• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hacı Yakışıklı
Hacı Yakışıklı
TÜM YAZILARI
13 Ocak 2020

Kanal İstanbul kısırlık yapıyor, Süveyş Kanalı hamile bırakıyor!

Güya bir bilim adamı “Kanal İstanbul’u yaparsanız kısır olursunuz” dediği vakit aklıma Süveyş Kanalı ve dünyanın dört bir yanındaki diğer kanallar geldi. Kanal İstanbul’u yapmak kısırlığa sebep olduğuna göre Süveyş Kanalı’ndan geçmek de tam tersi etkiyle anında hamile bırakıyor olmasın! Yani çocuğu olmayıp da bu kanaldan geçenler şifa bulup çocuk sahibi olabilir mi?

“Kanal İstanbul kısırlık yapıyor” diyen kişiler herhalde Kanal İstanbul’u “içeceğiz” zannediyor; beyefendilere hatırlatalım biz Kanal İstanbul’u içmeyeceğiz, Kanal İstanbul’dan geçeceğiz!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı “Kanal İstanbul Çalıştayı” işte böyle çok harika bilimsel veriler üretiyor! Dünyadaki hangi kanallar basura iyi gelir, hangileri böbrek taşı düşürür yahut hangileri kan dolaşımını yavaşlatır şayet bunları da açıklarlar ise bilim dünyasının yıllardır aradığı problemleri de kökten çözerler, millet de derdine derman aramak için kanal kanal gezer!

Kanal İstanbul “kısırlık” falan yapmıyor ama birilerinde acayip “kabızlık” yapıyor!

Bir de “Yağmur altında Kanal İstanbul’a hayır demek için beklediler” diye bir propaganda icat ettiler. Ülkeye yapılacak devasa yatırıma “hayır” diyeceklermiş! Kendi kabızlıklarına halkı da alet etmeye çalışanların ellerindeki ecnebi bayrakların rengini çok iyi görüyoruz!

Her konuda konuşan ve affedersiniz “dışkı” dendiği zaman hemen aklımıza gelen PROF. CELAL ŞENGÖR bu kez çok feci susuyor ve Kanal İstanbul’la ilgili “çok konuşmamayı” tercih ediyor. Çünkü vakt-i zamanında kendi hocası olan “ROGER SMİTH” buraya yapılacak bir Kanal İstanbul’un depreme etki etmeyeceğini ve ne kadar faydalı olacağını bizzat ALİ KIRCA’ya anlatmıştı.

Siz de dikkat ettiniz mi? Kanal İstanbul’u istemeyenler aynı zamanda Türkiye’nin Libya’ya gitmesini de istemiyor. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de doğalgaz aramasını da istemiyor. Yeni Havalimanı’nı da 3. Köprü’yü de istemiyorlardı. Birbiriyle direkt bağlantısı olmayan konular ama onlar hiçbirini istemiyor. Çünkü tüm bu mevzuların ortak bağlantı noktası BÜYÜK TÜRKİYE İDEALİ!

Şimdi iyice dikkat ediniz! Aynı siyasi cenah 28 Şubat’ta başörtüsüne de düşmandı. “KAMUSAL ALANA BAŞÖRTÜ GİREMEZ” diyordu.

“Başörtüye düşman olanlarla Kanal İstanbul’a düşman olanlar neredeyse aynı kişiler” dersek yanılmış olmayız. Demek ki her iki durumda da mevzu başka! Yani başörtü veya Kanal İstanbul onların umurunda değil; onlar için önemli olan Türkiye’nin durması, yerinde sayması hatta geriye gitmesi, gelişmemesi! Onlar Türkiye’nin daima 2. sınıf ülke, içindeki Müslümanların da daima 3. sınıf vatandaş olmasını istiyor.

Bu ne biçim silsile! Bu ne biçim denklem!

Gülriz Sururi bir reklamda; “Yoksa siz hâlâ annenizin margarinini mi kullanıyorsunuz?” diyordu! Birileri de hâlâ dedeleri İsmet İnönü’nün taktiklerini kullanıyorlar.

Lozan Antlaşmasının imzalandığı İsviçre’nin Lozan şehrinde bulunan “Beau Rivage Palaca” oteline gittiğimde koskoca otelde Lozan’a dair sadece “tek fotoğraf” duvara asılmıştı ve başka iz yoktu! O fotoğrafta da İsmet İnönü gölde kayığa binmiş kürek çekiyor, göl sefası yapıyor, bir kâm alalım şu leyli gecede mehtapta aşkı seyredelim kıvamında dolanıyordu!

Şimdi öyle değil! Şimdi Libya’da şer güçlere diz çöktüren bir ordumuz var!

Eskiden “kınıyoruz, aha da kınayacağız, ama ne kınadık be, ama güzel kınadık…” diye uzayıp giden bir kınama seyir defterimiz vardı.

Şimdi sadece askeri tedbirlerle değil topyekûn siyasi, insani, sosyolojik bütünlük içinde hareket ediliyor. Başarının temelinde bu bütünlüğü cesaretle komuta edenler var!

Yani eskiden PKK’yla mücadele sadece teröristleri etkisiz hale getirmekten ibaretti ve bu taktik bizi 40 yıl boyunca başarısızlığa mahkûm etti, çok şey kaybettik! Şimdi teröristle mücadele etmenin yanı sıra onlara ticari imkân sağlayan yollar da kapatıldı, mücadele “topyekûn” hale dönüştü. 

PKK’nın ticari, siyasi, lojistik, sosyolojik, teknolojik, sınır ötesi tüm yollarıyla mücadele ediliyor ve başarılı olunuyor. Suriye ve Libya’da da sadece “askeri tedbirler” uygulanmıyor, işin sosyolojik yönü de kontrol altında tutuluyor.

Hiçbir toplumsal mevzu bir diğerinden tamamen bağımsız değildir.

Kanal İstanbul sözü şayet Kandil’de yankılanıyorsa derin bağlantıyı görmemek için aklınızın kiralanmış olması gerekir!

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ankara Kalesi..

Kanal İstanbul'un ne gibi faydaları olacak, bunu açıklasaydiniz daha iyi olurdu. Bunun maliyeti çok büyük Türkiye'ye hiçbir katkısı olmayacak. Kanal yerine insanlara iş sahası, fabrikalar açılsa daha iyi olur. Karşı çıkanları hain diye suçlamanin bir anlamı yok..
  • Yanıtla

Mal' lar:

Kanal istanbul istemezükü yapan kavunların dibini koklayın, nükleer santral istemezüklerle aynı mal çıktığını göreceksiniz. Öyle ya; nükleer yalnızca amerika, fransa ve rusya' ya has olmalı..
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı