• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Atilla Özdür
Atilla Özdür
TÜM YAZILARI
02 Nisan 2020

Kanal..

İlk günlerimizden günümüze bütçemiz yetersiz. Borçla gidiyoruz. Manzaramız böyle…

İlk başta ve son tahlilde dünyayı  saran KORONA, ölüm tehdidiyle sınırlarımızı aştı geldi. İnsanımızı alıyor, huzurumuzu bozuyor. Amaç ve hedefi, yetersiz bütçemizi kurutarak devletimizi çökertmek. Bununla savaş için hükümet eliyle tahminlerin fevkinde para harcıyoruz…

Zaten oldum olası bütçemiz açık. Bununla savaş kaynağını  nereden bulacağız. Ya matbaaya müracaat, ya da ikrazcılara baş vurmak..

Bu manzara sadece bizde değil.  Bütün dünya, üretimde yavaşlama ve kapanmaya girişme, uluslararası ticaret hemen hemen son buldu, vergi gelirleri düşmekte,  kamu harcamaları da umulmadık ölçüde yükseldi…

Haydar Baş’ın ölçüsüz atış olarak değerlendirilen bol para dağıtımlı ekonomi politikasından medet umarcasına devletler, çocuklardan annelere, işçilerinden patronlarına, kiracılardan mülk sahiplerine, borçlulardan alacaklılara velhasılı kelam, para ile ilişkisi bulunan gerçek-tüzel kişilere destek kararları alıyor…

Savaş neticelendiğinde, dünya ekonomisi şüphesiz yeni bir restorasyon dönemine girecek…

KORONA ile savaşta yaptığı sosyal harcamaların, korkucucu seviyelere çıkaracağı kamu borçlarının pek fazla sıkıntıya düşmeden ödenebilmesi için, vergi gelirlerinin yükselmesi gerekecek. Bu da özel sektörün faaliyetine bağlı. Faaliyet ise tüketime…

Türkiyemizi günden güne moda üzerinden borç batağına çeken düşmanımız, aslında tüketim tutkusu. Demek ki, toparlanabilmek için düşmanımızdan, bizlere yardımcı olmasını isteyeceğiz, belki de yalvarırcasına…

Hükümet, tüketim sanayiini, bölüm bölüm, sektör sektör, tahminlerinin de üzerinde desteklemeye zorlanacak..                                

KORONA öncesinde hükümetle kronik muhalefetin aralarındaki ölüm kalım mücadelesinin siyasi riskini hırsla göze aldıkları görülüyordu. Müsabıkların her ikisi de,  zorlandıklarında atışa hazırlanmış  silah temininde  sıkıntıya düşmeyeceklerinden emindiler. Lakin, bu doğal afet, Türkiye’yi olduğu gibi, yabancı kredi kaynaklarını da, hem nakden hem de faiz ve geri ödeme şartları bakımından, oldukça ağırlaştırdı. Bu durumda, kendilerini ağıra satacakları da kesin..

Devlet Başkanları, kendisiyle birlikte partisinin de mevtine sebep olabilecek bu ağır riski, itibar meselesi yaparak yüklenebilecek mi ?. 

Şu noktayı gözden kaçırmamak lazım..

Gezi kalkışması, ağaç meselesi değil idi. Bu isyan denemesinde amaç Erdoğan’dan kurtulmak..

Hal böyle olunca, DIŞ GÜÇLER, kimlerse onlar, KORONA belasını, gökte aradıkları ekonomik silah olarak yerde ayaklarının dibinde bulduklarında, mutasavver kanalın kapılarını niye kapattırmasınlar?.. 

Kanal İstanbul, yetkili-yetkisiz ağzı olanın konuştuğu bir itibar mücadelesi. AKP tarafı, altın yumurtlayacak tavuğa benzettiği bu  su yolunu açmak istiyor. CHP buna karşı çıkarak, çevre tahribatı ve  tarımda verim kaybına yol açacağı gerekçeleriyle, ölümüne de olsa siyasetten dışlanma riskini kumara yatırmaktan çekinmiyor….

İKİNCİ Harp sonrasının simulatörden çıkma canlı kopyasını yaşıyoruz. Savaşa katılmış katılmamış hemen bütün dünya ağır kayıplara uğradı. Ayağa kalkabilmek için hepsi de paraya muhtaçtı.. Son tahlilde kendi hesabını düşünen ABD, bunları fonlayıp çalışma hayatlarını  canlandırdı. Ticari ilişkiler üzerinden kendi komisyonunu da aldı..

Kamu ekonomileri altyapı üzerinden büyük bir istihdam hacmiyle pazarda talep oluşturuyor. Talep, vergi gelirlerini yükseltiyor. Kasası dolan hükümetlerde, istihdama alınan işçilerin ücretlerini ödüyor..

Günümüzün KORONA krizine gelelim..

Bidayette, savaş sonrası krizinde yararlı olmuş Keynesgil uygulamanın, düşkünleri fonlayabilir bir para babasının şimdilerde bulunmamasından, KEYNES’e kapılar kapalı.. 

Böylesine güvensiz tehlikeli bir ortamda AKP ile CHP arasındaki ölümüne inatlaşma, 

Değer mi?..

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Bitikçi1453

Harika bir yazı hocam Allah razı olsun sizden
  • Yanıtla

Faruk altunsoy

Değmez
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı