• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

İsrail Müslüman esirler için infaz tesisi kuruyor!

İsrail rejimi, sözde meclisten geçirdiği idam yasasının ardından infazlar için hususi koğuş ve tesis inşasına başladı. Siyonist çetenin sözde Milli Güvenlik Bakanı ırkçı Itamar Ben-Gvir, inşa edilecek vahşet merkezinde infazların canlı seyredileceği hususi localar bulunacağını ilan etti. Vaşington destekli işgal rejiminin adımı, Filistinli mazlumlara karşı yürütülen organize devlet terörünün yeni bir safhaya geçtiğini açıkça gösteriyor.

3 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Hakan TAŞÇI

UYUTULAN DEVŞİRİLEN Yahudinin kuklaları kullanışlı aparatı maşası EVANJELİSTLER Cehennem SİZLERİ bekliyor Yahudiler tarafından Cennetle kandırılıyorsunuz ama Cehennem sürekli yeriniz olacak çünkü bu dünyada Mazlumları Yahudiler adına öldürüyorsunuz katlediyorsunuz yazıklar olsun sizlere önce PAPALAR vasıtasıyla Müslüman diyarlarına HAÇLI saldırılar düzenleyip Cennet vaat ediliyordu Şimdi ise Yahudi'nin vaazı ile kitabıyla hareket edip Mazlumları katlediyorsunuz işgallere destek veriyorsunuz .. Cehennem sürekli yeriniz olacak Yahudi'nin maşaları kuklaları EVANJELİSTLER . SİYONİSTLER MASONLAR TÜM YAHUDİ KUKLALARI.DEVŞİRİLMİŞ SATIN ALINMIŞLAR.
  • 2 Ay Önce

Necdet

İslam alemi ne bekliyorsunuz.
  • 2 Ay Önce

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

İnsanlığın Son Sığınağı Da Yıkılırken: Sırada Kim Var? Bugün modern dünya, adaletin rengine ve inancına göre eğilip büküldüğü, insan hayatının birer istatistikten ibaret sayıldığı karanlık bir çağın kapısını aralıyor. İsrail rejiminin, sözde yasaların arkasına sığınarak Müslüman esirler için özel infaz tesisleri ve ölüm koğuşları inşa etmeye başlaması, sadece bir grubun değil, yeryüzündeki tüm insanlığın yaşam hakkına yöneltilmiş açık bir tehdittir. Kurulan o darağaçları, beton dökülen o infaz odaları aslında tek bir amaca hizmet ediyor: İnsanın insana duyduğu son saygı kırıntısını da yok etmek.Şimdi bir anlığına durun ve düşünün. Kendinizi o soğuk, gri beton duvarların arasında hayal edin. Suçunuzun ne olduğu, adil bir mahkemede yargılanıp yargılanmadığınız önemsiz. Sadece kimliğiniz, inancınız ya da doğduğunuz topraklar yüzünden, bir devlet mekanizmasının sizin için özel olarak tasarladığı bir "ölüm fabrikasında" sıranızı bekliyorsunuz. Tepenizde yanan çiğ ışık, koridordan gelen postal sesleri ve az sonra hayatınızı elinizden alacak olan o soğuk mekanizma… Bu korkunç senaryo, sadece uzak bir coğrafyadaki esirlerin değil, gücü eline geçiren her zorbanın bir gün sizin kapınızı çaldığında yaşatabileceği gerçektir. Bugün ses çıkarmadığınız o hücre, yarın sizin ya da sevdiklerinizin etrafını saracak olan devasa bir hapishanenin ilk tuğlasıdır.Esirlerin hayatını sistematik bir şekilde sonlandırmak için tesisler kurmak, devlet ciddiyetiyle değil, ancak barbarca bir intikam güdüsüyle açıklanabilir. Hukuk, insanı yaşatmak ve adaleti sağlamak için vardır; endüstriyel ölçekte cinayet işlemek için alanlar tasarlamak için değil. Bu canilik karşısında sessiz kalan, kafasını çeviren veya "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" diyen her birey, bu ölüm odalarının harcına bir kova su taşımış demektir. Çünkü adalet bir kez çöktüğünde, o enkazın altında kimin kalacağını asla tahmin edemezsiniz. Bugün Müslüman esirler için kurulan o infaz tesisleri, aslında tüm insanlığın vicdanının gömüleceği birer mezarlıktır.
  • 2 Ay Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23