• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Sabri Şahsuvar
Sabri Şahsuvar
TÜM YAZILARI

Montrö Boğazlar Sözleşmesi Türkiye’nin tapusu mu?

13 Haziran 2023
A


Sabri Şahsuvar İletişim: [email protected]

 

Montrö Boğazlar Sözleşmesi iptal edilebilir mi? İptal edilmesi durumunda boğazlardan gemi geçiş rejimi hangi esaslar doğrultusunda düzenlenebilir? Türkiye ve Karadeniz güvenliği bu durumdan nasıl etkilenir? Bu ve benzeri konuları işleyip duruyoruz.

Lozan Antlaşması ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir nevi tapusu, egemenliğinin ve bağımsızlığının uluslararası toplumda kabul edilmesinin nişanesi olduğu için bugüne kadar her iki belgenin de tartışılmamasına özen gösterildi. Ancak kimi aydınlarımız, iki adım daha öne çıkma adına, nerdeyse vatan ihanetinde sıraya girmiş durumdalar. Amiraller bildirisi, akademisyenler bildirisi, kimi STK’lar bildirisi derken sıralanıp gidiyor. Ne ara bu kadar ihanetçi yetiştirdik?

9 Kasım 1936 tarihinde yürürlüğe giren ve bugüne kadar varlığını devam ettiren Montrö Boğazlar Sözleşmesi iptal edilebilir mi? İptal edilmesi durumunda boğazlardan gemi geçiş rejimi hangi esaslar doğrultusunda düzenlenebilir? Türkiye ve Karadeniz güvenliği bu durumdan nasıl etkilenir? Yoksa tüm bu tartışmaların sebebi; Türkiye’nin Montrö Boğazlar sözleşmesini Ruslara karşı bir pazarlık unsuru olarak kullanmak istenmesi mi?

Lozan’da boğazların durumuna ilişkin üç görüş ortaya atılmıştı. Müttefik Devletlerin görüşü; Boğazların hem savaş hem de ticaret gemilerine açık olması, boğazların her iki kıyısının askerden arındırılması ve boğazların ulusları bir komisyon tarafından yönetilmesiydi. Sovyetler, ticaret gemilerinin serbest geçişini, Karadeniz’in kıyıdaş olmayan ülkelerin savaş gemilerine kapatılmasını, Türkiye’nin boğazları tahkim etmesini istiyordu. Türkiye ise Misak-ı Millînin 4’üncü Maddesine dayanarak boğazların İstanbul ve Marmara’nın güvenliği kaydıyla dünya ticaretine ve uluslararası ulaşıma açık bulundurulmasını savunuyordu.

24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Boğazlar Sözleşmesi’ne göre; Boğazlardan geçecek yabancı gemilerin kontrolü Boğazlar Komisyonu’na devredildi. Boğazlar Bölgesi gayri askeri hale getirerek kontrolü Milletler Cemiyeti’ne bırakıldı. Türkiye’nin Boğazlar üzerindeki egemenliği kısmen sınırlandırılmıştı.

Türkiye; Lozan Antlaşması’nın 23’üncü Maddesi ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin 1’inci Maddesindeki soyut ilkeler ve sahip olduğu haklar doğrultusunda boğazlardan geçişin ve ulaşımın nasıl olacağını düzenleyebilir. Türkiye, amir hükümleri gereğince, dönemin şartlarına göre masada güçlü tezler savunarak başarılı olmuştur. Diplomasiyi yönetmiştir.

Sözleşmenin nasıl iptal edileceği 28’inci maddede düzenleniyor. Buna göre; sözleşmenin yürürlük süresi 20 yıl. Bu süre 9 Kasım 1956 tarihinde sona erdi. Ancak iptal sürecinin başlayabilmesi için imzacı devletlerden birinin sözleşmede yer aldığı şekliyle fesih beyanını depoziter devlet olan Fransa’ya bildirmesi gerekiyor. II. Dünya Savaşı süresince ve hemen sonrasında ABD, İngiltere ve SSCB arasında Sözleşme’nin feshi veya değiştirilmesi birkaç defa gündeme gelmesine rağmen bugüne kadar bu süreç hiç işletilmedi.

Yeni bir sözleşmeme yapılamaması durumunda iki ayrı uluslararası düzenleme geçerliliğini koruyacak. Bunlardan ilki Lozan Antlaşması’nın 23’üncü Maddesi. Diğeri ise Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin 1’inci Maddesinin ilk paragrafı. Boğazlardan geçiş ve ulaşım serbestliği ilkesinin uygulama süresinin sonsuz olacağını bu düzenlemeler ile kayıt altına almış durumdadır. 

Uluslararası geçiş esnasında zararsız geçiş veya transit geçiş rejimlerinden hangisinin uygulanacağı ise, üzerinde bir uzlaşıya varılmadığı takdirde belirsizliğini koruyacak. Ancak her koşulda egemen devlet olarak Türkiye’nin zabıta ve yargı yetkisi ile geçişin zararsız olmasını isteme ve geçiş trafiğini düzenleme yetkisi mevcut. Bu koşullar altında Türkiye Lozan Antlaşması’nın 23’üncü Maddesi ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin 1’inci maddesindeki soyut ilkeler ve sahip olduğu haklar doğrultusunda boğazlardan geçişin ve ulaşımın nasıl olacağını yetkisine sahip tam yetkili ülke konumundadır. Dolayısıyla Montrö Türkiye’nin yetkisi dâhilinde olduğundan tapu sınırlarını korumaktadır.

Kıymetli amirallerimizden Cihat Yaycı Paşamın boğazlar rejimini anlatan Montrö nedir, Ne Değildir kitabını bence herkesin okuması gerekir. Bu anlattıklarımızın tamamının daha fazlasını bulabilirsiniz. Cihat paşamızın geçiş ücretleri kısmını gündemde tutarak, Türkiye’nin geçiş ücretleri düzenlemesine dair yetkisi kapsamında % 400 zam yaparak önemli bir kaynak sağlanmıştır. Yılardır uyutulan Türkiye’nin, uyanmasına ve cesaret bulmasına haklı bir hizmet sunmuştur. Bizlerin gönlünde siz bir vatanperversiniz Paşam… Vesselam…

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Oğuz Han

AKP nin uyanması 20 sene sürmüş. Maşallah

Devran

teşekkür ederim, AKİT gibi bir gazetede bunu yazmanız muhteşem bir şey yazı olmuş.genel acıklayıcı bir yazı yazmışsınız.ama sen bu yazıyla kendini hedefe koydugunu bilmeni isterim.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23