• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Ele verir talkımı, kendi yutar salkımı! Tabii ki Sülün Osman!

17 Nisan 2023
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

 

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, belediye bütçesinden finansı sağlayıp, Cumhuriyet’e, Sözcü’ye, Karar’a, Milli Gazete’ye, Yeniçağ’a aynı başlıklarla haber yaptırmış..

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Mülakatı kaldırıyoruz” dedi ya..

Hemen kafayı çıkartıp, soruyorlar:

“Kaç kişinin hakkı yendi?”

“Kaç kişinin hakkına girdiniz?”

“21 yıl sonra akıllarına geldi”

“21 yıl sonra mı aklınıza geldi?”

“Acaba kaç milyon kişinin hakkını yediniz?”

Hani bu başlıkları atan gazeteler,  sabahtan akşama kadar, “Kemal Kılıçdaroğlu başörtülüler için helallik istiyor. Ne var yani, hala kindarlığa, düşmanlığa devam mı edeceksiniz” diyenler olmasa..

“Adamlar ilkeli..” diyeceğim.

Adam Kılıçdaroğlu’na gelince milyonlarca başörtülünün, İmam hatipli gencin haklarını yediler..

Onlara kalsa, o yenilen haklar, bugün dahi hala devam edecekti..

Tayyip Erdoğan güçlü irade gösterdi de, o zulmü sonlandırdı.

Şimdi Kılıçdaroğlu çıkıp, “Yasağı ben kaldırdım. İHL’lerin katsayı haksızlığına uğramasına ben son verdim” diye kasım kasım kasılıyor..

Bunun tam karşısında..

Eski yılların AK Parti iktidarına devrettiği, mülakat sistemini, yine Erdoğan, biraz gecikmiş de olsa kaldırıyor.

Eskiden olan bir sistemi, Erdoğan kaldırıyor.. Ama Kılıçdaroğlu’nun borazanlığını yapan medya, “21 yıl sonra mı aklınıza geldi” diyorlar, nefretlerini kusuyorlar..

“Kaç kişinin hakkına girdiniz” diyorlar, kindarlıklarını perçinliyorlar..

Başörtülüler için de, sorsanıza, “Kaç kişinin hakkına girdiniz” diye.

Soramazsınız..

Hem başörtülülerin hakkını yemek, öyle mülakata benzese..

Mülakatı kaybeden, bir sonraki imtihanda kazanabilir.

Kazanmıştır da..

Hani çıkıp da hiç kimse diyebiliyor mu, “21 yıldır imtihanlara girdim, Hep yazılıyı geçtim. mülakatlarda hep kaldım”

Bir tane örnek var mı? Yok.

Bu sene kazanamadı ise, gelecek sene, o sene de olmadı ise, diğer sene mutlaka kazanmış, atanması yapılmıştır.

Ama ben size, 20 yıl boyunca üniversiteye devam edemeyen, hakkı yenen bir tane, iki tane, 10 tane, 100 tane değil, yüzbinlerce başörtülü kız gösteririm..

Yüzbinlerce imam Hatipli gösteririm, ki hak ettikleri fakültelere puanları çalındığı için 15 sene boyunca giremediler..

“Mülakat sistemi olsa da, sınavda başarısız gösterilenin dava açma hakkı var. Dava açtığında, hakkını alır” dedim..

Peki başörtülü olduğu için fakülteden kovulanlar, katsayı zulmü sebebi ile hakkettiği fakülteyi kazandığı halde, kazanamamış ilan edilenler, dava açtıklarında haklarını alabildiler mi?

Ne gezer?

Şimdi helalleşmek isteyen CHP’nin kafasındaki hakimler “Sen meslek lisesini seçmişsin. Puanını çalmak, haktır” dediler, davaları reddettiler..

Muhataplarımız öyle bir algı oluşturuyor ki..

Bizim mahallenin insanları bile, “Canım mülakat niye var? Liyakate önem verilmeli, Böylece kadrolaşmanın önüne geçilmeli.” diye ahkam kesiyorlar..

Dersiniz ki, AK Parti iktidarında, 21 yıldır devlet dairelerine, mülakat sayesinde  hep AK Partililer alınıyor..

Sol cenahtan bir kişi bile alınmadı.

Tıpkı..

Ekrem İmamoğlu’nun başkanlığındaki İBB’ye, CHP’li Özgür Nas’ın “Alınacak elemanlardan % 35’ini CHP teşkilatından alıyoruz. % 15’ini İyi Parti’den. % 15 de diğerlerinden.. Gerisini de ..” dediğindeki gibi..

AK Parti de, devlete alınan elemanları, hep AK Parti teşkilatlarından gelen listeye göre almış gibi, algı oluşturuyorlar.

CHP’liler/Ekrem İmamoğlu, kendilerinin paçalarından akan çamuru, AK Parti’ye yamamaya çalışıyorlar..

Hodri meydan diyorum.

Her biriniz, az veya çok..

Devlet dairelerine işiniz düşüyor.

Maliye’sinden, Adliye’sine..

Hastanesinden sağlık ocağına..

Okulundan, fakültesine..

Birebir şahitliklerinizi konuşturun: “Gittiğiniz her yerde, AK Partili memurları mı görüyorsunuz?”

Çok net soruyorum..

Seçmenin % 50’sinin Cumhur İttifakı’na oy verdiği gerçeğini dikkate alarak söyleyin.

Gittiğiniz devlet dairelerinde, iki kişiden birisi yerine, üçe ikisinin, dörtte üçünün Cumhur İttifakı’nın mensubu olduğu yönünde sizde kesin kanaat oluşuyor mu?

Yoksa.. Gittiğiniz devlet dairelerinde, her türlü entelini-dantelini, gay tiplisini, lezbiyen tiplisini, küpelisini, dövmelisini görüyor musunuz?

Ki daha acıklısı..

Özel önem verilmesi gereken okullar dahi, aynı işgal altında değil mi?..

Eğitim-Sen okulları tehdit altında tutarken, erkek öğrenciler, sıralarındaki kızları tehdit ediyorlar diye, aynı sınıfta kızlar ve erkeklerin ayrı sıralarda oturmasını isteyen müdürleri bile hedef tahtasına koyan solcu öğretmenler, nasıl kadrolara girdiler?

AK Parti iktidara geldiğinde öğretmenlik yapanların hemen % 80’i, 21 yılın sonunda  şu an emekli olmuştur.

O zaman, İmam Hatip liselerinde bile karşımıza çıkan o ateist öğretmenler, AK Parti iktidarında mülakattan (Eğer kendi kafasındakileri almak için mülakat yapılıyor idiyse) nasıl geçtiler de, göreve atandılar?

Ben size gerçeği söyleyeyim..

Mülakat, vazifenin/kadronun gereği olarak, yapıldı.

Öğretmenlik ise, ders anlatabilme becerisini test etmek için yapıldı..

Kaymakamlık ise, kaymakamlık yapabilecek mi, diye mülakat gerekli sayıldı..

Hakimlik ise, kürsüyü doldurabilir mi diye mülakat yapıldı.

Ama.. İBB’de, mülakata bile gerek duymadılar.. 100 kişi alınacak ise, CHP il teşkilatından gelen 35 kişiyi direkt aldılar..

“Yazılıya da gerek yok, mülakata da” dediler.. % 15 de İP’ten aldılar.

Kandil’den gelen kontenjanı da unutmadılar..

Sonra da utanmadan sıkılmadan, Ekrem İmamoğlu AK Parti için kustu: “Mülakatı kaldırmak 21 yıl sonra mı aklınıza geldi” diye..

Sülün Osman paranın ucunu gösterince, muhalif medya da hemen manşete taşıdı.

Sormadılar Ekrem’e: “AK Parti iktidara geldiğinde, kaç kişiyi işinden etti? Ama sen gelir gelmez. 15 bin kişiyi kapının önüne koydun.”

Sülün Osman diyoruz ya.. Boşuna demiyoruz.. Köprüyü, kendisinin gibi gösterir.. Geçenden para ister. Saatin kendisine, babada kaldığını iddia eder, saate bakandan para almaya kalkar..

Polis geldiğinde de, “Malımı gasbediyorlar” der.

Sahi hatırlatayım: Sülün Osman 1961’de yakalanır, 1962’de hapishanede yüzlerce mahkûma “Alın teri ile yaşamak” konulu konferans verir..

Tarih tekerrür ediyor.. Gerisi boş laf.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Hahh cevap

İlgilizceyi sizin kadar iyi bilmediyinden olabilir sizin ana diliniz ya

Laz uşağına cevap

Git kumda kale yap yıkılmasın
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23