Rüşvet, irtikâp, hırsızlık, yolsuzluk bataklığına saplanan CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar Özgür Özel ve ekibini zıvanadan çıkardı.
BUĞRA KARDAN İSTANBUL
Müteahhitlerden yapı tadilat ve iskân ruhsatları karşılığında milyon dolarları bulan rüşvetler alındığının belirlenmesi üzerine Ataşehir Belediyesi’ne düzenlenen operasyon sonrası Özel, İspanya’da “Büyük baskı altındayız” diye ağlanıp sızlanırken ABB Başkanı Mansur Yavaş, “Biz olan bitenleri seyredemeyiz” diyerek provokasyon sinyali verdi. Haraca bağlanan müştekilerin feryatlarına kulak tıkayan Özel ve Yavaş, rüşvete doymayan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel başta olmak üzere belediye yetkililerine mağdur rolü biçecek kadar zavallılaştı.
TEMİZ ŞEHİR KALMADI
Ahtapot gibi sardığı İstanbul’u soyup soğana çeviren Ekrem İmamoğlu’na, Bolu’yu yağmalayan Tanju Özcan’a, Uşak’ı uçkuruna heba eden Özkan Yalım’a, Bursa’da büyük bir rüşvet ağı ören Mustafa Bozbey’in ardından haraççı Adıgüzel’e siper olan Özel ve Yavaş’a öfke yağdı. Özel, yolsuzluktan tutuklu İmamoğlu için halkı sokağa çağırmaktan; Saraçhane’de tahrik eylemi yapmaktan; boykot eylemine giderek yerli ve mili sermayeyi hedef almaktan; ülke ülke dolaşarak Türkiye’yi kötülemekten çekinmemişti. Özel, Uşaklıların paralarını metresleriyle yiyen Özkan Yalım’a sahip çıkmaktan ve Bolu’yu sömüren ve elemanına şantajla tecavüz eden Özcan için “Tanju’yla gurur duyuyorum” demekten de geri durmamıştı.
BİLE BİLE SAHİP ÇIKIYORLAR
Özel, paravan şirketler ve örtülü ödeneklerle rüşvet çarkı kuran Bozbey’i yakalama kararı çıkarılınca ise iktidara “Mafya mısınız, lan siz” diye bağıracak kadar alçalmıştı. İmamoğlu, Özcan ve Bozbey’in tutuklanmasına tepki gösteren Mansur Yavaş da uçkurcu Yalım’a “Çok güzel projeleri var” diye yıkama yağlama çekmişti. Bu ikilinin bir de Adıgüzel’ei mazlumlaştırmaya girişmek suretiyle yolsuzluk soruşturmalarını itibarsızlaştırmaya kalkması sabırları taşırdı. Toplumdan “Yalanlarla, algı oyunlarıyla soruşturmalar gölgelenemez, kuru gürültülerle yolsuzluk operasyonlarının icra edilmesi önlenemez” sesi yükseldi. Hukukçular da hırsızlıklar bitmeden operasyonların durmayacağı görüşünde buluştu. Akit’e konuşan Avukat Emre Tekmen, şunları söyledi:
HALKIN PARASINA EL UZATILAMAZ
“Hukuk devletinin en temel vasfı, kamu kaynaklarının talan edilmesine ve yolsuzluklara karşı yargı mekanizmasının tavizsiz bir şekilde işletilmesidir. Ataşehir Belediyesi özelinde ayyuka çıkan; yapı tadilat ve iskân ruhsatları üzerinden döndürülen milyonlarca dolarlık rüşvet çarkını gözler önüne seren adli operasyonlar, hukukun rutin ve zorunlu bir gereğidir. Yargının rüşvet, irtikâp ve yolsuzluk iddialarının üzerine gitmesini ‘siyasi operasyon’ olarak yaftalamak, tehlikeli bir siyasi reflekstir. Hukuk normlarında veya devlet ciddiyetinde ‘Operasyonlar bitsin’ şeklinde bir garabet çağrıya yer yoktur. Zira adalet terazisinde şaşmaz bir kural vardır. ‘Operasyonlar, hırsızlık, rüşvet ve kamu malına çökme eylemleri bütünüyle son bulana dek bitmez.’ Türkiye çadır değil, hukuk devletidir. Milletin tek bir kuruşuna dahi el uzatanlar, arkalarındaki siyasi apoletleri ne olursa olsun bağımsız mahkemeler önünde hesap vermekten kaçamayacaktır.”