• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

İsrail, Kudüs’ün simge kapısının adını tabeladan kaldırdı

İsrail makamları, işgal altındaki Doğu Kudüs’te bulunan tarihî Şam Kapısı’nı gösteren tabelayı indirerek yerine “Antik Kapı” yazılı tabela yerleştirdi. Kudüs Valiliği, uygulamayı kentin Arap, İslam ve Hıristiyan kimliğini değiştirmeye yönelik politikanın parçası olarak değerlendirdi.

2 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Mesut Sarp

Bizde seyrediyoz. neden şiddetle kınamadık ki...
  • 1 Saat Önce

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

TABELALARI SÖKMEK TARİHÎ DEĞİŞTİREMEZ Kudüs’te Kültürel Suikast ve Köksüzlük Kriziİşgalci zihniyet, Doğu Kudüs’ün simge yapılarından tarihi Şam Kapısı’nın adını tabelalardan söküp yerine utanmazca "Antik Kapı" yazarak neyi gizleyebileceğini sanmaktadır? Bu hamle, alelade bir bürokratik karar ya da masum bir belediyecilik faaliyeti kesinlikle değildir. Karşımızdaki tablo; sömürgeci bir barbarlığın, bir şehrin ruhunu, tarihini ve asırlık Arap-İslam kimliğini yapay bir mühendislikle yeryüzünden silme amacını taşıyan açık bir kültürel suikasttır. Bu pervasızlık, hakikat karşısında duyulan o kronik köksüzlük kompleksinin ve derin meşruiyet krizinin en çiğ, en zavallı dışavurumudur.Kudüs Valiliği’nin de haklı isyanıyla altını çizdiği gibi, kentin İslami ve Hristiyan kimliğini hedef alan bu sistematik hafıza kırımı, tarih hırsızlığından başka bir şey değildir. Şam Kapısı (Bab el-Amud), sadece taştan ibaret kuru bir mimari yapı değil; Filistin halkının direnişinin, toplumsal hafızasının ve Osmanlı’dan bugüne uzanan asırlık İslam mirasının kalbidir. O kapının adını unutturmaya yeltenmek, o kapının nöbetini tutan medeniyeti yok sayma hadsizliğidir. Ancak unuttukları bir şey var: Levhaları değiştirmek, hakikati tahrif etmeye yetmez. Şehirlerin ruhu, işgalcilerin çaktığı uydurma sac tabelalarla değil, o sokakları kanıyla, canıyla, duasıyla yoğuran insanların bilinciyle yaşar.Bu toprakların asıl sahiplerinin izlerini silmek için her türlü mukaddesata saldıran, taşları dahi tehdit olarak gören bu despotik öfke, aslında kendi sonunu hızlandıran bir acziyetin ilanıdır. Atalarımızın tecrübesiyle sabittir ki; zulmün ve saldırganlığın dozunu bu derece fütursuzca artıranlar, aslında kendi çöküşlerinin ve ecellerinin yaklaştığını en çok kendileri sezenlerdir. Kendine ait olmayanı gasp edenlerin korkusu o kadar büyüktür ki, levhadaki bir isim bile bu işgal çarkını titretmeye yetmektedir.Sonuç ne olursa olsun, insanlığın ve adaletin duvarı bu zorbalıktan daha katıdır. Kudüs’ün kapıları, üzerine hangi yapay ve sahte tabelalar asılırsa asılsın, kendi öz adıyla, kendi asil tarihiyle ve Müslüman kimliğiyle anılmaya devam edecektir. Kudüs’ün tarihini tabelalar değil, kanıyla ve inancıyla o sokaklara mührünü vuranlar yazar.
  • 1 Saat Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23