• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI
25 Eylül 2020

Türk vekil Murat, David’den fazla Amerikan!

Tartışma, ABD Türkiye Büyükelçisi DavidSatterfield’in bir forumda yaptığı konuşmada sarf ettiği iddia edilen cümlelerle başladı..

Adam ABD elçisi..

Tabii ki, işleri ABD lehine yontacak.

ABD lehine yorumlayacak. ABD lehine çarpıtacak..

Bunda şaşılacak bir şey yok.

Nedir yaptığı çarpıtma?

Türkiye sanki, ABD’li ilaç şirketlerine borç takmış, ödemiyormuş gibi bir hava estirerek, “Türkiye’deki devlet hastanelerinin yabancı ilaç şirketlerine borcunun bir yıl içinde 230 milyon dolardan 2.3 milyar dolara çıktığı ve şirketlerin böyle devam etmek istemeyebileceği, bunun da Türkiye’nin çıkarına olmayacağı” iddiasında bulunuyor..

Türkiye’yi ilaç vermemekle tehdit eden bu ahlaksız adam, ABD’nin PYD’ye verdiği binlerce TIR’lık bedava silahın sözünü ediyor mu?

Etmiyor..

PYD’ye IŞİD ile mücadele için verilen ve sonrasında geri toplanacağı defalarca deklare edilen, ancak geri toplanmayan silahlarla, Türk askerlerinin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının kaçının canını kaybettiğinin hesabını sormaya başlarsak..

ABD Büyükelçisi David efendi, karşımızda  durabilir mi?

Duramaz..

F35 ile ilgili anlaşma gereği, Türkiye’ye verilmesi gereken uçakların, halen teslim edilmemesi üzerinden, Türkiye’nin ABD’de olan alacağını masaya yatırdığımızda, ABD elçisi David, yüzü kızarmadan, bize bir açıklama yapabilir mi?

Yapamaz..

ABD ile daha çok görülecek hesaplarımız var..

Suriye’ye burnunu sokan ABD’nin yüzünden, aldığımız 4 milyon Suriyeli göçmen sebebi ile “Bunun müsebbibi sizsiniz.. sizin yüzünüzden, sizin Suriye’deki işgaliniz yüzünden, 4 milyon Suriyeli Türkiye’ye sığındı. Bu Suriyelilerin Türkiye’ye maliyeti 50 milyar dolar” dediğimizde ve bunun tazmin edilmesini istediğimizde, ABD büyükelçisi David’in arkasına bakmadan masadan kalkıp kaçacağını tahmin etmek zor mu?

Değil..

Ama bu ABD elçisi.

ABD’nin adamı..

ABD’nin çıkarlarını korumak için, görevini ifa ediyor..

Ordan maaşını alıyor..

Onun borusunu öttürüyor..

Türkiye’nin yurtdışından bir yılda ithal ettiği ilaç miktarı son 8 yıldır 4.8 milyar dolar civarında seyrediyor. Nüfusumuz ve sağlıkta kullanılan ilaçların miktarı artmasına rağmen, ithalatımız aynı miktarda seyrediyor.. 

Acaba, pastadan daha fazla pay almak için, çakalların başında gelen ABD’nin elçisi, Türkiye üzerinde baskı kurmanın planlarını mı yapıyor diye biz düşünürken..

İlaç vermeyebiliriz ahlaksız tehditlerini  biz ABD’lilere yakıştırsak da..

İçimizi esas acıtan, Türkiye’de seçime giren. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından oy alıp, milletvekili seçilen.

Halkçılık ilkesi ile hareket ettiğini iddia eden CHP listesinden milletvekili olan isimlerin, ABD’nin borazanlığına soyunması..

Somut isimleri de vereyim..

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, BBC Türkçe’ye konuşmuş..

“BBC’ye konuşan, İngiliz menfaatlerine göre konuşur” tespitimizi yapıp, bu önyargımızı test edelim..

Bakalım bu haksız bir önyargı mı?

Yoksa tam da maddi hayatta olanlarla örtüşen bir gerçek mi?

Türk halkından oy alıp TBMM’ye seçilerek milletvekili olan, Türk halkının vergileri ile maaş alan CHP milletvekili Murat Emir konuşuyor:

“Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilileri, bugün Ankara’da ilaç firmalarının temsilcileriyle görüşmede. Borçlara ilişkin yüzde 60’a varan indirim talep ediliyor.”

Böyle bir bilgiyi edinen bir Türk milletvekili, şunu demesi gerekmez mi?

“Ne mutlu bize. Ne mutlu Türkiye’ye.. Türkiye’nin haklarını, kendi işyerinin haklarını korur gibi gözeten bir bakanımız var. Türk halkının cebinden çıkacak parayı, kendi cebinden çıkacak para gibi gören ve kıran kırana mücadele eden bir siyasetçimiz var. Kendisinden Allah razı olsun.”

Bir Türk milletvekilinin, söyleyeceği şey, bu olmalı..

Peki, CHP milletvekili Murat Emir ne diyor?

Kimin mikrofonuna konuşursan, onun borusunu öttürürsün.

Nitekim de öyle oluyor..

Murat Emir, bakın ne değerlendirmede bulunuyor:

“Şu anda kamunun hem yerli hem yabancı ilaç ve tıbbi cihaz firmalarına 18 milyar TL borcu bulunuyor. Bu borçlar, 36 aya kadar varan gecikme gösterdi.”
İfadeleri görüyor musunuz!.

Çaktırmadan çaktırmadan, nasıl ABD’nin sözcülüğünden yana vurgularla dolu..

ABD’nin haydutluğu, emperyal emelleri.. Milyonlarca Suriyeli göçmene, Türkiye’nin misafirperverliği ve onlara yapılan ilaç yardımları gibi konuları hiç gündeme bile getirmeden..

Türk milletvekili, ABD milletvekili imiş gibi, “Olmaz ki ama.. 18 milyar borcumuz var.. 36 aya kadar geciken ödemelerimiz var. Olmaz.. Bu miktar borç da olmaz, borçlarda bu kadar gecikme de olmaz” demeye getiriyor..

Türk halkından değil ama..

ABD’den bir alkışı alıyor..

Devam ediyor, CHP milletvekili Murat Emir:

 “Türkiye’deki ilaç sektörü, ‘bu kadar gecikmeye rağmen’ yüzde 60 seviyesindeki bir indirimi kaldıramaz”..

Vay vay vay.

ABD’nin dört dörtlük sözcülüğüne soyunan adama bakın..

ABD uşaklığına soyunan sözde Türk milletvekiline bakın..

% 60 indirime dayanamazlarmış..

Sana ne Murat efendi?

Adın Murat, ama David’den daha fazla ABD çıkarlarını düşünüyorsun..

Sana ne ABD kaynaklı ilaç firmalarının yapacakları indirimden?

Sen komisyon mu alacaksın ki, “bu indirim olmaz” diyorsun.

Sen Türk halkının menfaatlerini gözetmek için mi vekil seçildin!?

Yoksa ABD menfaatlerini, hatta ABD’nin çakallıklarının savunuculuğunu yapmak için mi milletvekili seçildin!?

Türkiye pazarlığını yapar, % 60 olmaz, % 50 olur, % 40 olur. Ama indirimini ister, pazarlığını yapar, sonucuna göre hareket eder. Burda bir Türk milletvekili, görüş açıklayacak ise, Türk halkının cebinden çıkacak paranın az olması için gayret eder.

Türk halkının cebinden çıkacak paranın fazla olması için görüş açıklamaz..

“ABD’li ilaç şirketleri buna dayanamaz” şeklinde, rezil mi rezil bir söylem ile karşımıza çıkmaz. Çıkmamalıdır..

Murat Emir’in şu ifadelerine bakar mısınız: “Hem yerli hem yabancı ilaç firmalarıyla yapılan indirim görüşmeleri gerçek bir pazarlık değil. Kamu, aylardır krediyle yaşama savaşı veren ilaç sektörüne sopa gösteriyor ve hiç ödeme yapmama tehdidi ile pazarlık sürdürüyor.”

Aman Ya Rabbi..

Bu adam kafayı yemiş..

Bu adam, bu söylediklerinin, seçim mitinglerinde karşısına çıkmayacağının garantisini mi almış? Kimden almış?

ABD’den mi almış, İngiltere’den mi almış?

ne nezil bir konuşma bu.
Ne rezil bir amerikancı söylem bu?

Çağrım, CHP’lilere de.

Yerli iseniz. Milli iseniz. Bu adama tepkinizi koyun..

Nokta.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

mutmaine

ne tepkisi ! üstüne alkışlar ,doğru söylüyor diye sıvazlar..gazete ve tv lere çıkarırlar....burası TR ..Nokta
  • Yanıtla

Bu milletvekli sizi mahkemeye verebilir...

Bu cümlenizden dolayı: "ABD uşaklığına soyunan sözde Türk milletvekiline bakın.."
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23