• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Sıcak saatler yaşanıyor! 'Suudi Arabistan saldırıya geçti

Yemen'de bulunan ve İran'ın desteklediği Husiler'den dikkat çeken bir açıklama geldi. Açıklamada Suudi Arabistan'ın son 48 saatte ülkeye 129 hava saldırısı düzenlediğini öne sürdü.

4 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Hakk

Allah diyen müslümanım diyen hangi mezhep sahibi olursa olsun, birbiriz ile savaşacağınıza, zalim İtrail köpeği orada müslüman çocuklara saldırıyor, Tüm dünyadaki siyonist İslam müslüman düşmanlarını yok edin, sonra yine kaçan yok birbiriniz ile güreş yapın ama zarar vermeyin
  • 1 Ay Önce

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Ortadoğu’da Derinleşen Güç Savaşları: Yemen Çatışması ve Küresel Stratejilerin Gölgesi! Ortadoğu coğrafyası, jeopolitik konumu, enerji kaynakları ve barındırdığı köklü tarihi dinamikler nedeniyle yüzyıllardır küresel ve bölgesel güç mücadelelerinin merkez üssü konumundadır. Son dönemde Suudi Arabistan’ın Yemen’deki İran destekli Husilere yönelik askeri operasyonlarını yoğunlaştırması ve taraflardan gelen karşılıklı açıklamalar, bölgedeki istikrarsızlığın ne denli kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Yemen’de yaşanan bu askeri hareketlilik, yalnızca iki komşu ülke arasındaki sınır güvenliği meselesi olmaktan çok daha derin, çok katmanlı bir güç denklemini içinde barındırmaktadır. Uluslararası ilişkiler teorileri ve stratejik analizler çerçevesinden bakıldığında, Yemen’deki kriz temelde iki ana eksen üzerinden okunmaktadır. Bu eksenlerden ilki, Suudi Arabistan ile İran arasında uzun yıllardır devam eden bölgesel liderlik ve nüfuz mücadelesidir. Vekalet savaşları (proxy wars) olarak adlandırılan bu stratejide, taraflar doğrudan karşı karşıya gelmek yerine bölgesel aktörler üzerinden güç devşirmeye çalışmaktadır. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon, kendi güney sınırında İran destekli bir yapının kalıcı hale gelmesini doğrudan bir ulusal güvenlik tehdidi olarak algılarken; Husiler ise meşru müdafaa ve egemenlik haklarını koruduklarını savunmaktadır. Bu durum, bölge ülkelerinin kendi iç dinamikleri ve güvenlik kaygılarıyla hareket ettiği yerel bir mücadele olarak değerlendirilmektedir. Diğer taraftan, bölgedeki birçok siyasi analist ve kamuoyu, yaşanan bu iç çatışmaların çok daha büyük ve küresel bir planın parçası olduğunu ileri sürmektedir. Bu yaklaşıma göre, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail gibi aktörlerin bölgeye yönelik stratejik hamleleri, İslam dünyasındaki mevcut mezhepsel, etnik ve siyasi fay hatlarını derinleştirmeyi amaçlamaktadır. "Böl, parçala ve yönet" doktrininin bir yansıması olarak görülen bu politikalarla, Müslüman coğrafyasındaki aktörlerin enerjilerini birbirleriyle savaşarak tüketmesi hedeflenmektedir. Bu perspektifi savunanlar, bölgedeki kaos ve otorite boşluklarının, ideolojik bir hedef olan "Arz-ı Mevud" (Vaadedilmiş Topraklar) gibi genişlemeci projelerin ya da küresel enerji yollarının kontrolü gibi jeopolitik amaçların hayata geçirilmesini kolaylaştırdığını vurgulamaktadır. Zayıflayan, iç savaşa sürüklenen ve ekonomik olarak çöken bölge devletlerinin, küresel müdahalelere karşı direnç gösteremeyeceği tezi bu düşüncenin temelini oluşturmaktadır. Sonuç olarak, Yemen’de patlak veren ve bölgesel yangını körükleyen askeri gerilimler, tek bir nedene indirgenemeyecek kadar karmaşıktır. Bölge içi güçlerin liderlik ihtirasları ve güvenlik kaygıları, küresel aktörlerin uzun vadeli jeopolitik ve ideolojik ajandalarıyla kesiştiğinde ortaya kalıcı bir istikrarsızlık tablosu çıkmaktadır. Ortadoğu’nun bu kısır döngüden kurtulabilmesi, bölge ülkelerinin dış müdahalelere zemin hazırlayan iç çatışmaları sonlandırarak, ortak bir güvenlik ve iş birliği mimarisi inşa edebilme iradesine bağlı görünmektedir. Aksi takdirde, tüketilen bölgesel enerji ve kaynaklar, coğrafyanın geleceğini küresel güçlerin stratejik tasarımlarına teslim etmeye devam edecektir.
  • 1 Ay Önce

Vatandaş

Husuler misiler de nedir yaw
  • 1 Ay Önce

Yakında mekke anlaşması diye bizi husilerle savaşa sokacaklar

Mekke anlaşması abd ve siyonistlerin bir oyunu idi zaten ..Sünni bir blok oluşturmak istiyorlar şiilere karşı..birinci hedef husiler ikinci hedef iran...
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23