kaşık suda boğarlar…

Lakin…

Müslümanlar birbirlerinin boynunu vuruyor; “Müslümanlar kardeştir” âyetini unuttular.

“Mümin, bir mümin için sırt sırta vermiş bir binanın taşları gibidir; birbirine kuvvet verir” hadis-i şerifini hatırlamıyorlar. 

Hz. Ali’nin şu uyarısını hatırlamıyorlar:

“Haksızlığın önünde eğilmeyiniz çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz.”

Üzerlerinde “vehen” var.

Aziz Peygamberimiz (sav) ahir zamanda Müslümanların dinimizin emirlerini terk etmelerinden dolayı düşmanlarına yenileceğini mucize olarak haber vermiştir:

“İleride ehl-i kitap ve diğer milletler, tıpkı aç kimsenin sofranın başına koştuğu gibi sizin üzerinize üşüşecekler. Üşüşüp ağzınızdaki lokmaları almak isteyeceklerdir.”

Sahabe böyle bir haber karşısında şaşırır ve sorar:

-O gün bizim azlığımızdan mı böyle olacak ey Allah’ın Elçisi(sav)?

-Hayır, bilakis siz o gün fevkalâde çok olacaksınız ama Allah, düşmanlarınızın kalbindeki sizden duyulan korkuyu kaldıracak. Sizin kalbinize vehen koyacak.

-Vehen nedir ey Allah’ın Elçisi (sav)?

-Vehen dünya sevgisi, dünyayı birinci planda ele alma ve ölümden ürkmektir.

Müslümanlar; Amerika, Rusya, İsrail, Fransa, Almanya, İngiltere’den aldıkları silahları birbirlerini katlediyorlar.

Mescid-i Aksa’nın kan ağlaması bundan.

Kudüs’ün kan kusması bundan.

Filistinlileri İsrail askerlerinin hedef tahtası yapmasının sebebi bu.

Er geç Müslümanlarla Siyonist İsrail arasında bir fırtına kopacak, son Siyonist öldürülene kadar… 

Yazlığa gitmiş, kısa şortlarını giymiş, yüzmek için sahil arayan, sahilde gezerken dondurma yalayan kardeşlerimiz dinlesinler…

Keyf zamanı değil, yapılacak çok şey var. Müslüman malını, canını, namusunu, dinini, vatanını savunurken ölürse şehittir. Şehitlik, cennette peygamberlikten sonraki en üst rütbedir. 

Müfredata “cihat” kavramı kondu diye ter ter tepinenler anlamasa da cihat Allah’ın emri ve farz. Hakkı savunmak, zulme dur demek cihattır. 

Müslümanlar, mutlaka Kur’an’ın tarif ettiği nitelikte müminler olacak, önce Ayasofya açılacak, İslam Birliği kurulacak, İsrail zulmü bitene kadar cihat edilecek.

Dağınıklığımız, silahsızlığımız, içimizdeki beyinsizler bizi ümitsizliğe sevk etmemeli.

Çanakkale’de yokluğa, yoksulluğa, imkânsızlıklara rağmen bu millet destan yazdı.

15 Temmuzda eli bayraklı, dili tekbirli siviller, modern silahlara sahip hainleri tepeledi.

Zaferi Allah verir, yeter ki biz O’nun yolunda cihat edelim. 

Biz zaferle değil, seferle mükellefiz. 

 

YORUM YAZ