• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI
14 Ağustos 2020

Söyle prof; ithal ürünler dolarla, ihraç ürünler TL ile mi?

Daha üç gün önce. “Haydi buyrun, ekonomi konuşalım!” diye yazmıştım.

“83 milyonluk Türkiye’de, en az 75 milyonun sorununun kahvaltı sofrasında ne yediği, akşam yemeğinde neler yiyeceği, üzerine ne giyeceği, barınma ihtiyacını nasıl karşılayacağıdır.. Nedir bu altın muhabbeti. Yok altın fiyatı arttı, yok ‘eskiden 6 çeyrek alırken, artık 3 çeyrek alıyoruz’ muhabbeti.. Kimse, kahvaltıda çeyrek altın yemiyor. Kimse akşam yemeğinde cumhuriyet altını ile doymuyor. “Ekmeğin fiyatında, peynirin, mutfak ihtiyaçlarının fiyatında bir değişiklik yok ise, ki yok.. Bizi cumhuriyet altını ilgilendirmez” dedim..

Bazı okurlarımız itiraz etti; “Altının değeri eninde sonunda kahvaltı sofrasına da etki eder. Akşam sofrasında yediklerimize de” dediler..

Cevap verecektim; “İyi de, o sofraya etki ettiğinde zaten konuşacaksınız.. Bekleyin, etki ettiğinde konuşursunuz.. Şimdi, altın değerlendiğinde bir fiyaka, yarın kahvaltılık fiyatları arttığında bir fiyaka daha yapacaksanız.. Bu hainliktir. Bu sahtekarlıktır.. Kaldı ki, altın, dolar karşısında da değer kazanmış.. ABD’de insanlar akın akın, ‘Hoop n’oluyoruz, doların değeri pula döndü’ diyor mu?” 

Araya başka konular girdi. Cevabını sayfamda yayınlayamadım. Daha başka cevaplarım da vardı. Altının değer artışı, günlük hayatı ne oranda etkiler, doların değer artışı, ne kadar etkiler, misaller verecektim.. Olmadı..

Ama Hazine Bakanı Berat Albayrak’ın, “doların durumu ne olacak” şeklindeki bir soruya, “siz dolarla mı maaş alıyorsunuz” cevabı vererek, “dolardan sana ne” anlamında karşılıkta bulunması, bazılarını fena kudurttu..

Bilim adamından siyasetçisine, ekonomistinden siyasalcısına kadar herkes, “Aha, kafaya bak. Dolar fiyatının yükselmesiyle alay etmeye kalkıyor” dediler.

Hele hele, 2 sene önceki dolar operasyonunu, “Kardeşim üretiminiz az ise. Dışarıya bağlı iseniz. Cari açığınız var ise, doların olacağı budur. Dış güçlerin operasyonu mavalını boşverin.. Operasyon falan yok. Doların bir gecede 5.70’den 7.10’a çıkması normaldir” diye izah eden birisi, dolar tekrar 5.60’lara kadar indiğinde kendisine ve aynı taifeye sorduğumuz, “Noldu da dolar 5.60’a indi? Üretimimiz mi inanılmaz oranda arttı? Dışa bağımlılığımız sona mı erdi? Cari açığımız üç ayda fazlaya mı dönüştü. Eğer dış güçlerin operasyonu yok ise, dolar 7.10’dan niye 5.60’a indi” dediğimizde, “Haydi bana izin” deyip, ortalıktan toz olmuştu.

Şimdi yine (Adını da vereyim, Prof. Özgür Demirtaş) kafayı çıkarmış, Berat Albayrak’a cevap yetiştiriyor; 

“Dolarla işimiz var:

1) İhracat yapmak için dışarıdan aldığımız tüm Ara Mallar Dolarla. 2) Elektrik Dolarla. 3) Doğalgaz Dolarla. 4) Yediğimiz gıdaların tohumları Dolarla. 5) Gübre Dolarla. 6) Bir Gömlek Türkiye’de dikilse bile dışarıdan aldığımız pamuk Dolarla. Dokuma makinası Dolarla. 7) Yeterli et yok. Dışarıdan aldığımız kesimlik hayvan Dolarla. 8) Elektronik aletlerin çoğu Dolarla. 9) Çocuk kıyafetlerinin büyük kısmı Dolarla. 10) Telefon Dolarla. 11) Türkiye’de üretilse bile TV ünitelerindeki LCD ekran Dolarla. 12) Bilgisayarlar Dolarla. 13) Kimyevi maddelerin bir kısmı Dolarla. 14) KAĞIDIN hammaddesi bile Dolarla. 15) Sağlık ekipmanları Dolarla. 16) Yabancı ilaçlar Dolarla. 17) Motor Dolarla. 18) Türkiye’nin uydusunu fırlatması bile Dolarla. 19) Aşı Dolarla.

Yeter mi? Devam edeyim mi?

Evet elbette istemezdik ama tırnaktan saça kadar dolarla. O yüzden dolarla işiniz mi var? gibi bir soru sormak yerine, yapısal reformlarla bu bağımlılığı koparmak lazım. Sevgiler.” diye yazmış..

Profesörümüz yine toz olmayacaksa sorayım; “Bu kadar uzatmanıza gerek yoktu. “Ara mallar”dan başlayıp, doğalgaz, elektrik” ile devam etmenize gerek yoktu.. TÜİK Resmi rakamları her ay açıklıyor.. Biz bunların hepsine, ithalat diyoruz.. İthalatımız 2019’da 210 milyar dolardı” demeniz yeterdi.

Ama bilim adamı iseniz, ben sizden şunu da beklerdim; “İthalatımızın bu kalemleri dolarla ama. Tabii ki ihracatımızın kalemleri de dolarla. Yani otomotiv ürünlerini ihraç ediyoruz dolarla.. Tekstil ürünleri ihraç ediyoruz, dolarla, hububat, bakliyat ihraç ediyoruz dolarla. Hazır giyim ve konfeksiyon ürünleri ihraç ediyoruz, dolarla.. Madencilik ve ürünleri ihraç ediyoruz dolarla.. Kısacası, dolar yükselince, toplumumuzun ihraç ettiği malın TL karşılığı da ihraç miktarı aynı kalsa bile artıyor” demeniz gerekirdi..

Bunu demiyorsanız..

Bilim adamı değil, filim adamısınız demektir..

Şunu diyebilirsiniz..

“İthalat ile birlikte ihracat da aynı anda değerlendirilir. 

Türkiye’nin 2019 ithalatı 210 milyar dolar. İhracatımız ise 180 milyar dolar. Arada 30 milyar dolar eksimiz var. Bunu da turizm vesair ile veya ihracatı biraz artırarak, ithalatı biraz kısarak başa baş hale getirdiğimiz anda.. İşi bitirmiş oluruz. O güne kadar, siz operasyon deyin, biz işin gerçeği diyelim, bu dalgalanmalar devam eder.”

Bunu dese, başım üstüne..

Ama ne diyor, “Hayatımız dolarla. Doların artması bütün hayatı olumsuz ölçüde etkiler” bunu dediğiniz an.. Birisi de sorar, “Peki ihracatımızı olumlu anlamda etkilemez mi?” Vereceğiniz cevap kalmaz. Toz olur kaçarsınız..

Dememiz gereken aslında şu; “Doğal zenginliklerimiz, diğer ülkelere göre çok az olsa da. İthalat ile ihracatı arasındaki fark, % 15’lik eksi yönde orana kadar düştü.. Bunu da azalttığımız veya diğer lehe kalemlerle bu farkı kapattığımız an, ‘dolar ister 10 lira olsun, isterse 20 TL olsun’, artık sırtımız yere gelmez”

Kimse eziklik kompleksine girmesin. Kimse, “Bu adamlar profesör” ezikliğine düşmesin. Tablo ortada. Ne kadar doların fiyat yüksekliğinden etkilenen işimiz varsa, hemen hemen o oranda, dolar yüksekliğinden olumlu etkilenecek işimiz var..

Dolar sadece ithalatta değil, ihracatta da 7.20 TL. Aldığımız malı dolarla, sattığımız malı TL ile satmıyoruz, herhalde! Benzini 1 dolara alıyorsak, 1 dolar 6 TL iken 6 TL çıkıyordu.. Dolar 7.20’ye çıktığında, cebimizden 7.20 TL çıkıyor ama..

1 dolarlık konfeksiyon ürünü ihracatımızda, dün cebimize 6 TL girer iken, dolar değer kazanınca, artık 7.20 TL girecek..

Okey mi, çok bilmiş profesörler..

Şunu da kimse söylemiyor; “Üretmeyelim, yan gelip yatalım. Dolar yükselsin, bize ne?” Böyle bir şey diyen yok. Bunu da hatırlatalım..

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

la edri

 evde -yaşlı annem ve dört yaşında kızım dahil - altı kişiyiz.canım kavun çekti gözü karartıp aldım . tam 34 TL tuttu. bir öğünde zar zor yetti. .. ha sesimiz soluğumuz çıkmıyor; sıkıntılarımız ,çektiklerimiz duyulmuyor/duyurulmuyor olabilir. o ayrı. bizde durum böyle.
  • Yanıtla

Hasan

... yap işletler dolara endeksli değil mi artınca bizim fatura artmıyor mu kafamda deli sorular
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı