Pankreas karın boşluğunun üst tarafında salgılarıyla sindirime yardımcı olur ve kan şekerini düzenler.
Salgıladığı “pankreas özsuyu” bir kanal aracılığıyla oniki parmak bağırsağına akar. Yağ, protein ve karbonhidratların hazmını kolaylaştırır. Kana olan salgısı ise kan şekerini ayarlar. 70-100 gram ve 15 cm uzunluğundadır.
Alkol, safra taşı, kanda kalsiyum düzeyinin artması, doğuştan gelen pankreasın yapı bozukluğu, alınan bazı ilaçlar, virüsler, bakteriler, asalaklar, karın travmaları pankreas iltihaplanmalarının belli başlı sebepleridir. Belirtilerin en çarpıcısı şiddetle artan ve 48 saat kadar süren ağrıdır. Ağrı, bıçak saplanmasına ya da mideye şiddetli bir baskıya benzeyebilir. Buradan sağa sola ve sırta yayılabilir. Hasta ağrıyı dindirmek için bacaklarını göğüsüne toplar ve hareketsiz kalır.
Ağrıyla aynı zamanda bulantı ve kusma ortaya çıkar. Ateş 37-38 dereceye yükselebilir. Tansiyon düşer. Vücutta renk değişimi olur.
Fakat maalesef pankreas iltihabı teşhisi koymak kolay değildir.
Çekilen ağrı, mide-onikiparmak bağırsağı ülseri, safra taşı ve bazı olgularda enfarktüste görülen ağrılarla karışabilir.
Bugün modern görüntüleme cihazlarıyla durum tesbit edilebiliyor ama bu cihazların da yetersiz kaldığı durumlar olabiliyor. Tedavi mide salgısının sonda ile aralıksız olarak dışarı çekilmesiyle başlar. Midedeki asitin boşaltılmasıyla, pankreasın enzim üretimini uyaran hormonların salgılanması önlenmeye çalışılır.
İltihabî durum devam ettikçe pankreas harap olur ve fonksiyonlarında yetmezlik ortaya çıkar. Bu sebeple hazım bozulur, kilo kaybı başlar, ilerleyince şeker hastalığı görülür.
Ağrı kesici olarak morfin türevi olmayan ilaçlar kullanılır. Çok ağır vak’alarda cerrahi müdahale yapılır.