--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kanal..

Atilla Özdür
Atilla Özdür
13

İlk günlerimizden günümüze bütçemiz yetersiz. Borçla gidiyoruz. Manzaramız böyle…

İlk başta ve son tahlilde dünyayı  saran KORONA, ölüm tehdidiyle sınırlarımızı aştı geldi. İnsanımızı alıyor, huzurumuzu bozuyor. Amaç ve hedefi, yetersiz bütçemizi kurutarak devletimizi çökertmek. Bununla savaş için hükümet eliyle tahminlerin fevkinde para harcıyoruz…

Zaten oldum olası bütçemiz açık. Bununla savaş kaynağını  nereden bulacağız. Ya matbaaya müracaat, ya da ikrazcılara baş vurmak..

Bu manzara sadece bizde değil.  Bütün dünya, üretimde yavaşlama ve kapanmaya girişme, uluslararası ticaret hemen hemen son buldu, vergi gelirleri düşmekte,  kamu harcamaları da umulmadık ölçüde yükseldi…

Haydar Baş’ın ölçüsüz atış olarak değerlendirilen bol para dağıtımlı ekonomi politikasından medet umarcasına devletler, çocuklardan annelere, işçilerinden patronlarına, kiracılardan mülk sahiplerine, borçlulardan alacaklılara velhasılı kelam, para ile ilişkisi bulunan gerçek-tüzel kişilere destek kararları alıyor…

Savaş neticelendiğinde, dünya ekonomisi şüphesiz yeni bir restorasyon dönemine girecek…

KORONA ile savaşta yaptığı sosyal harcamaların, korkucucu seviyelere çıkaracağı kamu borçlarının pek fazla sıkıntıya düşmeden ödenebilmesi için, vergi gelirlerinin yükselmesi gerekecek. Bu da özel sektörün faaliyetine bağlı. Faaliyet ise tüketime…

Türkiyemizi günden güne moda üzerinden borç batağına çeken düşmanımız, aslında tüketim tutkusu. Demek ki, toparlanabilmek için düşmanımızdan, bizlere yardımcı olmasını isteyeceğiz, belki de yalvarırcasına…

Hükümet, tüketim sanayiini, bölüm bölüm, sektör sektör, tahminlerinin de üzerinde desteklemeye zorlanacak..                                

KORONA öncesinde hükümetle kronik muhalefetin aralarındaki ölüm kalım mücadelesinin siyasi riskini hırsla göze aldıkları görülüyordu. Müsabıkların her ikisi de,  zorlandıklarında atışa hazırlanmış  silah temininde  sıkıntıya düşmeyeceklerinden emindiler. Lakin, bu doğal afet, Türkiye’yi olduğu gibi, yabancı kredi kaynaklarını da, hem nakden hem de faiz ve geri ödeme şartları bakımından, oldukça ağırlaştırdı. Bu durumda, kendilerini ağıra satacakları da kesin..

Devlet Başkanları, kendisiyle birlikte partisinin de mevtine sebep olabilecek bu ağır riski, itibar meselesi yaparak yüklenebilecek mi ?. 

Şu noktayı gözden kaçırmamak lazım..

Gezi kalkışması, ağaç meselesi değil idi. Bu isyan denemesinde amaç Erdoğan’dan kurtulmak..

Hal böyle olunca, DIŞ GÜÇLER, kimlerse onlar, KORONA belasını, gökte aradıkları ekonomik silah olarak yerde ayaklarının dibinde bulduklarında, mutasavver kanalın kapılarını niye kapattırmasınlar?.. 

Kanal İstanbul, yetkili-yetkisiz ağzı olanın konuştuğu bir itibar mücadelesi. AKP tarafı, altın yumurtlayacak tavuğa benzettiği bu  su yolunu açmak istiyor. CHP buna karşı çıkarak, çevre tahribatı ve  tarımda verim kaybına yol açacağı gerekçeleriyle, ölümüne de olsa siyasetten dışlanma riskini kumara yatırmaktan çekinmiyor….

İKİNCİ Harp sonrasının simulatörden çıkma canlı kopyasını yaşıyoruz. Savaşa katılmış katılmamış hemen bütün dünya ağır kayıplara uğradı. Ayağa kalkabilmek için hepsi de paraya muhtaçtı.. Son tahlilde kendi hesabını düşünen ABD, bunları fonlayıp çalışma hayatlarını  canlandırdı. Ticari ilişkiler üzerinden kendi komisyonunu da aldı..

Kamu ekonomileri altyapı üzerinden büyük bir istihdam hacmiyle pazarda talep oluşturuyor. Talep, vergi gelirlerini yükseltiyor. Kasası dolan hükümetlerde, istihdama alınan işçilerin ücretlerini ödüyor..

Günümüzün KORONA krizine gelelim..

Bidayette, savaş sonrası krizinde yararlı olmuş Keynesgil uygulamanın, düşkünleri fonlayabilir bir para babasının şimdilerde bulunmamasından, KEYNES’e kapılar kapalı.. 

Böylesine güvensiz tehlikeli bir ortamda AKP ile CHP arasındaki ölümüne inatlaşma, 

Değer mi?..

 

Yorumlar

(13)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Atatürk sever

3 Nisan 2020 23:04

Dipnot cuğum yalnız şu an dünya onun peşinden gidiyor demekki tencere tava üretiyor diye kenara atmamak gerek yavrucugum bende bunu ekleyim

Hacı

3 Nisan 2020 00:42

Bu kanal meselesi bir bakan yedi. Bu korona günlerinde kim kanaldan bahsediyor ki. ...

Tata Tonga

2 Nisan 2020 21:47

Siyasal partiler futbol takımı mı? Ya da fetöcüler ne yapıyordu? Benim takımım senin takımını döver. Sorgulama, düşünme, araştırma benim liderim ne yaparsa doğrudur. Doğru olan kimdir? Sadece peygamberlerdir!

Tata Tonga

2 Nisan 2020 21:44

Keynes den bahsediliyor ise gelişmiş ülkeler Keynes in görüşlerinden vazgeçmiş. Amerika 1929 da ortaya çıkan ekonomik buhranından "new deal" proğramı ile çıkmaya çalışmış. Her tarafa imam hatip liseleri veya düz liseler açılacağına her tarafa dünyada geçerli olan mesleklere uygun olarak meslek liseleri ( tarım, bilişim, sağlık vs vs) açılsa (imam hatip liseleri ihtiyaca göre ) meslek liselerinde Temel din dersleri verilse daha iyi olmaz mı? 

Tata Tonga

2 Nisan 2020 21:04

Formula 1 İstanbul park için de böyle söylüyorlardı. Falandı filandı şimdi inekler otluyormuş. Palandöken kayak merkezi Ortadoğu'nun Alpler'i olacaktı. Herkes Palandöken gelecekti. Şimdi kim geliyor? Bölgedeki kurtlar kuşlar... ya Ankara'daki Anka park? Türkiye'nin world disney i olacaktı. Şimdi ne oldu? Börtü böcük ziyaret ediyor. 

Zebercet

2 Nisan 2020 20:38

Hocam ağzından yel alsın. Korona filan demeyin +60

Korkusuz

2 Nisan 2020 16:08

Her seye hayir diyen chp den kanala evet demesi beklenmez.Kanal bir nimet insallah baslar biterse.KANALDAN CIKACAK TOPRAKLARI OTO YOL.VE YERLESIM BIRIMLERININ KENARINA 5 VEYA FAZLA METRE YUKSEKLIKTE DOKERLERSE SES VE ISIGI KESER KIMSE RAHATSIZ OLMAZ.UZERINIDE AGACLANDIRIRLARSA BUYUK NIMET INSALLAH

Csd

2 Nisan 2020 14:21

CHP li gibi yazmışsın . Yada saadet gibi.

Dipnot:

2 Nisan 2020 12:20

Haydar Taş, Kayseri Yüksek İslam Enstitüsü Yüksek Ekonomi Profesörlüğü bölümünden mezundur. İlaveten tencere tava yapar.

Mustafa

2 Nisan 2020 11:25

Kanal İstanbul biran önce yapılmalı. Kanal istemiyenler kanalı zorunlu olmadıkça kullanmasın.! BU BENİM GÖRÜŞÜM İKİNÇİ BİR KANAL DA İZMİT KÖRFEZDEN KADIRDAN KARADENİZE BU KANAL, KANAL İSTANBUL DAN DAHA GÜZEL OLACAĞINA İNANIYORUM. HAYDİ PARTİSİZ SADECE TÜRKİYE İÇİN CALIŞAN UZMANLAR KANAL KÖRFEZ İÇİN CALIŞMAYA YARARLARI VE ZARARLARINI tarafsızca acıklayın.

Atilla Özdür Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle