İstanbul’un Eyüp Sultanı, Bursa’nın Emir Sultanı
Bursa’nın fethi ve insanların imarı için Peygamberimiz (s.a.v.) tarafından manevi âlemde görevlendirilen ve Medine’den Bursa’ya gelen Emir Sultan Hz.leri ile İstanbul’un fethi ve insanların imarı için görevlendirilen Eyüp Sultan Hz.leri, Osmanlı İslam Devleti’nin öncü kurucularıdır.
Bu sebeple İstanbul’da Eyüp Sultan, Bursa’da Emir Sultan, birbirlerine benzerler. Ziyaretçilerin profili açısından hemen hemen iki tarafta da aynı insanları görür gibi olursunuz.
Manevi anlamda hangi taraf daha huzurludur orasını bilemem ama maddi olarak bakıldığında bana Emir Sultan daha huzurlu gibi gelmektedir.
•
Mesela Eyüp Sultan’a gitmeye çekinirim. Seyyar satıcıların ve esnaf çalışanlarının müşteri çekmek için insanların üzerine abanırcasına satış yapmak istemeleri rahatsız etmektedir ama kimse Eyüp Sultan Hz.lerinin hatırına ses çıkarmaz.
Bir de Eyüp Sultan’da en çok insanın zoruna giden şey, camiye veya ziyarete gelenlerin, işleri bitince kadınların üzerine aldıkları örtüleri fora edivermeleri, erkeklerin daha avludan çıkar çıkmaz sigara yakmaları, dilencilerin kişilerin nabzına göre Allah rızasını suiistimal ederek dilenmeleri, Eyüp Sultan Hz.lerinin ruhu şeriflerine bir hürmetsizliktir.
Emir Sultan’da bu halleri göremezsiniz. Herkes edeb dairesinde caminin avlusunu terk ettikten sonra civarda iyi ve hürmetkâr insanların işlettikleri çay evlerine giderek, kimseyi rahatsız etmeden çaylarını yudumlayıp sohbet ederler.
•
Yeri gelmişken Emir Sultan Camii ve türbesinden söz edelim.
Emir Sultan Camii, Emir Sultan’ın eşi, Yıldırım Bayezid’in kızı Hundi Fatma Hatun tarafından yaptırılmıştır.
Emir Sultan mezarlığının başında bir bekçi gibi duran cami, (1366-1429) yıllarında yapıldığında tek kubbeli olarak inşa edilmiş, 1507’de ise avlu ve üç kubbeli revak eklenmiştir.
Cami avlusunun ortasında şadırvan, türbe ile ahşap odalar bulunmaktadır. 1795 yılında tamamen yıkılan caminin yerine, 1804 yılında III. Selim tarafından aynı plan uygulanarak yeniden inşa edilmiştir.
Bursa için “su şehri” denilmesinin sebeplerinden birisi de Emir Sultan külliyesi içerisinde yer alan özgün çeşmelerden olsa gerektir. Külliyede ayrıca hamam ve mezarlık da bulunmaktadır.
•
Kelime-i Tevhid sancağının dikildiği ve yayıldığı bu şehre, Emir Sultan Hz.leri bir güneş gibi doğmuş ve karanlıkları boğmuştur.
Yıldırım Bayezid, Çelebi Mehmet ve II. Murat dönemlerinde devlete manevi önderlik etmiş, hatta 1422’deki İstanbul kuşatmasına beş yüz kadar müridiyle bizzat katılarak, İslam ordusuna maddi manevi güç vermiştir.
“Nefsini bilen kendisini bilir” mesajını türbesiyle veren Emir Sultan Hz.lerinin türbesi, camii avlusunun taban seviyesinden epeyce aşağıdadır.
•
Sözü Sultan Hz.lerinin mısralarıyla bitirelim.
“Gel şimdi sen de düşman ol nefsine
Zâyi eyle onu her ne dilerse
Sen bu işte atarak riyâyı
Kendine rehber kıl evliyâyı”.