• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Veteâvenü alel birri vettakva

06 Ağustos 2022
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

ÖSYM Başkanlığına yeni atanan Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy aleyhine kampanya başlatıldı.

Yok yok..

Bayram Ali Ersoy’un, daha önceki başkanlar profesör iken, lise mezunu olmasını söyleyerek itiraz etmiyorlar..

Tam da onların istedikleri gibi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Eğitim Fakültesi’nden mezun, Bayram Ali Ersoy.

Dahası var..

Bölümü de Matematik.

Yüksek Lisansını Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü’nde yine Matematik alanında yapmış..

Hani bazı tipler var..

Edebiyat mezunu, ama yüksek lisansını (iki yıllık çalışma) bambaşka bir dalda yapıp, iki alanın birden uzmanı gibi, “her şeyi bilirim abi” diye hava atıyor.

Böyle bir durum sözkonusu değil..

Matematik ile başlamış, Matematik ile devam ediyor..

Doktorası mı?

O da Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü’nde ve yine Matematik alanında..

Pozitif ilim alanında lisans, yüksek lisans eğitimini yapan, doktorasını tamamlayan Bayram Ali Ersoy’u bu açıdan hedef tahtasına koyamayan CHP zihniyetliler..

Millet İttifakı içinde, hemen yanıbaşlarında Ali Babacan’ın DEVA’lılarının olduğunu. Ahmet Davutoğlu’nun Gelecek Partilileri olduğunu..

Saadet Partililerin olduğunu unutmuşlar..

Her üç partinin de tabanının çok iyi tanıdığı ESAM ile irtibattan, İlkseç Vakfı etkinliklerine katılmaktan, İlim Yayma Cemiyeti ve Cihannüma Derneği yakınlığından bahsederek, bu sivil toplum kuruluşlarını zararlı kuruluşlar, bu çalışmaları da suç gibi göstermeye kalkışmışlar..

İşareti alan CHP’ye yakın köşe yazarları da, “Bir cemaatten kurtulduk, bir diğerine mi teslim oluyoruz” modunda alçakca hakaretlerle saldırılarını sürdürmüşler..

Diğer gazetelerin iç sayfalarında yer alan, ancak Sözcü ve Birgün gazetesinin birinci sayfasından, kimliklerini de deşifre edecek şekilde, büyük bir cesaretle yayınladığı bir fotoğraf var ki..

CHP zihniyetinin medyasının, nasıl bir din karşıtlığı içinde olduğunu çok net olarak ispatlıyor..

ÖSYM Başkanlığı’na atanan Prof. Bayram Ali Ersoy’un İlkseç Vakfı’ndan üç kişi ile birlikte bir plaket takdimi vesilesiyle çekilen fotoğraf, ve arka planda duvarda asılı olan arapça yazılı bir levha..

Büyük ihtimalle Sözcü okurları, Birgün okurları, ne yazıldığından habersiz şekilde, “Ahan işte suç delili” diye hükmü çoktan vermişlerdir..

Yargısız infazı, kendi kafalarında tamamlamışlardır.

Oysa şu yapılmalı değil miydi?

ÖSYM Başkanlığı’na getirilen ismi illa eleştirecekseniz, varsa öyle bir defosu, “Gece kulübünden çıkmıyor.. Bar-pavyon dolaşıyor. Şu mankenle geziyor, onu bırakmadan diğeri ile buluşuyor” eleştirileri ile o makama layık olmadığı hatırlatılmalı iken..

Böyle bir hatasını, eksiğini bulamadıkları için..

Duvarda asılı ayet-i kerimenin net olarak gösterildiği fotoğraf eşliğinde, “Hala akıllanmıyoruz” başlığını atıvermişler..

Oysa ayeti okuyup, mealini öğrenip şunu söylemeleri gerekmez miydi:

“Hay Allah razı olsun. ne güzel bir levha.. Ne güzel bir uyarı.. Duvarda asılı levhadaki ayetin emri gereğince görev ifa etmenizi, her daim iyilikte yardımlaşmayı, günahlardan sakınmada yardımlaşmayı, Allah’tan temenni ederiz” demeleri gerekir iken..

“Tarikat dernekleri etkinlerinde” diyerek..

Sanki tarikatlar suç örgütleri imiş gibi..

Dahası var..

Sanki levhada bir tarikatın mesajı varmış gibi algı oluşturmuşlar..

Ne yazıyormuş, duvardaki levhada?

Ayetleri latin harfleri ile yazmak doğrudur-değildir tartışmasını ilim adamlarımıza bırakalım..

Belki arapça okumayı da bilmeyen okurlarımız olabilir düşüncesi ile..

Türkçe okunuşunu mecburen aktaralım:

Veteâvenü alel birri vettakva”.

Meali, “İyilik ve takva (Allah’a karşı gelmekten sakınma) üzere yardımlaşın.”

Veya bir başka şekildeki meali: “İyilik ve takvada (Allah’a karşı gelmekten sakınma) yardımlaşın.”

Bu cümle, Maide Suresi’nin ikinci ayetinden bir bölüm....

Böyle bir içeriğe sahip levhayı, her daim hatırlamak ve hayata geçirmek için duvarına asan bir ilim insanını öveceklerine..

Tebrik ederek, vazifesinde başarılar dileyeceklerine.

“Aman ha aman. O uyarıdan asla ayrılma” diyeceklerine..

“Bu uyarıdan ayrılmazsanız, ayrılmazsak, ne ÖSYM soruları çalınır, ne çalınmasına seyirci kalınır, ne böyle bir şey olmadığı halde birileri böyle yalanlar uydurur.. Hep birlikte bu ayete uyalım. Birbirimizi uyma konusunda uyaralım” diyeceklerine..

Sanki levhada olumsuz bir şey yazılı imiş gibi.

Sanki, “Amaçlar, araçları meşru kılar” şeklinde ahiretsiz ideolojilerin felsefesini hatırlatan bir ilke yazılı imiş gibi.

“Soru da çal, çaldır, menfaatine bak. Partinin elemanlarına kadro aç.. Soruları ver, makamlara getir” denilmiş gibi.

Algı oluşturuyorlar..

Belki levhadaki ayetin tamamını alıp, tekrarlayacaklarına..

Ayetin daha evveliyatında, “Mescid-i Harâm’a girmenizi engellediler diye bir topluma karşı duyduğunuz kin, sakın aşırı gitmenize sebep olmasın.” uyarısını görüp, “Bak, bu ayette birebir, haksızlık yapılmaması öneriliyor.. ‘Bir topluluğun size yaptığı haksızlık sebebi ile onlara duyduğunuz karşıtlığınız, sizi aşırılığa götürmesin’ uyarısı yapılıyor.. Ne güzel, tam da ÖSYM Başkanı’nın da, kendi şu veya bu yönde görüşü olsa bile. Siyasi bir bakış açısı olsa bile.. Kesinlikle kimseye karşı haksızlık yapmaması, hatta kendisine, sevdiklerine bir haksızlık yapılmış olsa bile, onlara karşı bir yanlış yapmaması öneriliyor” hatırlatması yapacaklarına..

Levhadaki “İyilik ve takvâ hususunda yardımlaşın, günah ve haksızlık yolunda yardımlaşmayın.” cümlesinden sonra da..

Ayetin devamındaki bitiş cümlesini hatırlatıp titreyeceklerine.. Muhataplarının da titremelerini tavsiye edeceklerine..

Ki, ne ile bitiyor, ayet-i kerime: 

“Allah’tan korkun, çünkü Allah’ın cezası çetindir.”

Evet, haksızlık edenler için, tartıştığımız konu bağlamında söyleyecek olursak, eğer yaşanmış ise, soru çalanlar için, çaldıranlar için, çalınmasına seyirci kalanlar için, “Allah’ın azabının çetin olduğu”nu hatırlatmaktan daha net caydırıcı bir uyarı bulabilir misiniz?

Allah, inananların, inandıkları ayetlere harfiyyen uygun hareket etmelerini nasib etsin.

İnanmayanların/inanç alanında tereddütü olanların düşmanlıklarından bizleri muhafaza buyursun.. Amin.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Abdurrahman Dilipak vermiş cevabı

Şeytan bizi Allah’la da aldatmasın, Atatürk’le de, Siyaset’le de aldatmasın, Tarikat’le de. Sakın ola aklınızı kiraya vermeyin, din ve devlet büyüklerinizi İlah ve Rab edinmeyin. Şeytan, müşrik dostları eli ile Allah’a isnad edilen putlar diktirmedi mi ve Resul’e uluhuyed isnat ettirmedi mi!.

şüayıp

İnsanı insan yapan inançlarıdır
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23