O zat-ı muhterem Pensilvanya’nın “ücra” bir köşesinde özlem içindeymiş... Vakti evvelinde devletin zirvesi “dön” dediğinde “Dönemem” dedi, ağladı... O halde niye dönemediğini açıklayın da herkes bilsin... Bir de Dumanlı’ya hatırlatalım: “Tek bir dairem yok” diyorsun,, bu yıl kaçıncı defa oldu, Pensilvanya’ya gidiyorsun. Bu gidiş-gelişlerin parasıyla kaç yüz daire alınırdı; onu da bir açıklasan ya...
İŞTE O YAZI:
Kar yağıyor durmaksızın. Işıl Işıl. O kuru soğuk havayı yumuşatıyor, sessiz ve bembeyaz ahengiyle. “Kar musikisi”nden bahsediyoruz bir iki cümleyle Pensilvanya’nın ücra bir köşesinde camdan dışarıya bakıyoruz Fethullah Gülen Hocaefendi ile. Bu kaçıncı zemheri, bu kaçıncı hasret ateşi? (..) Amerika’da Hocaefendi’yi ziyaret etmenin işte böyle bir ikilemi var. Bir yandan hasret giderip seviniyorsunuz; diğer yandan onun özlemine ortak olup üzülüyorsunuz. Yine öyle oldu. (..)
EKREM DUMANLI / ZAMAN
Akit Arşiv sayfasından...