--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bir örnek siyasetçi: Binali YILDIRIM

Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
19

Son dönem çeşitli vesilelerle yaşadıklarımızı düşününce; Başkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’ı yalnız bırakmayan, ahde vefalı, sadakatli, hiçbir menfaat için arkadaşlarını satmayan, basitliklere tenezzül etmeyen ilk isim hatırıma gelir. ‘Böyleleri de var’ dedirten örnek bir siyasetçi: Binali YILDIRIM. 

Bugüne kadar kendisine ne görev verildi ise layıkıyla yerine getirdi.  

Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yola çıktığı arkadaşlarından bugün yanında kimler var? Maalesef birçokları onu yarı yolda bıraktı. Kimileri parti kurdu, kimileri CHP’den milletvekili oldu. Kimilerinin de kulağı ‘Cumhurbaşkanı yaparlar mı?’ diye gelecek müjdeli(!) haberler bekledi.   

Bu yol arkadaşları içinde Erdoğan’ı hiçbir zaman yalnız bırakmayan nerede bir vazife verilmişse bihakkın yapmış bir arkadaşı, diğerlerinden ayrılıyor: Binali YILDIRIM. 

Mâzi-hal-istikbal istikâmetini unutmayan, ‘Anadolu çocuğu’ olmanın temsilciliğini her halükârda gösteren, mütevazı, samimi bir siyasetçi. Örneği az bulunanlardan.  

Şöhreti, parayı, imkanı kaldıramayan bir sosyal yapı her tarafa yansıyor. Futboldan siyasete, sağlıktan eğitime varıncaya kadar. Her tarafımız dökülüyor. İdeal, mefkûre, uğruna mücadele edeceği değerler, icabında öleceği mukaddesleri bilen siyasetçiler azın azı. Binali Yıldırım’ın da bu az’lardan olduğunu rahatça söyleyebilirim. Yaptıkları hizmetleri liste halinde yazsam sütunum dolar. Belediye başkan adaylıklarına itiraz etmedi, seçilemeyince de küsmedi. Tam bir ‘hizmet eri’ anlayışıyla hareket etti. Dâvâ adamı olarak oturduğu koltuğun hakkını vermek için canla başla mücadele etti. Kendisini seçmeyip, şovmenlere oy veren halkına da küsmedi/küstürmedi. Yılmadı/yıldırmadı, kırmadı/kırılmadı. En küçük bir sitemde de bulunmadı.  

1994’ten 2020’ye tam 26 yıl. Bırakıp gitmedi. Sadakat, vefa, ehliyet, liyakat… Bütün bunların marka ismi. Tam bir ‘Anadolu Çocuğu’. Recep Tayyip ERDOĞAN’a Binali YILDIRIM ve eşi Semiha Hanıma yapılanları, şovmeni başımıza getirenleri, ihanet içinde bulunanları, ‘şer ittifakı’ ve devletimize, milletimize düşman olanların emrine girenleri, menfaat ve egoizmin esiri olanları, mü’min özelliklerini unutanları görünce de karışık duygular içinde biraz da buruklukla yazımı yazarken bugünlerde okumakta olduğum siyerden Peygamberimizin çok önem verip, önemli vazifeler verdiği sahabelerden Hz. Muaz bin Cebel hatırıma geldi. O bilgiyi nakletmek istiyorum:

Peygamberimiz Muaz Bin Cebel’i Yemen’e idari bir görev (vali, vs.) için hazırladı. Muaz yola çıkmak üzere mescidin kapısında beklemeye başladı. Peygamberimiz çıktı, onun elini tuttu. Beraber yürüdü ve şöyle dedi: 

 “Ey Muaz! Sana kardeşlerine müşfik davranmanı, Allah’tan korkmanı tavsiye ederim. Doğru sözlü olmanı, ahde vefa göstermeni, emaneti sahibine vermeni, hıyaneti terk etmeni, yetime merhametli olmanı, öfkeni yenmeni, sözünü yumuşatmanı, yeminini yerine getirmeni, Kur’an üzerinde düşünmeni, hesap gününden korkmanı, dünya arzusunu kısaltmanı, ameli güzelleştirmeni tavsiye ederim.”

Bu hadis-i şerifte ister yönetici ister yönetilen olsun, iyi bir Müslüman olmanın şartları sayılmıştır adeta.

Kısaltarak bir tavsiyesini de nakledeyim:

“Ey Muaz! Adaletinle, yumuşaklığınla, affediciliğinle, güzel ahlâkınla, yaşayışını güzelleştir. Çünkü insanlar hep sana bakacaklar ve sana Allah Resulünün seçkini diyecekler…” Bu emir genel anlamda Müslümanların hep kendilerine diğer insanların baktığını, ona göre bir bağ kurduğunu, bilgiyi ve eylemi (icraatı) ona göre kıymetli saydığını ifade etmiştir.  

Siyasilerin (nefsi düşünmeden, particilik yapmadan, hak ve hakikatten yana olarak) iki temel vazifesi vardır: Biri fert veya topluma zarar verecek unsurlara geçit vermemek, diğeri bu iki yapının huzuru ve kuvvetlenmesi için doğru tavır ve amellere imkan tanımak/hazırlamak. Alacağımız kararlar ve yapacağımız işlerde bu iki temel süreci bu istikâmette sürdürmek; önemli ve uyulması gereken ölçülerdir. Kimden gelirse gelsin topluma zarar veren her eyleme karşı çıkmak ve yine doğru kimden gelirse gelsin destek vermek toplum bünyesinin sağlığı, bireylerin mutluluğu için esas anlayışı oluşturur. 

Bütün mü’min kardeşlerimin dikkatine sunuyorum.  

Muaz hareket etti. Resulüllah yaya olarak Muaz’ın bineğinin yanına yürüdü. Muaz:  

‘Ey Allah’ın Resulü! Bana çok ağır bir sorumluluk yükledin. Beni sorumlu tuttuğun bu işi başarmam için Allah’a dua et’ diyerek veda etti.  

Resulüllah ve arkadaşları Medine’ye döndü. Peygamber Efendimiz onu uğurlarken şöyle dua ediyordu.  

“Önünden ve arkandan, sağından ve solundan, üstünden ve altından, Allah seni korusun. İnsanların ve cinlerin şerrinden seni uzak tutsun.” 

Binali Yıldırım Bey’in mazisini ve bugününü düşündüğümde bu hadislerin verdiği mesaja uygun yaşamaya çalıştığını ve böylece ‘örnek siyasetçi’ olduğunu söyleyebilirim.  İnsanımızın güvenini sağlamış, ümitsizliğe ve karamsarlığa kapıldığında hep ümit ışığı saçmıştır. Ben de bu değerli kardeşime Peygamberimizin duasını yapıyorum. Şu ilave ile: 

Rabbim sıhhat âfiyet içinde nice nice hizmetlerine devam edeceği günleri nasip etsin. Onu millete, ümmete bağışlasın.

 

Yaşar Değirmenci Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle