• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Fahrettin Dede
Fahrettin Dede
TÜM YAZILARI
13 Şubat 2019

Beka sorunu yoksa ‘Milli Görüş’e ne gerek var?

Türk siyasi tarihinin en önemli hareketlerinden biri; ya da belki de en önemli hareketi oldu Milli Görüş… Hareketin lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın iktidarda kaldığı kısa süreçlerde Türk siyasetine kazandırdığı ufuk, eski Türkiye siyasetçilerinin pek çoğunun aklının ucundan geçemeyecek kadar ilerideydi. Merhum Erbakan yıllar boyu; ağır sanayi hamlelerinden, “ahlak ve maneviyat” olgularından, Batı’nın Türkiye’ye bakışı ve sonu bitmeyen Haçlı seferlerinden ve dolayısıyla Haçlı dünyasının Türkiye düşmanlığından bahsetti. Haçlı Avrupa’yı anlatırken zaman zaman “Hep Yahudi oyunları bunlar” diye dalga konusu yapılan Siyonizm ve İsrail konusunu da es geçmedi. Öyle ki hareketin yayın organı Milli Gazete’nin hafızalara kazınan ilk manşeti “Yahudi Kongresi” idi…

2000’Lİ AK PARTİ YILLARI: DİNDARLARIN İKİNCİ PARTİSİ

Erbakan’ın hikâyesini çok geniş bir halk tabakası bilir bu ülkede… Her defasında ihtilâller ve kapatma davaları ile önü kesilen bir iktidara yürüyüş öyküsü… Bin yıl sürmesi hesap edilen 28 Şubat sürecinin akabinde 2002’de AK Parti’nin Türk siyasetine attığı format ile Saadet de en fazla oy kaybeden partilerden biri oldu. Meclis dışında kaldı, her seçimde istikrarlı bir şekilde oyu azaldı. Ancak diğer taraftan da AK Parti’ye verdiği oyu “ödünç oy” olarak niteleyen dindar seçmen kitle, 2000’li yıllar boyunca “İkinci partim Saadet” demekten geri durmadı. 2000’ler boyunca seçmenin öngörüsü; AK Parti bir süre sonra ANAP’laşacak ve dindar seçmen yeniden Saadet/Refah çizgisine dönecekti.

Peki bugün geldiğimiz noktada aynı yerde miyiz?

Yani AK Parti yarın ANAP’laşsa dindarlar Saadet’e mi oy verecek?

Bu konudaki veriler, bu durumun pek de böyle olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Bazı Saadet yetkililerin 15 Temmuz darbe girişimi konusundaki tavrı, Afrin harekâtı sürecindeki genel tavır, 24 Haziran seçimlerindeki genel tutum ve daha pek çok şey, AK Parti’ye oy veren dindar seçmenle Saadet arasına duvar örüyor.

BU DİL, ERDOĞAN’IN DİLİ DEĞİL AMA ERBAKAN’IN DİLİ DE DEĞİL!

Saadet Partisi, siyaset dili tercihi noktasında AK Parti ile aynı dili tercih etmeme eğiliminde… İktidar iddiasında olan bir partinin bu tercihini oldukça normal karşılamak gerekir. Ancak sorun şu ki, bu dil partinin kurucusu merhum Necmettin Erbakan’ın da dili değil! 28 Şubat’ın en sıcak günlerinde askerler kadar Fetullah Gülen tarafından da darbe yiyen Erbakan, 17-25 Aralık sürecinde acaba Saadetli yetkililer gibi mi konuşurdu? Hadi Erdoğan, Erbakan’ın Cumhurbaşkanı adayı olmazdı diyelim; Erbakan, Gül’ü mü Cumhurbaşkanlığına aday gösterirdi?

En önemlisi de siyasi başarısını 70’ler, 80’ler ve 90’lar ve hatta 2000’ler boyunca Türkiye’nin Haçlı ittifakı ve Siyonizm karşısındaki “beka sorunu” ve buna karşı ortaya koyduğu çözüm önerileriyle yakalayan merhum Necmettin Erbakan’ın Türkiye’nin beka sorunu olmadığını söylemesi düşünülebilir mi?

Ama bugün Saadet lideri Temel Karamollaoğlu, “Hükümet, bu seçimleri, genel seçim havasına sokarak, 'aman dikkat, beka problemimiz var. Eğer bizi desteklemezseniz, Türkiye'nin bekası tehlikede' gibi bir havaya ülkeyi sokma gayretinin içine girdi. Biz de kendilerine söyledik, Türkiye'nin bir beka problemi yok” diyor.

O zaman şunu sormak gerekiyor:

Eğer Türkiye’nin gerçekten bir beka sorunu yoksa Milli Görüş’e ne gerek var ki?

 

Bugün dindarların ikinci partisi SP mi MHP mi?

24 Haziran genel seçimleri süreci bu manada önemli bir ipucu verdi. Saadet, adeta iktidara yürür havasında yaptığı seçim çalışmaları neticesinde tarihindeki en düşük oy oranlarından birini aldı: 674 bin oy ve %1,34’lük oy oranı!

Buna karşılık artık seçmen geçişkenliğinin ya da dindarların ikinci partisinin hangi parti olduğu sorusu, geçen seçimlerin sonuçlarının detaylı incelemesiyle ortaya çıkabiliyor:

Seçmenin AK Parti’ye açıkça ‘uyarı’ yaptığı 2015 Haziran seçimlerinde AK Parti %41 oy oranında kalırken, MHP ise %16,3 oy almış. AK Parti’nin % 49,5’lik oy oranı ile tarihi rekor kırdığı Kasım 2015 erken seçimlerinde ise MHP oylarının %11,9 seviyelerine çekildiği görülüyor.

Benzer bir durum 24 Haziran seçimlerinde yaşandı. Son seçimlerde de AKP-MHP seçmeni Cumhur İttifakı’nın ortak Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan’a oy verilirken, AK Parti-MHP arasında seçmen geçişkenliği olduğu ortaya çıktı.

24 Haziran seçimlerine CHP ve İP ile ittifak yaparak giren SP ise CHP listelerinden 2 milletvekili çıkarabildi. Bütün bu veriler ve partilerin beraber anıldıkları oluşumlar yukarıdaki sorunun cevabını az ya da çok bilimsel bir metodoloji ile veriyor olsa gerek…

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı