• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Tercüme yasalardan kurtulmalıyız

Yeniakit Publisher
2014-11-10 08:03:00 - 2014-11-09 22:09:59
Tercüme yasalardan kurtulmalıyız

Türkiye’de hayatı düzenleyen kanunlar, Batı’nın kendi standartlarına, yaşam tarzına göre hazırlanmış kanunların tercümesi şeklinde.

İBRAHİM ACAR / ANKARA - Aile hukuku İsviçre’den tamamen tercüme edilerek alınmış, ceza kanunu İtalya’dan alınmış, ticaret hukuku ise Fransa’dan alınmış ve bir şekilde hukuk sitemimizde yer almakta. Bu kanunların özüne bakıldığında çoğunun Anadolu halkının kendi örfü, âdeti ve ananesiyle örtüşen yasalar olmadığı görülüyor. Bu uyumsuzluğun uygulamada da vatandaşları mağdur etmesi, milli bir kanunun oluşturulmasını gündeme getirdi. Mevcut kanunların kendi coğrafyamıza ve toplumumuza göre şekillenmesi gerektiğini ifade eden hukukçular, “milli kanunlar”ın gerekliliğine vurgu yaptı. Eski MAZLUMDER Genel Başkanı Avukat Halit Çelik, “Milli bir hukuk sistemi oluşturmalıyız. Her toplumun kendine özgü dini değerleri, bakış açısı, örgü, adeti, kültürü var” derken, eski Hukuki Araştırmalar Derneği Başkanı Mustafa Karaman da “Türkiye, kendine uygun bir hukuk sisteminin oluşturulması yönünde adımlar atmalı. Bu mümkündür ve bunu yapacak birikimiz var” dedi.

“HUKUK SİSTEMİ TOPLUMLARDAN AYRI OLMAMALI”

Her toplumun kendine özgü dini değerleri, bakış açısı, örfü, adeti, kültürü olduğunu belirten Halit Çelik, “Milli bir hukuk sistemi oluşturmalıyız. Hukuk sisteminin toplumlardan ayrı olmasından daha doğal bir şey olamaz.  Bir topluma uygun düşen bir yasal düzenleme başka bir topluma hiç uygun olmayabilir. Yani burada garip görülecek bir şey varsa o da bir toplumda olan hukukun başka topluma adapte edilmesidir. Bir toplumdaki normal olan diğer toplumda anormal olabilir. Bu açıdan baktığımızda Türkiye’nin Batı hukukunu tercüme ederek almış olması son derece yanlıştır. Bu toplum olarak kendimize özgüvenimizin yetersiz olduğunu da gösterir. ‘Biz yapamayız biz beceremeyiz. Sizden alalım’ gibi bir mantık söz konusu. Bunun bu şekilde olmayacağı şu ana kadar olan gerek idari ceza uygulamalarında gerekse de medeni kanun uygulamalarında görülmüştür” dedi. 

“YANLIŞ TERCÜMELERDE MAĞDURİYET OLUYOR”

Uygulamada kaynak olarak alınan kanunun yanlış tercümesinden dolayı garip durumların ortaya çıkabileceğini de belirten Çelik, “Örneğin: Evlenme amaçlı cinsel birliktelik hakkında TCK kanununda bazı düzenlemeler var. TCK’da en son yapılan düzenlemeye göre, Norveç’teki yaşa göre düzenleme yapılmış. O yaş sınırı, Norveç’e uygun bir kanun olabilir. Olgunlaşma yaşı geçtir. Ama sıcak bölgelere inildiğinde olgunlaşma yaşı küçülmektedir. Dolayısıyla, Türkiye için küçücük bir yaş sınırı farklılığı bile yapılmadan, başka ülkelerden tıpa tıp madde tercümesi yapılmış. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün” diye konuştu. Yeni Akit

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23