İğne ile zayıflamak
Değerli okurlarım, sosyal medyadan ya da yakın bir çevresinde kullananların anlattıklarının etkisi altında kalıp, işin kolaycılığına kaçarak, ben de bu iğnelerden kullanmak istiyorum diyen hastalarım çoğaldı.
Bugünkü makalemde, zayıflama iğneleri ile fazla kilolardan kurtulmak isteyen birçok hastama aktardıklarımı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Armut piş ağzıma düş kolaycılığı ile bu önemli meseleyi çözmek mümkün değil.
Peki gerçekten bu iğneler işe yarıyor ve hiçbir fedakarlık yapmadan bu önemli sorunun çözüyor mu?
Ben çözdüğü kanaatinde olanlardan değilim, sorgulamaya devam ediyorum ve edeceğim.
Ülkemizde eczanelerden kolaylıkla ulaşılabilen bu iğneler basit birer “zayıflama iğnesi” değildir. Amerika’dan FDA’den onay alıp daha sonra da yan etkileri nedeni ile yasaklanmış o kadar çok ilaç hatırlıyorum ki saymakla bitmez.
Bu iğneler de obezite ve bazı metabolik hastalıkların tedavisinde kullanılan onay almış ama ciddi ilaçlardır ve tüm ilaçlarda olduğu gibi yan etkileri de vardır.
İştahı azaltır, tokluk hissini artırır ve kişinin daha az yemek yemesine yardımcı olabilir ve hatta kullananların büyük bir kısmı kısa denebilecek sürelerde de zayıflayabilir.
Doğru kullanımlarda önemli miktarda kilo kaybı sağlayabilir. Fakat burada önemli bir yanlış anlaşılmayı düzeltmek gerekir:
Ancak kilo vermek isteyen herkesin bu ilaçlara ihtiyacı var ve mutlaka bu iğnelerle zayıflaması uygundur demek çok ama çok büyük bir yanlış.
Üç beş hatta on kilo fazlası olan sağlıklı bir insanla, obezite nedeniyle şeker hastalığı, tansiyon, karaciğer yağlanması veya uyku apnesi gibi sorunlar yaşayan kişilerin durumu aynı değildir.
Bu iğnelerle kilo veren bazı kişiler, iğneyi bıraktıktan sonra sıklıkla yeniden kilo alıyor .Çünkü ilaç sadece kiloyu değil, açlık ve tokluk mekanizmalarını da etkiler. Bu nedenle “İğneyi kullandım, kiloyu verdim, artık sorun bitti” düşüncesi doğru değildir.
Üstelik bulantı, kusma, kabızlık ve ishal gibi yan etkileri olabilir. Akut pankteatit gibi daha ciddi yan etkiler de görülebiliyor.
Asıl tehlike ise sosyal medyada ortaya çıkan “mucize ilaç” algısıdır.
Tıpta mucize aramak yerine şifa aranmalı ve hesap kitap yapılırken de akla mantığa,bilimle ilmin ışığında, doğru hastaya doğru tedavi ve önce zararlı olunmamalı ilkesi ile hareket edilmelidir.
Bu iğneleri kullanmadan önce hastalarıma öncelikli ve daha mantıklı makul önerilerim oluyor.
Bu iğneler doğru hastada önemli bir tedavi aracıdır; yanlış tercihler de ise gereksiz ve hatta zararlıdır.
Amacın sadece tartıdaki rakamı düşürmek değil, sağlıklı bir bedene kavuşmak olduğunu unutmamalı ve kulaklara küpe yapmalıyız diyenlerdenim.
Asıl mesele, neden kilo aldığımızı anlamak ve geldiğimiz ideal kiloyu sağlıklı biçimde koruyabilmektir.
Bu son paragraf başka bir makale konusudur. Rabbim nasip ederse bana göre daha önemli ama basit olmayan bu konuda da sizleri bilgilendireceğim inşaallah
Bu haftalık da bu kadar.







