• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Sabri Balaman
Sabri Balaman
TÜM YAZILARI

Pabuç pahalı, aklınızı başınıza alın Akıl çemberinde 2023

05 Temmuz 2022
A


Sabri Balaman İletişim: [email protected]

2023 treni hızla yol alırken, beklenen sandık, Türkiye için bir kader seçimi haline geldi. Bu tren, bazı siyasi partiler açısından iktidarı ele geçirme operasyonudur. Neden diye soracak olursanız birçok sebep sunulabilir. 

Türkiye’nin ulusal menfaat ve geleceği açısından Osmanlı sonrası cumhuriyetin kendi kabuğunda 100 yıla yakın daralan zihin kodlarına tutsak kalması ezik bir politikada batıl kalması gibi sebepler bu operasyonun sebepleri arasında sunulabilir. 

Geleceğin büyük Türkiye’sinin mevcut muhalefet açısından sürdürülebilir misyonda yetersiz olduğu öngörülmektedir. Dış politika adına yapılan birçok açıklama ve aynı zamanda Türkiye’nin menfaatleri bakımından bir mücadele verilirken İyi Parti; CHP, HDP’nin söylem ve eylemleri aynı çatı altında birleştiğinde bu ülkenin liberal ve muhafazakar seçmeni açısından ciddi bir güven sorunu olarak yorumlanmaktadır.

2023 seçiminin ana sorunları bakımından birçok konu özelinde ciddi bir endişe var. Türkiye’nin bulunduğu jeopolitik konumu ile dış politikadaki bölgesel ağırlığı beraberinde bazı riskleri taşıyor; Yunanistan’la gerilen ilişkiler, Suriye politikamızdaki bazı haklı çıkmazlarımızın savunulması veya milli güvenlik kaygılarımızın yoğunluğu gibi… 

Mavi Vatan üzerinden gerginleşen dış politikanın da beraberinde tüm bu sebeplerin yanı sıra Rusya, Ukrayna arasındaki savaş ve son olarak batı ve NATO arasında sıkışan Türkiye gelişmeleri gölgesinde 2023 seçimine doğru yol almaktayız. 

Seçimler söz konusu olunca muhalefetin 6+1’li masasına bakışın da ne denli kritik olduğunu görüyoruz. Çözüm üretmekten uzak bir masayla karşı karşıya kalındığını, her gün AK Parti iktidarının önemli adımları karşısında çıkmaza sürüklendikleri seçmen tarafından gözlenmektedir. Bu bütün eylem ve oluşuma bakıldığında, iktidar olma hevesi yolundaki altılı masa için Türkiye’nin birkaç beden büyük geldiği halk nezdinde de görülüyor.

Ancak bu bütün olup bitenleri bazı olumsuzluklar üzerinden değerlendirmekte fayda vardır. Sınır komşularınızın ekonomik çıkmazda olduğuna hemfikir konumdayız. İran’daki iktidarsızlık, Irak iç sorunları, Suriye’deki iç savaşın uzun sürmesi… Bütün bu olanlar Türkiye’yi olumsuz etkilemektedir.

Yanıbaşımızdaki bu olumsuz gelişmelere rağmen Türkiye’nin ciddi bir savunma ve sürdürebilir akıl çemberinde yol aldığını bütün dünya kabul etmektedir. Ancak bu güçlü imaja rağmen ekonomik sorunların dengesizliği, AK Parti iktidarını ciddi şekilde sarsmaktadır. Buna dair bazı iyileştirilmiş ekonomik gelişmeler AK Parti’ye can simidi konumundadır. Buradaki asıl mesele AK Parti’ye olan güvenin halen diri tutulması ve aynı zamanda Başkan Erdoğan’a olan güvenin korunmasıdır.

Türkiye seçmeninin iktidar performansını değerlendireceği en önemli boyutlardan biri enflasyondur. Türkiye’deki enflasyonun son dönemde ciddi yükseliş göstermesi AK Parti aleyhindeki psikolojik atmosferin oluşmasında en önemli belirleyicilerdendir. Ak Partinin ekonomik kurmaylarının kafa yorması için ve çözüm üretme bakımından zengin bir zaman diliminde olduğunu unutmamalıdır. Türk toplumunun en önemli zayıf halkası evdeki tencerenin boş kalmasıdır. Sakın tencere üzerinden millete mesaj vermeye çalışmayın. 

Muhalif kesimler tarafından bu algının bir yanılsama olduğunu kanıtlama yönündeki propagandalar ise genelde “kendi çalıp kendi oynama” şeklindedir ve zaten iktidara oy verme eğiliminde olmayan seçmen muhalefetin moral kaynağını oluştururken; güven üzerinden düşünülmesi gereken ciddi bir kitle de var. Bu kitle, bağımsız bir dünya hayali ile ütopik zihinde kalıyor. Bunlara göre AK Parti’nin sosyal iletişim ile yeniden bağları kurması gereklidir ve fikir geliştirmelidir. 

Önemli sorunlardan biri olarak görülen eski AK Partili seçmen veya eski yöneticiler, amfide seyirci konumunda duran küskün Ak Partililer, seçim belirlemede ciddi nüfusa sahip. Bu küskünler halen kazanılmış değil ve AK Parti’ye gönül bağı üzerinden bağlı olan bu yapı nedense yerel dinamikler açısından birer tehdit olarak görülüyor. Yerel siyasetin kıskanç ve potansiyel rakip olarak gördüğü eski teşkilatçı diye sınıflandırdığı oluşum, birçok siyasi partinin yakın iletişimde olduğu gerçeğini unutmayın. 

Sonuç olarak, “beklenmeyen enflasyonun” etkilerini bugünden hesaplamamızın imkânsızlığını bir kenara bırakırsak, bütün bu olumsuzluklara rağmen AK Parti açısından toparlanma sürecinin kapıları hâlâ açık.

Son zamanlarda AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ciddi bir ivme kazandı. Umarım bu sinerji diğer illere örnek olur. 2023 seçimine doğru yol alan tüm siyasi partiler hastalıklı ideolojiden arınmış ve geleceğin Türkiye’sine ulusal bütünlüğüne ve yükselmesine çözüm, fikir üretmiş olmalı. Gerek kimlik gerekse ideolojik nedenlerle AK Parti’ye oy veren seçmenin gelecek seçimde de AK Parti’ye oy verme ihtimali yüksektir. 

Bu seçmen güvenli devlet politikası noktasında ve aynı zamanda terörle mücadelede AK Parti’yi bir referans olarak görmekte. Bütün bu analizlere bakıldığında Ak Parti’nin tek başına oy oranı yüzde 35 ve 40’lar civarındadır. Bu tablo AK Parti’ye ciddi sorumluluk yüklüyor. Yerelde bireyselliği bir kenara bırakın, Türkiye’nin geleceğine odaklanalım. Cüzdan siyaseti değil, geleceğin Türkiye’sine yol hazırlayın. Vesselam…

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

@@@

Pabucuna göre değişir...

Vicdan

Kaldır süresiz nafakayı,al gozü kapalı oyu.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23