--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Türkiye Lozan ile bağımsız olmadı

Sabri Şahsuvar
Sabri Şahsuvar
25

 

Lozan Antlaşması 23 Temmuz 1923’te, bundan tam 100 yıl önce imzalandı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş aşamasında yapılan en önemli uluslararası antlaşmalardan biri olan Lozan, aradan geçen 100 yıl içinde popüler kültürde ve kimi siyasilerin popülist söylemlerinde, tarihi gerçeklerden uzak bir şekilde anılıyor. Cumhuriyet 100. yılına girerken, 100 yaşına basan Lozan Antlaşması’nın da son bulacağı, antlaşmanın gizli maddeler içerdiği, bu “gizli maddeler” sebebiyle Türkiye’nin bor, doğal gaz ve yeraltı kaynaklarını kullanamadığı, hatta antlaşma içinde üstü kapalı bazı maddelerin Türkiye’nin egemenlik haklarını devreden nitelikte olduğu iddialara sıkça yer verilmiştir. Her ne kadar kaynaklar gösterilse de, Türk milleti ikna edilmemiştir.

Birçok araştırmaya göre Türkiye’nin yüzde 50’si Lozan’a dair bu iddialara inanıyor. İnananlar arasında 2023, “antlaşmanın sona ermesiyle” Türkiye’nin “engellenen” bir takım haklara kavuşacağına dair bir sevinç ya da tam tersi, acil önlem alınması gereken “bir sorun” olduğuna dönük bir korku ile bekleniyor. 

LOZAN ANTLAŞMASI 2023’TE 

SONA MI ERECEK?

Antlaşma içinde herhangi bir şekilde zaman kısıtlaması olduğuna dair bir bilgiye rastlamak mümkün değil. Buna dair hiçbir bilgi ne antlaşmanın içinde ne de dönem kaynaklarında başka bir yerde yer alıyor. Yani, Lozan Antlaşması’nın 100 yıl sonra sona ereceği iddiasının hiçbir dayanağı yok, antlaşma 2023’te, 24’te ve 2071’de, aksi bir gelişme olmadığı sürece, tüm taraflar tarafından başta kabul edildiği şekilde devam edecek. Türkiye egemen güç olarak, yarın gücü nispetinde Lozan’ı tanımama hakkına sahiptir. 

LOZAN ANTLAŞMASI’NIN 

GİZLİ MADDELERİ VAR MI? 

Lozan Antlaşması’nda gizli maddeler olduğuna dair söylentiler de dayanaktan yoksun. 1. Dünya Savaşı’nda uluslararası antlaşmalarda yer alan gizli maddelerin nasıl sonuçlara yol açtığı trajik şekillerde gözlemlenmiş, savaşın sonuna doğru Ocak 1918’de taraflarca benimsenen Wilson İlkeleri, henüz ilk maddesinde uluslararası antlaşmalarda gizli maddelerin bulunamayacağı ve uluslararası antlaşmaların herhangi bir şekilde gizli gerçekleştiremeyeceği prensiplerini kabul ettirmiştir.

Lozan Antlaşması’nda da herhangi bir gizli madde bulunmuyor, buna dair antlaşma içinde veya döneme ait başka kaynaklarda hiçbir kanıt yok. Yalnızca Türkiye’nin değil birçok ülkenin imzacısı olduğu, 1923’te gerçekleştirilen Lozan Antlaşması’nda buna rağmen gizli maddeler olsaydı bile, bu maddelerin mecliste gizli oturum ile kabul edilmiş olması gerekirdi. Böyle bir gizli oturum yapıldığına dair hiçbir kanıt, belge ya da hatırat da bulunmuyor. 

TÜRKİYE’NİN YERALTI KAYNAKLARINI 

KULLANMASINA İZİN VERİLMİYOR MU? 

Bunun yanında, Antlaşma’nın Türkiye’nin yeraltı kaynaklarını kullanmasına izin vermediğine yönelik bir maddesi de yok, buna dair gizli bir madde olduğuna dair hiçbir kanıt da... Bu iddianın asılsız olduğu da Türkiye’nin bor, doğal gaz gibi kaynaklarına dair sanayi ve ticari herhangi bir faaliyeti olup olmadığına bakarak anlaşılabilir. 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Eti Maden İşletmeciliği’nin verileri, Türkiye’nin çoktandır bor madenini işlettiğini ve bunun yanında ihraç da ettiğini gösteriyor. Enerji Bakanlığı Çin, ABD, Rusya ve Hindistan’ın, Türkiye’nin en çok bor ihracatı yaptığı ülkeler olduğunu gösteriyor; Eti Maden’in verileri ise 2022 yılında 3 milyon tonluk bir bor satışı ve 2,9 milyon tonluk bor ürünü üretimi gerçekleştirildiğini... Doğal gazda da kaynakların hali hazırda kullanılıyor olması durumu geçerliliğini koruyor, üretim ve ticaret verilerinin yanında keşfedilen büyük doğal gaz müjdelerini anımsamak yeterli olacaktır.

Sonuç olarak, Lozan Antlaşması, kapitalizmin ve sömürgeci devletlerin acımasız adıdır, egemen güçlerin zayıf devletleri bir ganimet olarak gördüğü ve halen aynı yapının değişmediği, güçlü küresel devlet geleneklerinin zayıf ve zafiyet yönetimi içinde bulunan devletleri parçalayıp yönetme biçimidir. Lozan antlaşması Osmanlı devlet geleneğini sonlandırıp, Osmanlı’yı ve medeniyet coğrafyasını acımasızca parçalayıp, sömürge alanı olarak pay etmiştir. Ancak uluslararası devletler, devletleri parçalayıp pay etiklerinde gizli antlaşmaya gerek duymazlar, var olan bütün maden yataklarını borçlanma veya hülle yolu ile uluslararası sözleşmelere göre uydurulup, sömürgeci bir anlayışla önemli alanları bir nevi gasp ederek, kendilerince meşrulaştırmışlardır.

Oysa bakiyesi olan Türkiye devleti ve Türk cumhuriyetleri siyasal, sosyal ve ekonomik gücünü oluşturduğunda Ankara antlaşmaları ile dünyaya kendi Lozan’ını uygulatmaya çalışacaktır. Burada temel sorun 2023’e doğru yol alırken bilgi kirliliğinde boğulmayalım, Gladyo devletler topluluğu, işgal bölgelerinden çok kültürel kodlarımızı işgal ederek egemen olduklarını görmekteyiz, kanaatimce her evladımızın dikkat etmesi gereken sorun, küresel kültür emperyalizmidir. Vesselam.

 

Yorumlar

(25)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Yatsı vakti

3 Ocak 2023 23:17

Neden şimdi söyledim bunı? 20 senedir işine geliyordu artık tarihi gelince bu yalanı sürdüremezdin o yüzden değil mi

ersan

3 Ocak 2023 21:00

sen bunlari makarnacilara anlat.hatta zamaninda fero itine kitaplar yazan ona asik olan shhte tarihci m.armagan a anlat

csn

3 Ocak 2023 18:46

gümrük birliginden 20 yildan beri cikmayan kim oy hakkimiz olmadigi halde? ayrica lozan gizli madde palavrasini yayanlara savcilarimiz niye yalan haber dolayi hapise almadi baska haber islerde jet hizi ile calistiklari halde? hepsi göz boyama

csn

3 Ocak 2023 16:20

gümrük birliginden 20 yildir kim cikmadi herhangi bir oy hakkimiz olmadigi halde? ayrica bu lozan gizli maddeleri var diye yayanlar kim ve yalan haberden dolayi bizim savcilar niye harekete gecmemis baska fuzuli konularda jet hizi ile calistiklari halde? hepsi göz boyama

Veli

3 Ocak 2023 14:31

Ya neyle bağımsız oldu Sabribey. Şimdiki gibi Putin in ve Beiden in ağzına bakmıyorduk. F16 paramızı bile geri alamıyoruz. Kime karşı kullanacağımızı bilmediğimiz S400 leri aldık.

YORUM

3 Ocak 2023 14:27

Teşekkürler güzel ve aydınlatıcı bir yazı olmuş. Güçlü bir ülke için Lozan çöp olur güçsüz bir ülke IMF büro memuruna teslim olur.

Neriman bozkurt

3 Ocak 2023 13:57

Lozanı eleştiren zihniyet siz ne yaptınız ne başarınız var ?  

Görmek isteyene çok şey var

3 Ocak 2023 18:23

Neriman hanım, kendi kara sularımızda kendi filomuz ile gaz, petrol arıyoruz. Libya ile MEB anlaşması yaptık ve dahi en önemlisi, İngiliz Reuters haber ajansının iş ilanıına bakarsanız neler yapıldığını görürsünüz!!!

Ne zaman

3 Ocak 2023 12:46

Yahu arkadaş her satılan malın kazanına bak. Arkasın da mutlaka yabancı bir ülke var. Sen hala yabancı emperyal devletlerden bahs ediyorsun. 3 tane kamu bankasından başka yerli banka mi kaldı. Yerli ne kaldı. Araç muayene istasyonları bile Almanların imiş. Herşey yabancıların neremiz milli. Masal anlatmak iyide bunun sonunda inşallah bizi kurt kapmaz.

emekli

3 Ocak 2023 11:37

onu yutanlara anlat merak edipte araştırıp okumayanlara işte bu ülke hep bundan geri kaldı

LOZAN VE CUMHURİYET

3 Ocak 2023 11:03

LOZAN CUMHURUYETİN SARSILMAZ KALELERİNDENDİR VE ÜLKENİN GELECEĞİ AÇISINDAN MİHENK TAŞIDIR.ELBETTE GÖTÜRÜSÜ,GİDERİSİ VARDIR VE O ŞARTLARDA HEDEFİ GÖRME AÇISINDAN BUNLAR DOĞALDIR.CUMHURİYET DÜŞMANLARINI DIŞARDA ARAMAK BEYHUDEDİR,ZİRA ONLAR O ZAMAN ORADAYDILAR VE HALA YANIMIZDADIRLAR.DİKKAT!

Düşman ve hain

3 Ocak 2023 12:47

İşin kolayını bulmuşsunuz, bu konuları yazan, konuşan ve tartışanlara düşman, hain etiketini yapıştırıp geçiyorsunuz. Lozan barış görüşmeleri bir hafta ertelemeli olarak ( Türk heyetinin haberi yok çünkü ) 20 Kasım 1922 tarihinde başladı, 24 Temmuz'da anlaşma sağlandı, Türkiye 23 Ağustos 1923'de meclisinden geçirerek onayladı. 31 Mar 1924'de de onay belgesini teslim etti. İngiltere ise 16 Temmuz 1924 tarihinde meclisinden geçirdi!!! Diğer taraflar da 6 Ağustos 1924 olmak üzere onayladılar.Dünya siyasi tarihi böyle bir anlaşma görmüş müdür? Galip taraf olarak biz anlaşmadan bir ay sonra onaylıyoruz, İngiltere bir yıl sonra onaylıyor.Galip tarafız Osmanlı'nın geçici olarak bıraktığı Kıbrıs ve Adalar' dan feragat ediyoruz. Anadolu'yu yakan yıkan Yunanın ödeyeceği savaş tazminatından feragat ediyoruz, Mısır, Sudan'dan vazgeçiyoruz ve bunlar gündem olunca Cumhuriyet düşmanları, hainler diyerek bir kesimi suçlaya biliyorsunuz.Verdiklerimizi, vazgeçtiklerimizi ve feragat ettiklerimizi sormak, tartışmak hainlik ve düşmanlık ise söz biter...

HOMOTOKMAKUS

3 Ocak 2023 13:07

LOZAN ANLASMASI EMPERYALIST DEVLETLERIN TURKLERIN IKI BIN YILLIK DEVLETINI TUMUYLE ORTADAN KALDIRIP TOPRAKLARINI DA KENDI ARALARINDA PAYLASTIKLARI VE PAYLASILMIS TOPRAKLAR UZERINDE KENDILERINE BAGLI KUKLA DEVLETLER KURDUKLARI (BUNLARA TURKIYE CUMHURIYETI DE DAHIL OLMAK UZERE) BUNA PARALEL OLARAK DA YUZYILLARDIR SURE GELEN HACLI (MASON) VE MUSLUMAN MUCADELESINDE MUSLUMANLARI DA TURKLERLLE BERABER TARIHIN COPLUGUNE GONDERDIKLERI MUTTEFIKLERIN KANLARIYLA VE CANLARIYLA VE ALIN TERLERI ILE KAZANDIKLARI TARIHI BIR ZAFERDIR VE BIRINCI DUNYA SAVASININ DOGU (TURKIYE) CEPHESINI BITIREN ULUSLARARASI BIR SOZLESMEDIR.

YOKTU

3 Ocak 2023 13:24

düşman ve hain ORDUN DONANMAN SİLAHIN HATTA ASKERİN İAŞYEN VARMIKI ONLARIDA ALACAKSIN SAVAŞ KAYNAKLARLA SÜRDÜRÜLÜR MASA BAŞI ÜFÜRMELERLE DEĞİL RUSYA YARDIM ETMESE SİLAH GÖNDERMESE ONLARIDA KURTARAMAZDIN ATACAK MERMİN DAHİ YOKTU UNUTMA

Peki

3 Ocak 2023 16:12

Yoktu, anlaşmanın özelliklerine cevap ver bence. Donanma, top, tüfet, iaşe yok diyorsun, onlar olmadan da kazanmışım demek ki . 

Sabri Şahsuvar Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle