• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu
TÜM YAZILARI

“İşte Osmanlı kızının son hali!”

02 Eylül 2017
A


Yavuz Bahadıroğlu İletişim: [email protected]

Bu olay, Avrupa medyasında günlerce manşetlerde kalıyor, “Osmanlı kızının son hali” notu eşliğinde, Avrupa gazeteleri Keriman Halis’in mayolu posterlerini dağıtıyor ve “Müslüman bir Türk kızının, kendini Avrupalılara beğendirmek için, Belçika’ya devlet imkânlarıyla gönderilmiş olmasını, Türk modernleşme hareketinin doruk noktası” olarak değerlendiren makaleler yayınlanıyor. Hattâ bazı iddiaların Japonya’ya bile ulaştığı ve “Keriman Halis Olayı” adı altında, okullarda ders olarak okutulduğu iddiaları dahi dillendiriliyor.

Ne var ki, Keriman Halis Ece, ağzını açıp iddialar konusunda tek kelime etmeyecek, tüm soruları susarak geçiştirecektir (tuhaf bir tesadüf: Bir şekilde Atatürk’ün hayatına giren kadınlar da hayatları boyunca hep susmuşlar, öldükten sonra ise notlarına el konulmuş çift anahtarlı çelik kasalara kilitlenip saklanmıştır).

Yarışmanın ardından Türkiye’ye dönen Keriman Halis, Sirkeci Garı’nda devletin organize ettiği bir kalabalık tarafından, “zafer kazanmış komutan gibi” karşılanıyor. O kadar önemseniyor ki, açlık, yokluk, kıtlık ve salgın hastalıklar içinde kıvranan Türkiye’nin tüm büyük sorunları bir çırpıda kenara atılıyor. 

Atatürk bile sonuçtan fevkalade memnundur. 03 Ağustos günü Cumhuriyet Gazetesi’ne verdiği özel demecinde mutluluğunu ifade ediyor:

“Türk ırkının necip güzelliğinin daima mahfuz olduğunu gösteren dünya hakemlerinin bu Türk çocuğu üzerindeki hükümlerinden memnunuz. Fakat Keriman Ece, hepimiz işittiğimiz gibi söylemiştir ki, o, bütün Türk kızlarının en güzeli olduğu iddiasında değildir. 

Bu güzel Türk kızımız, ırkının kendi mevcudiyetinde tabii olarak tecelli ettirdiği güzelliğini dünyaya, dünya hakemlerinin tasdikiyle tanıttırmış olmakla elbette kendini memnun ve bahtiyar addetmekte haklıdır. 

Cumhuriyet Gazetesi bu meselede Türk ırkının diğer dünya milletleri içinde mümtaz olan asil güzelliğini göstermek teşebbüsünü takip etmiş ve bunu dünya nazarında muvaffakiyetle intaç eylemiştir. Arzusunu da ilave edeyim ki, Türk ırkının dünyanın en güzel ırkı olduğunu tarihi olarak bildiğim için, Türk kızlarından birinin Dünya Güzeli intihap edilmiş olmasını çok tabii buldum.”

Bu hızla 1933 yılında bir “Güzellik Müsabakası” daha tertipleniyor. Ancak işin içine bazı “hinlikler” ve “cinlikler” girmiştir. Şike söylentileri çıkıyor. Yarışmanın birincisi Nazire Hanım,  bu söylentiler yüzünden birinciliğinin tadını çıkaramıyor. CHP milletvekili Aka Gündüz, yazdığı yazıda, yarışmaların yasaklanmasını istiyor:

“Güzellik müsabakaları men edilecek. Bu gibi müsabakalar Monmarter kabarelerinde oluyor. Temiz Türkiye buna müsait değildir. Artık müsabakaların yapılmaması için bir kanun layihası teklif edeceğim.” 

“Daha önceleri nerelerdeydiniz?” diye kimse sormuyor. Devir “sus-pus” devridir ne de olsa, talimatla başlayan iş, talimatla bitiyor.

1950’ye kadar bir daha yarışma yapılmıyor. Çünkü zaten gereksizdir. Toplum istenen “kıvam”a gelmiş, açılıp saçılmış, aile topallamaya başlamış, ne de olsa aile efradımıza “Avrupa virüsü” bulaşmıştır. Bundan sonra her şey süreç içinde tamamlanıyor: Magazin yayınlarıyla başlayıp, “Güzel Bacak Müsabakası” ve  “Güzellik Yarışmaları” ve sinema filmleriyle devam eden “açılıp-saçılma” süreci, zaman içinde “ar damarı”nı çatlatıyor…

O kadar ki, zaman içinde kapalı kızlar bile evlilik programlarında arz-ı endam ediyor. Görücüye çıkmaya utanan ninelerin torunları eşlerini ekranlarda arıyor. “BBG Evleri”, “Gardrop Savaşları” ve “Moda Yarışları” aile mahremiyetini zir u zeber ediyor.

Dindar aileler bile bozulmadan nasibini alıyor. Beş yıldızlı “İslâmî tatil köyleri”,  beş yıldızlı “İslâmî oteller”, “İslâmî kuaförler”, “İslâmî güzellik merkezleri”, “İslâmi moda dergileri”, “İslâmi defileler”, “botokslar-detokslar” (bunlarda mı İslâmi acaba?) derken, “fani dünya”da keyfetmenin şekli “tesettür mayo” icadına kadar geliyor…

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23