Altılı masa ve İyi Parti
Bugünkü makalemde, altılı masada yer alan muhalif partilerden İyi Parti’nin ve lideri Akşener’in durumunu analiz etmeye çalışacağım. Simgesi güneş, parti ismi ise Kayı boyu bayrağından esinlenerek yazılan İyi Parti, 2017 tarihinde Meral Akşener tarafından kuruldu. İdeolojisi her ne kadar milliyetçi, kalkınmacı ve demokrat olarak belirtilse de, İyi Parti merkez sağa oynayan fanatik milliyetçi bir partidir. Millet İttifakı’nın üyesi olan İyi Parti, aslında sağ popülizme oynayan liberal demokrat, biraz liberal muhafazakâr ve bir yönüyle de pro-Avrupacı bir partidir. Radikal sağ-milliyetçi bir partinin merkeze oturması ve ana akıma kendisini kabul ettirmesi oldukça güçtür. Bu anlamda İyi Parti’nin ölü doğduğunu söyleyebiliriz. Bu ölü doğuşta hem Parti’nin ve hem de Akşener’in etkisi büyük.
Bir defa İyi Parti’nin siyaset tarzı ve içeriği zengin değil. Şu ana kadar taşra siyaseti ve üslubunun ötesine geçemeyen Akşener, bize göre erken havlu atan bir siyasetçidir. Anadolu’yu adımlarken güçlü bir rüzgâr yakalamıştı. Akşener’in rüzgârı kesildi. Siyasetçi, hazır cevap ve hoşgörülü olur. Hiçbir zaman vatandaşla, seçmenle polemiğe girmez. İşte bu yüzden seçimler, ister zamanında yapılsın, isterse 2023’ten önce yapılsın; İyi Parti’nin, CHP’nin oy oranına hiçbir şekilde yaklaşamayacağını söyleyebiliriz. İyi Parti, Susurluk’tan medet ummayı bir tarafa bırakmalı. Türkiye’nin ana akım siyasi ekseninde Ak Parti oturuyor. Ak Parti 20 yıllık bir metal yorgunluğa rağmen hâlâ Türkiye’nin birinci partisi.
Akşener için, erken havlu attı dedim. Cumhurbaşkanlığı makamı dururken, eski Türkiye’nin ortada dahi olmayan Başbakanlık makamına talip olması, Akşener’in mütevazı olduğunu göstermez. Eski Türkiye’nin kalıplarına sıkışıp, Anadolu milliyetçiliğine oynayarak merkez sağa oturmak, öyle kolay olmasa gerek. Kim ne derse desin, anketlerin dili, İyi Parti’nin ciddi oy kaybı yaşadığını söylüyor. İlk başlarda Türk siyasetinde belli bir ivme yakalayan Akşener, yükseliş trendinden her geçen gün uzaklaşıyor. Duraklama ve gerileme dönemi yaşayan İyi Parti, Cumhurbaşkanı adaylığını sürekli elinin tersiyle itti. Olmayan bir makama talip oldu. Popülist söyleme sarılıp, sokak jargonuyla siyaset yapan Akşener’in oy oranı, bize göre HDP’nin gerilerinde.
Altılı masanın Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı konusunda sürekli rol alan İyi Parti, istedi ki adayı kendisi belirlesin veya en azından kim olacağı hususunun belirleyici aktörü kendisi olsun.. İmamoğlu ve Mansur Yavaş arasında git-gel yapan Akşener, Kılıçdaroğlu›nun bu konuda kesin tavrını görünce, «kazanacak olan aday olsun, seninle bu iş olmaz» demeye başladı. Oy oranı erimekte olan ve Türk siyasetine yeni bir soluk katamayan İyi Parti, Erdoğan karşıtlığı üzerinden yükselmeye çalışıyor. Olanı reddedip, olmayan bir makama talip olmakla, iktidar vaat etmeyen bir lider konumuna düştü. “Ben Başbakan olacağım” diyen İyi Parti lideri, tek belirleyici makam olan Cumhurbaşkanlığı adaylığını reddettiği gün bir gol yedi. Mevcut sistemde Akşener’in talip olduğu makam yok. Yeni sistemle seçime hazırlanan muhalefetin parlamenter sisteme (o da kazanırlarsa, dağılmazlarsa, anlaşırlarsa) ne zaman geçecekleri dahi belli değil. Kendisini masanın altına çeken Akşener, altın tepsiyle Kılıçdaroğlu’nu Altılı Masa’nın tartışılmaz tek adayı yaptı. Ancak Kılıçdaroğlu da Altılı Masa’yı ‘belirsizlik” atmosferine çekti. Altılı Masa’nın aktörleri arasında soğuk rüzgârlar esmeye devam ediyor. Sinerji ve seçmene umut vaat eden bir tablo ortaya koyamadılar. Ak Parti vites yükseltmeye başladı. Gerçek yapısal çözümlerle devam ederse, halk belirsizliği değil, sorunlara anında neşter sallayan Ak Parti’yi tercih eder. Ak Parti’nin tabanında hareketlilik var. Kararsız seçmen de Ak Parti’ye doğru yol alıyor. Altılı Masa’nın aktörleri birbirini aşağı doğru çeke dursun..