Sosyal medyadaki kara propaganda engellenmeli
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Ayasofya’nın camiye çevrilmesini hazmedemeyen azgın azınlık, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ı sosyal medyada hedef aldı. CHP eski Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, 2016 yılına ait bir görseli paylaşarak, “Ayasofya’da şeriat ilan edildi, polis mollalara selam durdu” şeklinde algı operasyonu başlatmasını Akit’e değerlendiren bilişim uzmanları, “İşte bu algı operasyonlarının önüne geçmek için sosyal medya düzenlemesi şart” dediler.
Hasan Eğrigöz Ankara
Danıştay 10’uncu Dairesi’nin verdiği kararla Ayasofya’nın müze statüsünden çıkarılarak cami haline getirilmesi milyonlarca Müslümanda coşkuya neden olurken, malum kesim de sosyal medya üzerinden algı yapmaya başladı.
Kontrolsüz sosyal medyanın bütün dünyanın kanayan yarası olduğunu ifade eden Sosyal Medya Federasyonu Genel Başkanı Cengiz Özbay, “Gerek önceki süreçlerde, gerekse geçtiğimiz günlerde Sayın Berat Albayrak’ın yeni doğan bebeğinin üzerinden yürütülen algı operasyonları ve yıpratıcı algı çalışmalarından dolayı Sayın Cumhurbaşkanımız bir baba olarak, bir dede olarak, bir insan olarak buradaki üzüntülerini beden dilinde çok açıkça ortaya koydu. Bu üzüntüsünün etkisiyle de gerçekten sadece Türkiye’nin değil dünyanın kanayan yarası olan sosyal medya, kontrolsüzce, fütursuzca insanları, kurumları, bireyleri, kuruluşları ve denetimsizce yapılan yayınlarla çok ciddi yaralar açtı. Yerine göre aileleri paramparça eden, insanların geleceklerini, kariyerlerini yok etmesi konusunda çok etkili olduğu, iyi yönleriyle, kötü yönleriyle bir sosyal medya gerçeği var. Bu yüzden sosyal medyanın denetim ve kontrol altına alınmaması dünyanın kanayan yarası olarak nitelendiriyorum. Son zamanlarda da sosyal medyadaki algı operasyonları artmaya başladı. 15 Temmuz şehitlerimizin anısına polislerimizin saygı duruşuna geçip, selam vermesini farklı bir kanala, farklı bir zihniyete dönüştürülmesini şiddetle kınıyorum. O paylaşım hâlâ ortalıkta dolanıyor. İşte sosyal medya düzenlemesi hayata geçer de bahsedildiği gibi şirketler Türkiye’de temsilci, muhatap bulundurursa bu gibi yalan haberler, algı operasyonları hemen kaldırılır. İnsanlar kandırılmamış olur. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın hutbesindeki söylemlerinin sonuna kadar arkasındayız. Zaten bu konudaki gerek farklı siyasi akımlar, gerekse farklı felsefi fikirsel akımlar ve ideolojik yaklaşımların tamamen olumsuz, art niyetli yaklaşımlarının sonuçlarına göre sosyal medya ürünü oluşturduklarını görüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti devleti nüfusunun yüzde 99’u Müslüman olan bir devlettir. Ayasofya’nın yeniden Müslüman kimliğine, yeniden cami kimliğine kavuşması sadece Türkiye’nin değil Dünya Müslümanlarının istediği bir adımdı. Bu sosyal medyada algı operasyonlarına da alet edilemez” şeklinde konuştu.
“Siyonizme hizmet eden bir anlayış var”
Sosyal medyada siyonist güçlere hizmet eden bir anlayışın olduğunu ve Türkiye’de yürütülen algı operasyonlarının CIA ve gizli güçlerin ülkemiz üzerindeki hedeflerinin olduğunu belirten Adli Bilişim Uzmanı İsa Altun da, “Sosyal medyanın amacından saptırıldığını üzülerek ve hayretler içerisinde izliyorum. Bir örnek vermek gerekirse; Arap Baharı adı altında tamamen organizasyon içinde bütün Arap ülkelerini darmadağın eden ve siyonist güçlere hizmet eden bir anlayış ortaya çıktı. Bu süreçte sosyal medyada insanlar kargaşa ve ayaklanma sonucunda Tunus’ta başlayan ve diğer ülkelere sıçrayan bir ateş oldu. Kesinlikle Müslüman ülkelerini baltalamak, kargaşa, anarşi yaratmak içindir. Projelerinin bir parçasıdır. Türkiye’de de yaşananlar CIA’nin ve diğer gizli güçlerin ülkemiz üzerindeki hedefleridir. Sosyal medya düzenlemesine yürekten katılıyorum. Çünkü bana hiç kimseyi gösteremezsiniz ki sosyal medyada mağdur olmasın. 7’den 70’e, çocuklardan tutun siyasetçilere, eğitimcilere, annelere, kadınlara yönelik çok büyük algı operasyonları çekiliyor. Bu da sosyal medya üzerinden yapılıyor. Sosyal medyada provokasyon amaçlı çok paylaşımlar var. O yüzden bunun kontrol altına alınması lazım. Bu şirketlerin Türkiye’de ofis açması lazım. Hesap vermesi lazım. Mağdur olan insanlar haklarını arayamıyor. Yalan, yanlış paylaşılan bir gönderiyi kaldırmak için aylarca şirketlere yazı yazılıyor. Sonuç alınamıyor. Kişisel verilerimiz yurtdışına servis ediliyor. Yani sosyal medya birçok yönü olan bir unsur. Düzenleme bundan ötürü şarttır” değerlendirmesinde bulundu.