• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

İstanbul’daki depremler sonrası Üşümezsoy’dan dikkat çeken açıklama!

İstanbul’daki depremler sonrası Üşümezsoy’dan dikkat çeken açıklama!

2 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Davut

Hanı adalar fayı aktif degıldı usumezsoy sımdıde bahane bulup yok yan kolu oydu buydu kıme ınanacagımızı sasırdık
  • 2 Ay Önce

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

DEPREM UZMANLARININ BİLİMSEL OLMAYAN DEPREM TAHMİNLERİ! Marmara Denizi’ndeki Mikro Depremler ve Deprem Kestirim Çalışmalarında Bilimsel Sınırlar Marmara Denizi’nde, özellikle Büyükada açıklarında meydana gelen küçük ölçekli depremler, kamuoyunda büyük İstanbul depremine yönelik endişeleri ve tartışmaları yeniden canlandırmaktadır. Bu tür mikro sarsıntıların ardından uzmanlar tarafından yapılan farklı açıklamalar, toplumda jeoloji bilimine karşı bir güven kırılmasına ve belirsizliğin yarattığı bir bıkkınlığa yol açabilmektedir. Yerin kilometrelerce altındaki hareketlerin net bir zaman dilimi verilerek öngörülememesi, bilimsel tahminlerin doğruluğunun sorgulanmasına neden olmaktadır. Sismoloji bilimi, tıp veya mühendislik gibi doğrudan gözlemlenebilir alanlardan farklı bir işleyişe sahiptir. Günümüz teknolojisi, yer kabuğunun 8-10 kilometre altındaki kırılma süreçlerini doğrudan ve anlık olarak görüntüleyebilecek bir imkana henüz sahip değildir. Bilim insanları, bu derinliklerdeki hareketleri ancak yeryüzüne yerleştirilen sismograf cihazları, GPS istasyonları aracılığıyla ölçülen milimetrik kaymalar ve gaz çıkışları gibi dolaylı verileri analiz ederek anlamaya çalışmaktadır. Dolayısıyla yapılan değerlendirmeler birer kesin tahminden ziyade, fay hatlarında biriken enerji miktarına ve geçmiş deprem tekrarlama periyotlarına dayanan istatistiksel olasılık hesaplarıdır. Halk arasında yüzyıllardır gözlemlenen ve hayvanların deprem öncesindeki sıra dışı davranışlarına dayanan yaklaşımlar, sismik dalgaların fiziksel özellikleriyle açıklanabilmektedir. Deprem anında yeryüzüne ilk ulaşan ve yıkıcı olmayan primer (P) dalgalarını, bazı hayvan türleri insanlardan çok daha önce algılayarak tepki gösterebilmektedir. Ancak bu durum depremi günler veya saatler öncesinden bilmek anlamına gelmemekte, saniyelerle sınırlı bir erken algılama kabiliyetini ifade etmektedir. Modern sismoloji de bu P dalgalarını temel alarak, yıkıcı olan sekonder (S) dalgalar ulaşmadan önceki birkaç saniyelik süreçte devreye giren erken uyarı sistemlerini geliştirmiştir. Sonuç olarak, depremlerin tam olarak hangi gün ve saatte gerçekleşeceğini önceden bildiren bir teknolojinin bulunmaması, sismoloji biliminin ürettiği verileri geçersiz kılmamaktadır. Yer bilimlerinin temel amacı, kaçınılmaz olan doğa olaylarının zamanını bir kehanet gibi fısıldamak değil; riskli bölgeleri, fayların enerji kapasitelerini ve zemin yapılarını ortaya koyarak güvenli yaşam alanlarının inşa edilmesine rehberlik etmektir. Belirsizliğin yarattığı kaygıyı yönetmenin en bilimsel yolu, tahminlerin kesinliğine odaklanmak yerine, yapısal riskleri azaltacak somut hazırlıklara hız kazandırmaktır.
  • 2 Ay Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23