2018 yılında da dönemsel olarak dövizdeki dalgalanmanın devam ettiği görülmektedir. Bilhassa döviz cinsinden borçlanmak durumunda olan özel sektör temsilcileri de, bu süreçten olumsuz etkilendiler. Biz, firmalara “Hangi para biriminden gelirin varsa, o para biriminden borçlan” çağrımızı tekrarlıyoruz.
Ekonomimizin anlık sarsıntılara karşı dirençli olduğuna ve kırılganlıkların azaldığına işaret eden bu durumun önümüzdeki dönemde de süreceğini düşünüyoruz. Kısa ve orta vadede atılacak adımları iyi planlayarak, gerekenleri hızla yapmanın ve kamuoyuna iyi anlatmanın önemli olduğunu görüyoruz.
MANİPÜLATİF HAREKETLER
Dövizde yaşadığımız dalgalanmaların sadece küresel kaynaklı olmadığı ve yalnızca ülkemizin mali altyapısından da kaynaklanmadığı açıkça ortadadır. Aynı zamanda manipülatif bir hareketle de karşı karşıyayız. Bu manipülasyona neden olanlara yaptırım uygulanması ve yurt içinde TL’ye değer kaybettirmeyi hedefleyenlerin ellerinden de bu fırsatı almamız gerekiyor. Türkiye Ekonomisi, konjonktürel dalgalanmalar ile sarsılacak bir yapıda değildir.