--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Mahkeme Kararı ve İçinden Çıkamadığımız Fasit Daire

Ali Osman Aydın
Ali Osman Aydın
11

Edildiği söylenen hakaretin hukuki karşılığının bu kadar ağır olup olmadığını bilmiyorum. Bir yığın benzer örnek gözümüzün önünde cereyan etti. Kimler kimlere ne kadar ağır hakaretlerde bulundular. Bana kalırsa, zorlamadığınız sürece buradan böyle bir “hukuki” sonuç çıkmaz!
Yine bana kalırsa, bu karar “bir merkezden” alınmış gibi duruyor. Fakat bu merkezin iktidar olduğunu düşünmüyorum. Çünkü bu akla, mantığa aykırı duruyor. Siyasi kariyerini kendi elleriyle bitirecek kadar politik meziyetten yoksun bir figürü, tam da siyaseten iflas ettiği, işleri eline yüzüne bulaştırdığı anda neden politik yasaklı hale getirip kahramanlaştırasınız? Neden ona uğraşsa bile elde edemeyeceği bir “mağduriyet” hikayesi armağan edesiniz ki?
Kararın arkasındaki güç, Kemal Kılıçdaroğlu’nu cumhurbaşkanlığı yarışında ekarte etmek isteyen, muhalefet içinden bir hizip olabilir. Böyle düşünmek için haklı nedenler var. Daha 3 Aralık’ta, Kılıçdaroğlu’nun uluslararası danışmanlarla birlikte adaylığını zımnen açıkladığı programı konuşuyorduk. İngiltere’ye gitmiş, finans çevrelerinden “olur” almış, danışmanlarını “Vizyon Belgesi” programında kamuoyuna tanıtmıştı.
Sadece 10 gün sonra işler bütünüyle nasıl değişti.
Bu arada ne oldu?
Devreye başka uluslararası bir aktör, ya da aktörler mi girdi, bilmiyoruz.
Fakat şöyle bir ayrıntıyı hatırlamakta fayda var.
İmamoğlu 12 Aralıkta İsmail Küçükkaya’nın televizyon programına katıldı. Orada, “İlk seçimde yollayacağız. Hiç tereddütsüz. Bu saatten sonra bu seçimi iktidar kazanamaz” dedi kati bir şekilde ve yineleme ihtiyacı duydu, “İktidar bu seçimi ka-za-na-maz... "

İzleyenler bu kendinden emin halin arkasında ne var diye düşünmüşlerdir muhakkak. Sadece bir gün sonra, bu özgüvenin muhtemel kaynaklarından biri deşifre oldu. ABD’nin yeni İstanbul Başkonsolosu (Kasım’da göreve başladı) Julie Eadeh’i 13 Aralık’ta makamında kabul etti İmamoğlu. Eadeh etkili kariyere sahip bir isim. Daha önce Hong Kong, Daho, Shangay, Beyrut, Kudüs gibi stratejik değeri çok yüksek ülkelerde kritik görevler yapmış… Ve gerçekleştirdiği “yararlı” çalışmalar dolayısıyla defalarca ABD Dışişleri Bakanlığının “Üstün Şeref Ödülüne” layık görülmüş.

O görüşmelerde neler konuşuldu bilmiyoruz. Fakat ABD Büyükelçisi Jeffrey Flake’in
Muhalefet turu atmasından yola çıkarak yeni ABD yönetiminin, bizim muhalefeti adam etmeye çalışarak Erdoğan ’sız bir Türkiye hazırlığı içinde olduğunu söyleyebiliriz.

Bu tür durumlarda Yalçın Küçük’ün zihnimi iyiden iyiye karıştıran o sözü aklıma geliyor ve olup biteni bu söz çerçevesinde değerlendirmeye çalışıyorum. Küçük, şöyle söylemişti bir keresinde: “Türkiye’nin son 150 yılını Yahudiler ile Hristiyanlar arasında yapılan bir savaş olarak görüyorum. Biz Türkler bu savaşın figüranı bile değiliz.”

****

Başkonsolos görüşmesinin hemen ertesi günü mahkeme İmamoğlu ile ilgili kararını açıkladı. İmamoğlu’nun Kılıçdaroğlu tarafından engellenen adaylığı, bürokrasi tarafından ilan edilmiş oldu. Ortada şimdi iki aday var.
İmamoğlu’nun yaşadıklarıyla Erdoğan’ın yaşadıkları arasında paralellikler kuruluyor. Oysa Erdoğan’ın hikayesinin ikna ediciliğine karşılık İmamoğlu’nun hikayesi plastik çiçekler kadar yapmacık duruyor. Bununla birlikte mahkeme kararının İmamoğlu’nun beceriksizliklerinin üstünü örterken kullandığı “ engelleniyorum” söylemine cuk diye oturduğu ortada. Sipariş verseniz ancak bu kadar olur. Bu yüzden muhalefetin İmamoğlu cephesinde yüzler gülüyor. Ak Partinin anketlerde yükselişinin ve muhalefetin kendi medyası tarafından bile beceriksizlikle suçlandıktan gelen bu mahkeme kararı, umut ışığı oldu.

Saraçhanede yapılan programa bakılırsa, bu ışık İmamoğlu’nun gözlerini şimdiden kamaştırmış görünüyor. Belediye önündeki katılıma bakılırsa İstanbulluların bu zoraki kahramanlığa çok da iltifat etmediği açık. Kılıçdaroğlu, “İstanbullulara hizmet etmeye devam edeceksin” diyerek bu oldu bittiyi kabul etmediğini gösterse de İmamoğlu şimdiden bir galibiyet havasına girmiş durumda.

Bu karar 6’lı masanın tüm konsantrasyonunu dağıtabilir. Hatta önümüzdeki günlerde masanın devrildiğini bile görebiliriz.

Gerçekçi olmadığını hatta safdilane olduğunu bile bile şunları söylemek istiyorum. Kaynağı şurası ya da burası olsun fark etmez, siyasete müdahale anlamı taşıyan bu karar bir skandaldır. Siyasi rekabetin içinde yer alan bir figüre, mücadele içinde onu artı ya da eksi anlamda etkileyecek bir dokunuş yapılamaz, yapılmamalı. Bu sadece siyasete müdahale değil, seçmen iradesine, olayların tabii akışına ve ülkenin geleceğine müdahaledir. Ve biz sıradan vatandaşlar olarak bu müdahalelerden bıktık, usandık! Beceriksiz bir siyasinin, sırf birileri ona kontrollü operasyon çekti diye ülkenin başına oturtulmaya çalışılması bir rezalet. 2022 yılında ilkeler, projeler üzerinden değil de hala “mağduriyet” üzerinden siyasi hesap yapılıyorsa, bir arpa boyu yol alamamışız demektir.

Bu ülke yüzyıllardır, müdahalelerle şekillenen bir fasit dairenin içerisinde dönüp, dönüp duruyor. Şayet klişe anlamda bir “geri kalmışlıktan” bahsedeceksek bunun ilk ve en önemli sebebi, bu kahrolası fasit dairenin içinden bir türlü çıkamayışımızdır. Bu fasit daire, ister yerli ister yabancı, kim tarafından hazırlanmış olursa olsun, kahrolasıdır!

 

Yorumlar

(11)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Orhan İnan

16 Aralık 2022 22:11

Onların hesabı öyle. Ancak Yüce Allah 'ın izni ile arzu ettikleri sonuca ulasamayacaklar.Millet bu oyunun neticeye ulaşmasını engelleyecek, inşallah.

AKLIN SESİ

16 Aralık 2022 20:32

Yanlış bir yazı. Yazar hakim ve savcıya iftira ediyor. Var mı kanıtınız? Yok. Bunu bir vatandaş söylese ağır ceza alır. Ülkede hiç ciddiyet kalmadı.

VATANDAŞ

16 Aralık 2022 20:25

Şimdi sayın yazar “Bizim yargımızı ABD yönetiyor” mu diyor? Bu söz büyük bir itham ve ispatı gerekir.

Fatih Özkan

16 Aralık 2022 19:41

Çok sağlıklı bir değerlendirme olmuş

Mr. FİXİN

16 Aralık 2022 14:00

ZATEN BÜTÜN HESABI CHP VE 6 MASADA KARIŞIKLIK ÇIKARMAK HATTA DAĞITMAK YOKSA HİÇ KAZANMA ŞANSI YOK  

DİYE

16 Aralık 2022 13:55

DAHA KÖTÜSÜ ABD SEÇİMLERİNE MUDAHALE ETMİŞ PUTİNLE DEFALARCA GÖRÜŞTÜ REYİSİN HİÇ ŞÜPHEN OLMADIMI ACABA DİYE BAŞKASI HAKINDA OLUŞAN

ALİ USTA

16 Aralık 2022 13:35

boş bir yazı madem siyaseten bitmiş biri kılıçdaroğlu niye parlatıp cilalasın prim yaptırsın

Turnosol kagıdı

16 Aralık 2022 11:00

Bu tur davalarda hangi gucun parmagi oldugunu anlamak isterseniz bakin boyle kritik davalara bakan hakimlere 6 ay sonra nerdeler. yargitay, danistay, anayasa mahkemesi vs vs lere mi atanyoryar veya sizin dediginiz deriiin diş gucleri baglantisi nedeniyle anadoluya mi suruluyorlar. Ama bu kararı verenleri bence 6 ay bile beklemeyecegiz. Tarih yalan soylemez hep cikti gene 1_2 aya kokusu cikar.

ADİL

16 Aralık 2022 09:14

ALİ OSAN KARDEŞİM ARTIK DÜŞMANIN GÜNDEİYLE YAŞAAYI BIRAKMALI VE YENİ ANAYASA YAPILIRKEN BU GİBİ KONULAR DÜŞÜNÜLMELİ VE HİÇ BİR BELEDİYE BAŞKANININ DIŞ DEVLETLERLE GÖRÜŞME YAPA HAKLARI OLMAMALI ÇÜNKÜ FESAT ÇIKARIYORLAR TÜM BELEDİYELERİ DÜŞÜN

Bu çok önemli bilgiler ışığında

16 Aralık 2022 08:27

3 Aralık’ta, Kılıçdaroğlu’nun uluslararası danışmanlarla birlikte adaylığını zımnen açıkladığı programı konuşuyorduk. İngiltere’ye gitmiş, finans çevrelerinden “olur” almış... yabancı danışmanla ... Türkiye'nin ikinci yüzyılı gibi iddialı bir vizyon belgesi ile... cumhurbaşkanı adaylığına hazırlık yaptığını ilân etti...bu ataktan sonra da ....İmamoğlu 12 Aralıkta İsmail Küçükkaya’nın televizyon programına katıldı. Orada, “İlk seçimde yollayacağız. Hiç tereddütsüz. Bu saatten sonra bu seçimi iktidar kazanamaz” dedi kati bir şekilde ve yineleme ihtiyacı duydu, “İktidar bu seçimi ka-za-na-maz... " İzleyenler bu kendinden emin halin arkasında ne var ? derken...çok değil ertesi gün...ABD’nin yeni İstanbul Başkonsolosu Julie Eadeh’i 13 Aralık’ta makamında kabul etti ...kasım da görevine başladı...o zaman İmamoğlu ' na verilen ceza ya... CHP içinde ki rekabetin sonucu olduğunu düşünebiliriz...ayrıca CHP içindeki hesaplaşmanın faturasını da Erdoğan'a yüklemekle her iki tarafın kazançlı çıkacağını düşünüyor olabilirler...

Ali Osman Aydın Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle