Tuncer Bakırhan’a çağrı: “Bir TV programında 1919’dan günümüze Kürtleri konuşalım”
Tuncer Bakırhan’a çağrı: “Bir TV programında 1919’dan günümüze Kürtleri konuşalım”
RAMAZAN TOPDEMİR
Tuncer Bakırhan, 1919’dan günümüze Kürtleri konuşalım, ne dersiniz?
MHP lideri Devlet Bahçeli’nin başlattığı “Milli Birlik ve Kardeşlik” çağrısı ile başlayan süreç umut verici bir gelişim ve dönüşümdür. Ancak DEM Partisi Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’ın kamuoyundaki bazı açıklamaları Türk ve Kürt kardeşliğine zarar vermektedir. Yani kullanılan üslup ve dil ayrıştırıcı değil birleştirici olmalıdır. Madem «Silahlar sussun, fikirler konuşsun» deniliyorsa oyunun kurallarına da riayet etmek gerekir. Kimsenin kurallara pek fazla uyduğu görülmüyor. Yani DEM daha önceki gibi ayrıştırıcı üslup kullanıyor. Bu düşünceden yola çıkarak, konu başlığım ile ilgili ve şunları dile getirmek isterim:
1-DEM Partisi Eş Başkanı Tuncer Bakırhan ile Milli Mücadele ya da Kuvayi Milliye’den bugüne gelişen yaşanan ve cereyan eden olayları bir TV programında konuşmak isterim. Neden mi? Ben de bir bölge insanı olarak, bölgemiz için kafa yorduk, bölgemiz için çaba gösterdik.. Bölgemizin fotoğrafını ortaya koyalım.
2-Tuncer Bakırhan, “Mezopotamya halkları, fırsat eşitliği, meşru savunma, demokratik haklar, ekolojik dengeden ne anlıyorsunuz? Bu sözleri sürekli niçin kullanıyorsunuz?
3-Devlet ile halklar arasını bütünleştirici sözler ve üsluplar neden kullanmıyorsunuz?
4-Kalkınma projeleri ile tarihte yerini almış olan; Kürt aydınlarından Mustafa Remzi Bucak’tan, Yusuf Azizoğlu’ndan neden söz etmiyorsunuz?
5-Sıkışınca, Şeyh Said isyanını hatırlatıyorsunuz. Siz ya da diğer sözcüleriniz?
6-Gerilimli, ayrıştırıcı sözlerden başka bir konuya dikkat çekmiyorsunuz.
7-Bugün milyonlarca Kürt hemşehrilerimiz ve sizler İstanbul başta olmak üzere birçok metropol şehirde ticaret yapıyor, para kazanıyor. Türkler ve Kürtler kardeşçe yaşıyorlar.
8- Anadolu topraklarında, Türklerin, Kürtlerin, Lazların, Zazaların, Çerkezlerin ve diğer vatandaşlarımızın emeği ve fedakarlığı vardır.
9- Ana dilde; Kürtçe konuşma konularında kimselere baskı yapılmıyor. İsteyen istediği şekilde konuşuyor ve istediği müziği dinliyor. Kürtler eski Kürtler değil artık. Okuyan yazan, eğitimli Kürtler. Dağın yolunu değil, evin yolunu tutuyorlar.
10-Biz Türkiye olarak biriz. Müziğimiz, kültürümüz, tarihimiz kadar biriz.
11-Halk birleştirici, bir dil bekliyor. Halk kalkınma projeleri bekliyor.
Sonuç: Tuncer Bakırhan, 1919’dan günümüze kadar uzanan süreçleri bir TV programında konuşalım ve kamuoyunu net bir şekilde bilgilendirelim. Sizden cevap bekliyorum.
Günün Sözü: Ahmet Arif’ten: “Kardeşiz kirveyiz/Kız alıp vermişiz yüzyıllar boyu.”