Endonezya ve Malezya’da İslâmî Hayat

05 Mart 2019 Salı

Bir güzel vesile ile Malezya ve Endonezya seyahatinde bulunduk. Kısa süreli seyahatimizdeki bazı gözlemlerimizi, özellikle her iki ülkedeki İslâmî hayata dair tespitlerimizi sizlerle paylaşmak istiyoruz. 

Endonezya’da İslâmî gelenekler ve dinî duyarlık, Malezya’ya nispetle daha güçlü ve daha canlı. Bir görünürlük olarak örnek vermek gerekirse, her iki ülkede de başörtüsü yaygın ama tesettür bilinci Malezya’da modernizm lehine bir hayli aşınmış görünüyor. Gerçek şu ki, ekonomik gelişmişlik seküleryaşam tarzını da beraberinde getiriyor. Yine de her iki ülke, yozlaşmaya karşı bizden daha dirençliler.

Endonezya’da bizzat tanık olduğumuz Java usûlü geleneksel düğün ritüellerinin ve törene yansıyan ilişkilerin, bu konuda ikinci bir gösterge olarak okunabileceğini düşünüyorum. Buna göre, Endonezya aile yapısı oldukça sağlam görünüyor. Kadim Java geleneği ve Müslüman tüccarlar aracılığı ile bölgeye girip yerleşen İslâmî değerler, bölge insanının yaşam biçimini şekillendirmeye devam ediyor. Akraba ve komşu ilişkileri oldukça sıkı görünüyor; genel insanî ilişkilere de dayanışma, saygı ve sevgi hâkim.

Söz insanlar arasında egemen olan saygı ve nezaket kurallarına gelince; gerek Endonezya ve gerekse Malezya insanları kadar bir başkasına karşı saygılı, kibar ve güler yüzlü davranan insanlara dünyanın bir başka coğrafyasında zor rastlanır diye düşünmekten kendinizi alamıyorsunuz. Hacca veya umreye giden kardeşlerimizin karşılaştıkları bölge insanı hakkındaki ilk intibaları da bu değil mi?

Kendi adıma gözlemlerimde en çok etkilendiğim hususun, Endonezya-Malezya Müslümanlarının kadını-erkeğiyle namaza ve camiye verdikleri önem olduğunu itiraf etmeliyim. Özlediğimiz “Cami ve Namaz merkezli bir hayata” onlar bizden daha yakın duruyorlar. Bu sonuç, elbette kendiliğinden ortaya çıkmamış; güçlü İslâmî gelenek kadar, ilkokuldan başlayan sıkı dinî eğitim de belirleyici olmuş. Tabii ki, yakın tarihte kurulmuş bulunan her iki Müslüman devletin de, İslâmi kimliği bir “bekâ meselesi” olarak görüp tahkim etmek zorunda oldukları vakıası da burada bahis konusu edilebilir…

Vakıa şu ki; her namaz vakti ezandan yaklaşık on beş dakika önce cami hoparlörlerinden göklere yükselen Kur’ân-ı Kerim kıraatleri ve ezandan sonra da cemaat toparlanıncaya kadar süren zikir sesleri mümin gönülleri coşturuyor. Kur’ân kıraati, ezan ve zikirle titreşip adeta rezonansa giren yürekler, kadını-erkeği, yaşlısı-genci ve çoluğu-çocuğu ile mescidin (caminin) huzur verici iklimine koşuyor, huzuru Allah’ın huzurunda buluyorlar. Mescide/camiye yetişemeyenler sokak aralarına kadar yayılan Musallâlara (mini mescidlere) koşuyorlar. O da mümkün olmamışsa, birçok evde var olan Musallâ (namaz) odasında veya köşesinde namazlarını eda ediyorlar…

Kısaca; Endonezya-Malezya Müslümanlarının namaz-cami duyarlıkları bizden bir hayli iyi ve diri.
Bu kanaatimizi besleyen gözlemlerimizden biri de Kuala Lumpur Petronas İkiz Kuleleri’nin hemen yanı başındaki Masjid Jamek Kampung Baru Camiinde Akşam namazını kılıp Yatsı namazını  bekleyen kadın ve erkek cemaatin sayısının oldukça fazla olması idi. Onlardaki bu duyarlığın gerekçelerinden birinin de, Akşam namazı ile Yatsı namazı arasını nafile namaz (Evvâbîn), dua ve zikirle geçirmeyi teşvik eden hadis-i şerifler olduğunu düşünebiliriz (bk. Tirmizî, Mevakît 204; İbn Mace, İkame 113; İbn Hanbel, Müsned, V/392; vb.) Ayrıca bu bağlamda, Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’un en eski camii olan (1909) Masjid Jamek’te ve Endonezya’nın Semarang eyaletinin Blora şehrine bağlı Ngoben kasaba camiinde Cuma namazlarını eda eden huşûlu kalabalıklardan da söz etmeliyiz.

Öte yandan, namazda erkeklerin sarong (bir tür uzun etek) bürünmeleri, kadınların namazda tesettür şartını yerine getirmelerini pratik olarak sağlayan harici namaz elbisesi giymeleri; bazı cami “mihrab”larında gördüğümüz yazı ile belirlenmiş üç makamın varlığı: “İmam”, “Khatip” ve “Bilâl” (Müezzin)… Bunlar namaza ve camiye verilen önemi yansıtan bazı göstergeler olarak okunabilir…

Özetle, Endonezya-Malezya Müslümanlarının namaz duyarlıklarına gıpta ile bakabiliriz…

Bu Perşembe Regaib Gecesi ile başlayacak olan mübarek “Üç Aylar”ın İslâmî duyarlığımızı canlandırmaya vesile olmasını niyaz ediyor, Efendimizin (s.a) tavsiye buyurduğu duayı tekrarlıyoruz:

“Allahümme bârik-lenâ fî-Recebe ve Şa’bân ve bellığnâ Ramazân: Allah’ım! Bize Receb ve Şaban’(ayın)ı bereketli kıl ve bizi Ramazan’(ayın)a eriştir.” (Ahmed b.Hanbel, 1/259)

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • KaracoğlanKaracoğlan3 ay önce
    Sayın Abdullah Yıldız...Biz sizi iyilerden biliriz...Sizinde bizimde Rabbimiz olan Allah tan ömrünüzün bereketini bulmanız hususunda niyaz ederiz...2018 senesi içerisinde Türkiye miz sınırları içerisinde bulunan bir Cami de vakit namazını cemaatle eda etmek için orada bulunan bir Ferd e çok büyük bir nezaketsizlik yapıldı...Şahsım olarak buna şahit oldum...Şunu bilinki meselelerin birden fazla vechi var...
  • ali akarali akar3 ay önce
    Malezya ve Endonezyadaki müslümanlar mısır, suriye, filistin, doğu türkistan vs konularda ne düşünüyorlar ve ne gibi çalışmaları var... Çok merak ediyorum...
  • aliali3 ay önce
    Arkadaşlar, laiklik ,dindarlık veya alevilik diye birbirinizi yemeyiniz ! Bakın bu haliniz bile sizin islamiyetten ne kadaruzak olduğunuzu göstermeye yetiyor da artıyor ! Çünkü islamiyette en önemli olangaye insan olabilmektir . Peki ülkemizde bu insanlıkhangi seviyelerde !!
  • CANAN AKSEDEFCANAN AKSEDEF3 ay önce
    abdullah rumuzlu yorumcu sen kesin alevisindir seni nereye gönderelim 
  • AbdullahAbdullah3 ay önce
    Dayı adlı yorumcu, bize içirilen laiklik zehri değil islam zehri. 1000 yıldır kurtulamıyoruz bu hastalıktan.
  • 2 deccal 1 süfyan2 deccal 1 süfyan3 ay önce
    Bize 2 deccal 1 süfyan birden geldi, yine iyi dayandık. Onlara sadece 1 deccal geleydigörürdük halleri nice olurdu.
  • DayıDayı3 ay önce
    İçirdiler bir laiklik zehiri atamıyoruz içimizden tokat yemiş böcek gibi dönüp duruyoruz maalesef.
  • AbdullahAbdullah3 ay önce
    Yallah Malezya'ya!
  • leventkleventk3 ay önce
    yılların laaik, dinsiz sisteminin etkisinde dağıldı müslümanlar,ama şu an bir silkinme, bir öze -dine dönüşünde olduğunu hiç söyleyemem,bence tam aksine bir durum var, yönetim dindarama,uygulamalarda projelerdeekonomik kazınımlara nisbeten dine gerekli alakanın verilmediğini görüyorum,ilkokullarımıza bakın bakalım kaç tane başörtülü öğrencimiz var, durum hemen anlaşılır
  • Abdulkadir isimli yorumcuya cevaben...Abdulkadir isimli yorumcuya cevaben...3 ay önce
    Abdulkadir bey Namaz kılmayankafir olmaz lakin namaz kılmamak kafir'in en belirginözelliğidir, tesettürden ( Türkiyedeki tesettür zannedilen kapanman şeklinden bahesetmiyorum)uzak yaşayan kadın belki kafir ve ahlaksızda değildir ama ahkasızlığınve ahkasızzların büyük göstergesi demüstehcen olmalarıdır,Ne diyor Rabbimiz huzuruma kul hakkı ve namaz borcuyla gelmeyin.... Dinimizde imandan sonra gelen namazı nasıl böyle ömensizleştirebiliyorsunuz...
  • selim ustaselim usta3 ay önce
    japonya ya atom bombasini attilar. Türkiye´yede (osmanli) chp bombasini. 100yil geride kaldik, camilerimizi ahir yaptilar, ezanimizi susturdular, harflerimizi kaldirip herkesi ümmi yaptilar. insanlari alimleri astilar, bu zalimlere oy veren, bu zülümlere ortakdir,..
  • ayşe gülayşe gül3 ay önce
    biz de kadınlar yemek sunum yarışın da ,misafir gezmelerin de ya da cafe gezmesin de. var güçleriyle çeyiz yarışın da. velhasıl bu dünyaya ait ne varsa onun peşin de koşturuyor ülkemin kadını. bir de çocuklarının okuyup memur olmasına koşturuyor. o ülkeler de yaşamak isterdim demek ki en güzel müslümanlık oralarda imiş. bir de o insanların saygılı ve zarif insanlar olması da cezbedici.
  • Nurbaki SAYLANNurbaki SAYLAN3 ay önce
    Bu gözlemleriniz mükemmel yalnız imamlık yapanlar,turizm şirketi acentalaığı yapıyorlarmı,mahalle emlakcılığı yapıyorlarmı ,günde 3 vakit gelip namaz kıldırıyorlarmı bunuda gözlemleyebildinizmi
  • Osman çağlakOsman çağlak3 ay önce
    Yüreğinize sağlkı hoca efendi. Rabbim bizim memleketimizide bu güzel hasletlerle donatsın. Bunun için müslümanlata gayret ve samimiyet versin
  • AbdülkadirAbdülkadir3 ay önce
    Tarihte Haccac denilen zalim bir hayvandan aşağı bir varlık vardı.Rivayete göre bu hayvandan aşağı varlık ikindi vakti namazlarının sünnetini asla kaçırmazmış.Ama bu namazlara bu kadar önem veren bu yaratık hem Kabeyi mancınıklarla yıktırmış hem de çoğu sahabe eşi olan kadınlara askerlerine tecavüz izni vermiş ve bu olaydan binlerle ifade edilen çocuk dünyaya gelmiş ki bu olaya harre olayı deniyor. İşte o zalimin kıldığı namazın Allah katında hiç bir değeri olmadığını Allah ayetinde belirtiyor. İSLAM YALNIZCA KUR'ANDAN İBARETTİR.Kur'anı anladığımızda neyi nereye koyacağımızı nasıl olması gerektirğini çok iyi anlarız. NAMAZ BİR İNSANI İYİ AHLAK SAHİBİ KILMIYORSA O NAMAZIN ALLAH KATINDA BİR DEĞERİ OLMADIĞINI ALLAH AYETİNDE AÇIKCA BELİRTİYOR.
  • AbdülkadirAbdülkadir3 ay önce
    Özetle, Endonezya-Malezya Müslümanlarının namaz duyarlıklarına gıpta ile bakabiliriz…Namazın çok kılınması önemli değil önemli olan namazın o toplumu ahlaki olarak düzeltmiş mi düzeltememiş mi.Önemli olan budur.Allah hiç şüphesiz namaz aslında Kur'ana göre Salat insanı her türlü ahlaksızlıktan uzak tutar. Eğer namaz kılıp insanlara yalan söylüyorsa, kandırıyorsa,verdiği çekler karşılıksız çıkıyorsa,sattığı mallar hileli defolu ayıplı ise vb gibi her türlü ahlaksız şeyler yapıyorsa o namazın Allah katında kesinlikle bir hükmü olmadığını bilmek lazım.Önemli olan bir toplumda çok namaz kılınması değil.Namazın toplumu iyi ahlak sahibi kılıp kılmadığıdır.

Günün Özeti