Türkiye’de artan tiroid kanseri meme kanserinin ardından ikinci sıraya yerleşti. Peki Türkiye’de tiroid kanserinin bu kadar yaygın görülmesinin sebebi nedir? Tiroid kanseri hangi belirtileri gösterir? Beslenmemizde nelere dikkat etmeliyiz? Tedavisi nasıldır? İşte Endokrin Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Bülent Çitgez ‘in açıklamaları...
Türkiye’de artan tiroid kanseri meme kanserinin ardından ikinci sıraya yerleşti. Peki Türkiye’de tiroid kanserinin bu kadar yaygın görülmesinin sebebi nedir? Tiroid kanseri hangi belirtileri gösterir? Beslenmemizde nelere dikkat etmeliyiz? Tedavisi nasıldır? İşte Endokrin Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Bülent Çitgez ‘in açıklamaları...
Tiroid bezi hastalıkları nelerdir?
Dünya genelinde sık görülen tiroid hastalıkları, 300 milyondan fazla kişiyi etkiliyor. Bu sorunların ortaya çıkmasında etkisi bulunan dört ana faktör var: Kadın cinsiyeti, yaş, genetik öykü ve hamilelik.
Tiroid bezi hastalıkları:
Tiroid bezinin büyümesiyle ortaya çıkan guatr
Tiroid bezinin aşırı çalışmasıyla kendini gösteren graves hastalığı
Tiroid hormonlarının normalden çok salgılanmasıyla hipertiroidi, normalden az salgılanmasıyla hipotiroidi
Bağışıklık sistemi bozukluğuyla gün yüzüne çıkan trioid bezi iltihaplanmasıyla Hashimoto tiroidi
Tiroiditler ve kanserlerdir.
Tiroid kanseri nedir?
Tiroid; soluk borusunun önünde, boynun ortasında bulunan, hormon salgılayan bir bezdir. Vücut metabolizmasında önemli fonksiyonları bulunur. Çok hormon salgılamasına hipertiroidi, az salgılanmasına ise hipotiroidi denir. Guatr ise organın normalden büyük olmasına denir. Cerrahi bölümünü ilgilendirense tiroid bezinde gelişen nodüllerdir. Nodüller çok büyük boyutlara ulaşabilir, bunların özellikleri ultrason ve gerekirse biyopsiyle yapılabilir.
Tiroid kanseri meme kanserinden sonra ikinci sırada
Nodüllerin çoğu selim karakterdedir. Ancak yüzde 5-10 oranındaki bölümü kanserli hücreler içerebilir. Nodüllerin çoğu hormon salgılamaz, ama bazıları aşırı hormon salgılayarak hipertiroidi gelişmesine yol açar. Bu bezle ilgili hastalıklar, Türk toplumunun yüzde 35-40’ını etkiler ve özellikle kadınlarda ortaya çıkar. Guatr ise ülkemizde endemik olarak görülür. Tiroid kanseri, Türkiye’deki kadınlarda meme kanserinin ardından ikinci sıraya yerleşti.
Hashimato ve Graves nedir?
Beslenmemize dikkat ederek bazı tiplerinden korunmak mümkün, ancak vücudun kendi yaptığı hücrelerin tiroide harap vermesine neden olan durumları durdurmak mümkün değil.
Hashimato tiroidi kadınlarda çok sık görülen, bezin hasara uğramasına yol açan antikorların gelişimiyle ilgili bir hastalıktır ve semptomlarına göre tedavi edilir. Graves hastalığındaysa tiroidin çok çalışmasına sebep olan antikorlar gelişir ve operasyon gerekebilir.
Hangi belirtileri gösterir?
Hipotiroidide halsizlik, çabuk yorulma, ciltte kuruluk ve kalınlaşma, soğuğa dayanıksızlık, dikkat dağınıklığı, saç ve kaşlarda dökülme, seste kalınlaşma, kalp hızının yavaşlaması, kabızlık, yüz ve göz kapaklarında şişkinlik, adet düzensizlikleri görülebilir.
Hipertiroidide iştah artışına rağmen kilo kaybı, çarpıntı, sinirlilik, çabuk yorulma, sıcağa tahammülsüzlük, aşırı terleme, ishal veya sık dışkılama, âdet düzensizliği, kas güçsüzlüğü, göz sorunları vardır. Uzun vadede kemik erimesi de meydana gelebilir.
Beslenmemizde nelere dikkat etmeliyiz?
Tiroid hormon sentezi için şart olan iyot, besinlerle yeterince alınmalı. İyot eksikliğiyle beraber selenyum eksikliği de guatra neden olabilir. Bu hastalarda B12 vitamini ve demir eksikliği de sık görüldüğünden, yerleri gıdalarla doldurulmalı.
Hashimato hastalarındaysa D vitamini eksikliği vardır. Bu gruptakiler soya, kırmızı lahana, brokoli, brüksel lahanasını dikkatli tüketmeli.
Nasıl teşhis edilir ? Tedavi süreci için ne önerilir?
Bezin normal çalışıp çalışmadığı, tiroid hormonlarının test edilmesiyle anlaşılır. Kanda TSH, T3 ve T4 ölçülür; seviyesi azsa hipotiroidi, çoksa hipertiroididen bahsedilir.
Bezin fonksiyonu için sintigrafi yapılabilir. Nodüller hakkında bilgi almak içinse ultrason önerilir. Nodüllerde şüphe saptanırsa, hasta biyopsiye yönlendirilir ve sonucuna göre ameliyat kararı verilebilir. Ameliyat olan hastaların ömür boyunca tiroid bezinin yerini tutan hormon ilacı alması gerekir. Kanserin patolojik tipine ve özelliklerine göre radyoaktif iyot tedavisi de uygulanabilir.
Her nodül kansere sebep olmaz
Tiroid dokusu içinde, kitle şeklinde büyüyen dokulara nodül denir. Her nodül kansere sebep olmaz, öncelikle yapısını anlamak gerekir. Nodüller kistik ve katı olabilir. Kanser, ileri seviyeye kadar belirti vermeyebilir. Bazı hastaların boynunda tümörün büyüklüğüne göre ya da lenf bezlerinin tutulumuna bağlı olarak şişlik ortaya çıkabilir. Kitlenin yaptığı basıya bağlı olarak boğazda rahatsızlık hissi ve nefes alıp vermede sıkıntı yaşanabilir. Özellikle seste kısılma, nefes darlığı, iştahsızlık ve boyunda lenf bezlerinin şişmesi, ilerlemiş tiroid kanseri habercisi olabilir. Her kanser kötüdür, ancak tiroid kanseri yavaş seyreden ve cerrahiyle iyi cevap alınabilen bir türdür. Bu kanserin dört alt grubu vardır. En sık görülen papiller ve folliküler tiroit kanserlerinin seyri yavaştır. Her ameliyat gibi tiroid ameliyatının da riskleri var. Ses siniri hasarı, kanama ve paratiroit zedelenmesi sonucu kalsiyum metabolizmasında bozulma yaşanabilir.