'Akıllı dört maymun'! -3-
'Akıllı dört maymun'! -3-
PROF. DR. YUSUF ÖZERTÜRK
HAKİKÂT BAŞKA SÖYLÜYOR…
‘Dört Maymunu oynasan’ da Allah var, Ahiret var ve hesaptan kurtulamazsın!
*Ey insan! Dünya’da ‘Dört maymunu oynasan’ da, hakikâti asla değiştiremezsin. İşte o hakikât insanın uykusunu kaçırıyor.
-Ne gibi yani?
*Hernekadar dalkavuklukta mahir olsan da, bu iş sandığın kadar da kolay değildir. Bir kere, 'gelen ağam, giden paşam' desen, ‘Makyavalist’olsan da, bunu yapan sadece sen değilsin, başkaları da herzaman olmuş, oluyor ve de olacaktır. Ballı kaymağı kim sevmez? Bunun için ne mücadeleler veriliyor, ne hayatlar söndürülüyor, ’şeytana rahmet okutacak’ ne denî işler yapılıyor … Bilmiyor musun? Nimetlerden istifade etmede, miras bölüşmede, makam-mevki kapmada, görüyorsun ki, dost dostu satıyor, kardeş kardeşi boğazlıyor.
‘Hem ne zamana kadar bal-kaymak yiyeceksin?’
-Ölüm var!
*Hem o meftun olduğun bütün lezzetleri acılaştıran, bütün kazanımları sonlandıran ölüm var. Ömür de öyle pek uzun değil, çok kısa. Ölürken fırsatın olursa, söyleyeceğin iki kelime olacak ‘Nasıl geçti?’ Önünde seni bekleyen mezarın var. Yakınların, ahbabın-dostların da bir zaman sonra seni unutacaklar. Belki mezar taşında sadece ismin kalacaktır!
*Hem ölüm öldürülemiyor, mahiyeti de değişmiyor. Sadece ölümün vasıtaları değişiyor (Bir mikrop, virüs, hastalıklar, cinayet, kaza vs) o kadar… Hem ömür de çok kısa, hem de her insanın peşinde ECELİ VAR. Ne zaman, nerede, nasıl geleceğini de kimse bilmiyor.
-Allah var!
*Hem kabul etsen de, etmesen de, şu gördüğün mükevvenât sahipsiz değildir. Bu Kâinat ve içindekileri hâlk eden bir Hâlık, bir Yaradan var, Allah var.
*Eğer aklını atmazsan; Aklın ve ilim; ‘failsiz fiil, müessirsiz eser, kâtipsiz kitap, sanatkârsız sanat, vs-vs…olamaz’ diyor.
*Her otoritenin (sultan, başkan, emir, reis, vs) bir nizamı, kanunu vardır. Nizamsız, sistemsiz bir otorite olamaz. Allah’ın da bir nizamı vardır. Adına ‘İslâm’ denir. Allah nizamını adalet üzere tesis etmiştir. Her şeyde adaletli olun diyor(1,2). Ve Allah ‘birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin, türlü hileler ve zulümlerle ne şahısların ne de ammenin (devletin) malını yemeyin’ diyor(3). Yine Allah, Dünya hayatı bir imtihandır (iyiler ile kötülerin ayırdedilmesi için) ve geçicidir’ diyor(4,5). Allah, kimseye haksızlık yapılmayacağını ’Zerre miktar (en küçük) bir iyilik yapanın ücretini alacağını ve zerre miktar kötülük yapanın da cezasını çekeceğini’ beyan ediyor(6). Allah, vâd’inin hak, gerçek olduğunu (şeksiz-şüphesiz gerçekleşeceğini) beyan ediyor(7).
*Allah, Rahman ve Rahîm’dir (çok merhametli ve şefkâtlidir.). İnsanın hata yapacağını bildiğinden, haddi aştığı zaman hemen onu cezalandırmıyor erteliyor. Ama unutmuyor, ihmal de etmiyor. Allah, hata yapana tevbe etmesi (özür dileyip, hatasından dönmesi) için ona fırsat veriyor. Şayet tevbe edip işlediği kötülükten döner ve bir daha da işlemezse bağışlayacağını da söylüyor (8). Öyle ise çabuk aklını başına al! Senin çıkarcı, nefsin için her şeyi mûbâh gören hedonik felsefen, senin hayrına değildir. O felsefe, seni de senin gibi düşünenleri de felakete sürükleyecektir (Geçmiş kavimleri sürüklemiş, şimdi de sürüklüyor. İnsanlar mutsuz ve bedbaht olmuşlar.). Devam edecek…
(1): “Muhakkak ki, Allah, Adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emrediyor. Kötülükleri, zulüm yapmayı ve azgınlığı da yasaklıyor. Bunları düşünüp gereğini yapasınız diye size öğüt veriyor”(Nahl-90).
(2): “Ey iman edenler! Allah için hakkı yaşatan (hukuktan ayrılmayan) ve adaletle şahidlik eden (iltimas, kayırmacılık yapmayan) kimseler olun. Bir insana/kavme (gruba, partiye,vs) olan kininiz (düşmanlığınız) sizi adaletsizliğe götürmesin. Adalet ile muamele edin. O (Adaletle muamele) takvaya daha yakındır. Allah’tan korkun! Çünkü Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır”(Maide-8).
(3): “Birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. Başkalarına ait malları, günah olduğunu bile bile haksız olarak yemek için mevki-makam sahiplerine (hakimlere) rüşvet vermeyin”(Bakara-188).
(4): “Allah, hanginiz iyi işler yapacak, hanginiz de kötülük yapacak (hayırlılar ile şerlileri) diye ayırdetmek için, Ölümü ve Hayatı yaratmıştır. Allah kudretli ve bağışlayıcıdır”(Mülk-2).
(5): “Andolsun sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve mahsullerden eksiltmekle (musibet, bela, kıtlık, afetler, vs) behemehal imtihan edeceğiz.(Resulüm) sabredenleri müjdele”(Bakara-155).
(6): “Kim zerre miktar bir hayır işlediyse onun mükâfatını görecek ve kim de zerre kadar bir kötülük yaptıysa onun cezasını çekecektir”(Zilzâl-7-8).
(7): “Ey insanlar! Muhakkak Allah’ın vaadi haktır (gerçektir).O halde sakın dünya hayatı sizi aldatmasın! Sakın çok aldatıcı Şeytan sizi Allah’ın bağışlaması (Allah afveder diyerek) ile aldatmasın!(Fatır-5).
(8): “Kim yaptığı bir kötülükten sonra tevbe eder ve halini düzeltirse, şüphesiz Allah, onun tevbesini kabul eder. Çünkü Allah çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir”(Maide-39).