• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

Çanakkale Şiiri Üzerinden Gelibolu Zaferi

24 Mart 2026
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

Çanakkale Şiiri Üzerinden Gelibolu Zaferi

HÜSEYİN ÖZTÜRK

Çanakkale Zaferinin 111. yıl dönümü. Yüz on bir yıldır kutlanan zaferi, Mehmet Akif Ersoy’un şiiri kadar anlatan olmamıştır.

Maalesef ve ne yazık ki, Çanakkale tam manasıyla anlaşılamadığı, anlatılamadığı gibi bu şiir de anlaşılmadı, anlatılmadı, anlatılmıyor.

Eğer gerçekten Çanakkale ruhuna inanıyor olsak, ilköğretimden üniversitelere kadar tek başına ders olarak okutulur ve tahlili yapılarak; “vatan-millet-devlet-din şuuru” aşılanır.

Çanakkale geçilseydi, bugün paramparça edilmiş; sömürülen bir ülke idik ve ne devlet ne millet istiklalimiz kalmıştı.


Gelibolu Zaferi; generallerinden, albaylarından, yarbaylarından, binbaşılarından, yüzbaşılarından, teğmenlerinden, ast subaylarına kadar binlerce Anadolu evladı Mehmetçiğin zaferidir. Şehitlikte dolaşırken, kabirlerdeki isimleri okumak kâfidir.


Şimdi buyurun şiirden bazı mısralara bakalım zaferin sahibi kimmiş?

•••


Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?

En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.



-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya

Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.

Eski Dünya, yeni Dünya, bütün akvam-ı beşer,

Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer.


•••

Yedi iklimi cihanın duruyor karşında,


Ostralya’yla beraber bakıyorsun: Kanada!


Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk:

Sade bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.

Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ.


•••

Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;

Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.

Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,


Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam.

Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;

O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...

Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,


•••

Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...

Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!

Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;

Alınır kal’â mı göğsündeki kat kat iman?


•••

Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...

O, rükû olmasa, dünyada eğilmez başlar,

Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,

Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!


•••

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!

Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.

Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi...


Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?

‘Gömelim gel seni tarihe’ desem, sığmazsın


•••

Sen ki, İslam’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,

O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;

Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;


Sen ki, a’sâra gömülsen taşacaksın... Heyhat,

Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat...

Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,

Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber!


•••

Ezcümle:

Fitne mayalılar şunu diyecektir:

“Ama Mehmet Akif bu şiiri Çanakkale’yi görmeden yazmıştır”. Doğru! Mehmet Akif Çanakkale Zaferi haberini aldığında, Teşkilatı Muhsusa adına Necid Çöllerindedir. Peki, zaferden sonra Gelibolu’ya; “yazsınlar, konuşsunlar” diye 70’e yakın edip, şair götürüldü. Hangisi Akif kadar anlatabildi, yazabildi? Hangisi biliniyor?

Şehitliği iki tip insan gezer.

Birincisi resmi ideolojinin kıskacında, bedeniyle gezenler ve hala Osmanlı’ya sövenler. İkinciler ise amentü yüklü ruhu ile gezenlerdir. İşte ikincilerin ataları, Gelibolu sırtlarında ve vadilerinde yatan şehitlerdir.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

yıldırım bahadır

teşekkürler sayın yazar. Tarihçilerin "tek mermi tek fişek atmadan 9600 şehit verilen Conkbayırı taarruzunun detaylarını araştırmaları ve gerçek sonuçlarını, sorumlularını yayınlamalarını" bekliyoruz günün birinde. Bakalım 5. Kolordu Komutanı Esat Paşa'nın "artık yeter, bu kadar vatan evladını kurşun atmadan şehadete yolladınız!" deyip inisiyatif alarak sonlandırdığı ve düşman tarafından önceden haber alındığı artık ifşa olan bu taarruzun sorumluları kimlerdi. Avustralyalı Yüzbaşı Casey "artık ABDUL(yani Türk!) öldürmekten tiksindim" diyerek mitralyözünü terkettiğini yazdığı müzemizdeki kendi el yazısı ile sergilenen mektubunu kimler açıklayacak, bu taarruzu kimler Liman von Sandersin gözüne girmek için uyguladı? ve bu kişilerin geçmişte hangi cephelerde ne gibi başarı (!) sergiledikleri ortaya çıkınca gerçek tarih yazılmış olacaktır. Kim kahraman kim değil belli olacak aynen ak ve kara gibi, gece ve gündüz gibi

kimse açıklamaz, korkarlar

bu konuda yazılı itiraf var zaten...bilerek ölsünler diye cepheye sürülmeler gizlenmiyor apaçık ortada..bunu görebilen gözler vicdanlar nesiller çok az...ama kimse konuşmaya cesaret edemiyor sorun burada...
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23