• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ayhan Demir
Ayhan Demir
TÜM YAZILARI

Erdoğan, Balkanlar’ın rol modeli

13 Nisan 2016
A


Ayhan Demir İletişim: [email protected]

İki binli yılların büyüyen Türkiyesi, dünyanın birçok bölgesi gibi, Balkanlar için de önemli bir rol model olma özelliğine sahip. Bosna Hersek, Kosova, Arnavutluk, Makedonya, hatta Yunanistan ve Sırbistan devlet adamları, Türkiye’yi dikkatle takip ediyorlar.

Sadece Balkan devlet adamları değil, bölgedeki Türkler, Boşnaklar, Arnavutlar, Makedonlar, Yunanlılar ve Sırplar için de benzer bir durum söz konusudur. Öyle ki AK Parti, ‘yurtdışında’, Türkiye’den daha yüksek bir oy oranına sahip. AK Parti’nin her seçim zaferi, Saraybosna, Üsküp, Prizren ve Tiran sokaklarını da hareketlendiriyor. AK Parti, Balkan ülkelerinde seçime girse, birçoğunda tekbaşına iktidara gelebilir.

Türkiye’nin bugün geldiği noktanın baş mimarı, Allah’ın izniyle, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bu sebeple, Balkan ülkelerinin Türkiye ilgisinin merkezinde Sayın Erdoğan yer alıyor. 

Saraybosna Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Enes Durmişeviç’in şu teklifini hatırlıyorsunuzdur: “Eğer Erdoğan’la sorun yaşıyorsanız, bir Boşnak olarak, 150 bakanımızı bir Erdoğan’a değişirim. Böyle imkan olsaydı, 150 bakanımızı bir Erdoğan için teklif ederdim.”

Sayın Erdoğan’a hayranlık duyan Balkan devlet adamlarının en başında Bosna Hersek Cumhurbaşkanlığı Konseyi Boşnak Üyesi ve SDA lideri Bakir İzetbegoviç yer alıyor. SDA ve Bakir İzetbegoviç, 12 Ekim 2014’de gerçekleştirilen son genel seçimlerde, AK Parti ve Erdoğan vari bir kampanya yürütmüştü. 

SDA Sancak lideri Suleyman Uglyanin de, Sayın Cumhurbaşkanımıza ilgi duyan isimler arasında yer alıyor. Öyle ki Sayın Uglyanin, AK Parti ve Erdoğan’ın her seçim zaferinde, özel basın toplantıları düzenlemektedir.

Sosyalist ve Katolik olan Arnavutluk Başbakanı Edi Rama da, Sayın Erdoğan’a büyük ilgi duyan Balkan siyasetçilerinden bir tanesidir. 

Makedon milliyetçisi bir Ortodoks olan Makedonya Cumhurbaşkanı Gyorge İvanov’un Gezi Parkı kalkışması esnasındaki “Sayın Erdoğan, üzülmesin, dirensin” sözleri de yine aynı ilginin bir tezahürüdür. 

Çiçeği burnunda Kosova Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi de sıkı bir Recep Tayyip Erdoğan takipçisidir. Thaçi’nin Cumhurbaşkanlığı seçimi ve sonrasında izlediği strateji, tamamen “Kosova’nın en büyük dostu” olarak nitelendirdiği Sayın Erdoğan’ın siyaset anlayışı üzerinedir.

Hazreti Mevlana ne güzel söylemiş: “İnsan suya düştüğü için değil, sudan çıkamadığı için boğulur.” Darısı, Sayın Erdoğan’ın kıymetini bilmeyen, Türkiye’deki siyasetçilerin başına.

KOSOVA’DA THAÇİ DÖNEMİ

Kosova siyasetinin nabzı, 9 Haziran 2014’teki seçimlerden beri, oldukça yüksek. Koalisyon ortakları Kosova Demokratik Partisi-PDK ve Kosova Demokratik Birliği-LDK’nın tüm çabalarına rağmen tansiyon düşmüyor. 

Ana muhalefet partisi Kendin Karar Al Hareketi-VV ve diğer muhalefet partileri Kosova’nın Geleceği İçin İttifak-AAK ve Kosova Girişimi-Nisma ise tansiyonu yüksek tutmak için her türlü yolu deniyorlar. 

Seçimlerin ardından PDK’ya karşı oluşturulan dörtlü cephenin LDK tarafından kırılması, muhalefet partilerinin elini kolunu bağladı. Muhalefet, çaresizliğin verdiği hırsla, her türlü siyaset dışı yola başvuruyor. 

Siyasetçilere yumurta fırlatmak, parlamento salonuna sis ve biber gazı atmak, kamu binalarına ve araçlarına zarar vermek, duvarlara cumhurbaşkanı, başbakan ve bakanların gayri ahlaki grafitilerini çizmek, bu yöntemlerden sadece birkaçı.

Muhalefet, ülkeyi bir ergen inatlaşmasının kıskacına almak isiyor. Fakat bir şeyi unutuyorlar: “Hırs, kalbin ölçüsünün bozulmasıdır.” Kosova halkı, muhalefetin hırsla hareket ettiğini, kalplerinin bozuk olduğunu görüyor ve aradıkları desteği vermiyor.

Koalisyon ortakları PDK ve LDK ise sayısal çoğunluğun verdiği rahatlıkla, olan bitene pek aldırış etmiyorlar. ‘Kazan-kazan’ prensibi üzerine inşaa ettikleri ortaklıklarını devam ettiriyorlar. Koalisyon anlaşması gereği; LDK, Başbakanlık koltuğunu alarak, uzun yıllardır uzak kaldığı iktidara yeniden kavuştu. PDK da, 17 yıldır partiyi yöneten, Hashim Thaçi’yi Cumhurbaşkanlığı’na taşıdı. 

Kosova’nın ilk Cumhurbaşkanı İbrahim Rugova görevi başındayken hayatını kaybetmişti. Halefi Fatmir Sejdiu ve üçüncü Cumhurbaşkanı Behgjet Pacolli ise Anayasa Mahkemesi’nin kararı doğrultusunda, görev süreleri dolmadan istifa etmiştiler. Dördüncü Cumhurbaşkanı Atifete Yahyaga, her ne kadar AB ve ABD ile iyi ilişkilere sahip olsa da, halkla hep mesafeli oldu. Siyasi tansiyonu düşürmeyi de başaramadı.

Deneyimli bir siyasetçi olan beşinci Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi ise şatafatlı kutlamalar yerine, seçilir seçilmez, halkın arasına karıştı. Toplumun her kesimine barış, diyalog ve hoşgörü mesajları gönderdi.

Thaçi’nin, Cumhurbaşkanlığı devir-teslim törenindeki, “kahraman bir halkın, sade Başkanıyım” sözleri büyük takdir topladı. Önceliklerini milli kimliğin güçlendirilmesi, ülkenin uluslararası alanda tanınırlığının artırılması ve sosyal refah ve ekonomik kalkınmanın sağlanması olarak belirlemesi de oldukça önemli.

Özetle: Eğer Hashim Thaçi söylediklerini gerçekleştirirse, tıpkı Erdoğan gibi aktif bir Cumhurbaşkanı olacaktır. 

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23