• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Vehbi Kara
Vehbi Kara
TÜM YAZILARI

Sabetay tarikatı ve FETÖ yapılanması

24 Ocak 2022
A


Vehbi Kara İletişim: [email protected]

Türkiye’de din ve vicdan özgürlüğü anayasa teminatı altında olduğu halde çeşitli inanç sahiplerinin faaliyetlerini sürdürmek için gerekli olan mekânlar kurması ve yaşatması yasaklanmıştır. 30 Kasım 1925’te kabul edilen bir yasayla tekke, zaviye ve türbeler kapatılmış çeşitli unvanlar kaldırılmıştır.

Ne gariptir ki; 500 yıl boyunca atamız Osmanlı’nın hüküm sürdüğü Balkan topraklarında Hıristiyanlık dini çoğunlukta olduğu halde Müslümanlara ait medrese ve tekkeler açık olup faaliyetlerini sürdürmektedir. Nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olan memleketimizde ise bu tarikatların resmi olarak faaliyet göstermeleri hâlâ yasaktır. Bir kısım medya mensupları ise Müslümanlara hakaret edip çamur atmak için tarikatları malzeme yapmaktan çekinmemektedir.

Bu çirkin durum Yahudi ritüellerini kabala yorumu ile yaşatan Sabetay tarikatına mensup kişileri ise çok fazla etkilememektedir. Çünkü bu tarikat; kurucusu Sabetay Sevi’nin Müslüman görünümlü gizli Yahudi kimliğinin sürdürülmesi açısından oldukça faydalı da olmuştur. Bu sayede sinsice sızmış oldukları devlet kurumlarında ele geçirdikleri makamları korumayı bilmişlerdir.

Özellikle Mason localarında aktif olarak faaliyetlerini sürdüren Sabetaycılar, Türkiye’de hariciye teşkilatı, üniversiteler, silahlı kuvvetler, sanat camiası, maliye ve bankacılık gibi alanlarda hâlâ çok güçlüdürler. Bununla birlikte Sevi’nin ölümü ile birlikte kendi aralarındaki ayrılıklar sonucunda üç parçaya bölünmek zorunda kalmışlardır.

Yakubiler, Karakaşiler ve Kapancılar olarak anılan bu üç grup arasında kanlı bıçaklı büyük kavgalar olmuştur. Müslümanlardan kız alıp vermedikleri gibi kendi gruplarından başkası ile evliliğe müsaade etmedikleri için Müslüman toplum içinde yavaş yavaş erimiş olsalar da imdatlarına Fetullah Gülen gibi sinsi birisi yetişmiştir.

Ne ilginçtir ki; Sabetay Tarikatı gibi Fetullah Gülen örgütünün de kuruluş merkezi İzmir şehrimizdir. İlk olarak İzmir’de Kestanepazarı Camii’nde kurulan FETÖ; İzmir’de tanınmıştır. “Bu kişide bulunan kabiliyetler sayesinde Müslümanları aldatabiliriz” denilerek Sabetay tarikatına son kez büyük bir güç verilmiştir. Nitekim 15 Temmuz 2016 darbesine kadar uzanacak dehşetli faaliyetlerin bir kısmı bu merkezde yürütülmüştür.

FETÖ’nün teşkilatlanmaya başladığı Kestanepazarı’ndaki sokak aynı zamanda Sabetay Sevi’nin yaşadığı sokaktır. Fetullah Gülen’in özel olarak atandığı Kestanepazarı Camii, Sabetay Sevi’nin yaşadığı sokağın başında ve evine bakan bir mevkide bulunuyordu.

Harap haldeki bu caminin yeniden yapılış tarihi Sabetay tarikatının başlangıç yılları ile çok yakından alakalıdır. Çünkü Sabetay Sevi, 1666’da canını kurtarmak için Müslüman olmuş ve kendisini gizlemek adına bir sene sonra evinin sokağının başına bu caminin yapılması ve gizlenmesi sağlanmıştır.

Sabetay Tarikatı, Osmanlı zaptiyeleri tarafından sürekli takip edildiği için Osmanlıya Müslüman olduklarına inandırmak maksadı ile bu camiye gelip gitmeye başlamışlardı. Sevi’nin ölümünden sonra da taraftarları Kestanepazarı Camii’ne gitmeye devam ettikleri için Kestanepazarı Camii, Sabetay tarikatı tarafından kutsal kabul edilen bir mekân olarak bilinmektedir.

İşte Kestanepazarı Camii, sadece Sabetaycılar için değil, ilk merkez olması açısından FETÖ’cüler için de kutsaldır. Gülen, Sabetay Tarikatı tarafından kısa sürede fahri vaiz yapılıp ardından da jet hızıyla Sabetaycıların kutsalı olan Kestanepazarı Camii’ne atanmıştı ve fitne faaliyetlerine buradan başlamıştı.

Gülen, Kestanepazarı Camii’ne atandığında caminin bahçesindeki bir barakada kalıyor ve Mesihlik iddiasında da Sabetay Sevi’yi takip ediyordu. Hatta kendisine “İsa” yakıştırması da yapılmış çok tepki görünce “Mehdi” olduğu şayiasını yaymıştır. 

Öyle ki; FETÖ mensuplarının çoğunluğu bu yalana hâlâ inanmaktadır. Hapishanelerde kaldıkları ve suçları kameralarla teşhis edildiği halde hâlâ Mehdi’nin kendisini kurtaracağına inanan çok sayıda FETÖ mensubu bulunmaktadır.

Örgüt mensuplarının iyice araştırılıp derinine inildiğinde aslında Sabetay tarikatının bir parçası olduğu ve yasaklardan güç aldığı ortaya çıkacaktır. Zira gizliliği en önemli araç olarak benimsemişlerdir. “Amaca ulaşmak için her yol mubahtır” düşüncesi Sabetaycılarla aynıdır. 

FETÖ yurt içinde hem de yurt dışında maddi ve manevi olarak Sabetay Tarikatından etkilenmiş hatta birçok yöntemi benimsemiştir. ABD’nin Türkiye gibi önemli bir ülkeyi karşısına almasının hatta onca baskıya rağmen neden hâlâ Gülen’i korumasının sebebi; Sabetay Tarikatı ile ilişkisinden olsa gerektir, vesselam…

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Erzurumlu

Feto İslam düşmanı bir Yahudidir. Muslumanlar arasında fitne ve nifak çıkarmıştır. Sabetay Sevi ise Yahudiler arasında fitne çıkarmıştır. Yahudiler Sabetayciligi reddeder hatta İsrail e sokmazlar

Mehmet

Boşver onu bunu.Devlet derinler tarafından yönetilir.Adina kontrgerilla gladyo ergenekon ne dersen de.Icinde israil ile ilişkili olanlar yer alır.Zapsular gibi.Ne oldu ergenekon yani darbecileri feto temizledi ve işi bittiğinde avrasyacilar onları temizledi ve rusya istihbaratı ile avrasyacilar şimdi devleti yonetiyor.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23