Kalp ve damar hastaları için en ideal mevsim sonbahar. Çünkü sonbaharda hem sıcaklık 20 derece dolaylarında hem de nem nispeten daha az. Bundan dolayı da yaşlıların ve kalp hastalığı olanların en sevdiği mevsim sonbahardır...
Ancak kalp hastalarının mevsim değişim günlerinde daha dikkatli olması gerekiyor. Tam da şu günlerde yazdan kışa geçerken soğumaya başlayan hava kalp üzerindeki yükü artırıyor. Kalp hastalarının muayene olması ve ilaç tedavilerinin yeniden gözden geçirilmesi ihmal edilmemeli.
Soğumaya başlayan hava kalp üzerindeki yükünü artırarak kalp krizi riskinde genel artışa yol açıyor. Özellikle soğuk algınlığı ve gripkalp hastalarında daha ağır seyreder. Bu sebeple kalp hastalarının ve özellikle de 65 yaş üzerindekilerin grip aşısı ve zatürre aşısı olmaları faydalıdır.
Antioksidan özellikleri ön planda olan çay ve kahve tüketimi damar sağlığına olumlu katkı yapıyor. Günlük 1 fincan kahve ve 2-3 fincan taze demlenmiş çay tüketilebilir. Ancak kesinlikle şeker ve tatlandırıcı ilave edilmemelidir.
İsterseniz konuyu bir de uzmanına sorarak öğrenelim.
- Doktor, hava şartları ile kalp krizi riski arasında nasıl bir ilişki vardır?
-Mevsimler arasında yaşanan ani ısı değişiklikleri insan sağlığını etkileyebiliyor. İnsan bünyesi için en konforlu sıcaklık olarak bilinen, 20-25 derece ortalama sıcaklıktır. Bu sıcaklıklarda insan kendini çok daha rahat hisseder. Çünkü derimiz yoluyla yaptığımız ısı kaybı ve dışarıyla iletişim kuran sistem bu sıcaklıkta çok iyi çalışır.
- Bu ısı çok yükselir ya da düşerse vücudumuz üzerinde etkisi ne olur?
-Bu ısı çok yükselir ya da düşerse vücudumuzun adaptasyonu zorlandığı için vücudumuz bir sürü belirtiler verebilir.
En önemlisi hepimizin bildiği gibi kış şartlarında gribal hastalıklar, soğuk algınlıkları, zatürre gibi akciğer hastalıklarıdır. Bu ve benzeri hastalıklar kış aylarında yoğun olarak yaşanmaktadır.
Buna mukabil yaz aylarında beslenme ve besin yoluyla bulaşan mide-bağırsak hastalıklarının çok daha fazla olduğu gözlemlenmektedir. Sıcak havalarda mikroplar daha hızlı ürediği için bu hastalıklar daha fazla görülmekte yaz ve kış ayları arasında böyle genel bir ayrım yapmak mümkün olabilmektedir.
-Doğrudan soğuk havanın tetiklediği bir hadise değil de dolaylı olarak etkilediği bir şey galiba..
-Soğuk havada cildimizde bulunan bütün damarlar büzüldüğü için kalbin iş yükü artmaktadır. Buna ilaveten bir an önce soğuk havadan daha sıcak bir ortama geçme isteğiyle işini acele bir şekilde yapma isteği ilave bir efor artışına sebep olmakta ve kalbin iş yükünün birden bire ve her gün yaptığının çok üzerinde bir orana çıkmasından kalp krizi riski artmaktadır. Burada soğuk havanın olağandışı bir efor sarf ettirdiği için insanlarda daha sonra gerçekleşebilecek bir kalp rahatsızlığı olayını öne çektiğini söylemek mümkündür. Bunun haricinde soğuk hava kış hastalıklarını arttırdığı için diğer bütün hastalıklar da vücut direncini düşürmekte buna bağlı olarak da diğer bütün hastalıkların önü açılmaktadır.
-Özellikle de kalp ve damar hastalıklarından muzdarip olanlar için mi?.
-Sadece kalp hastalığı olmayan bir insan bile olsanız soğuk hava kalbinizin yükünü birkaç misli arttıracaktır. İlave iş ise daha da fazla arttıracaktır. Bunun için soğuk havalarda dışarıda çok fazla kalmamak ve ağır işler yapmamak gerekir. Mümkün olduğunca dışarıda fazla kalmamalı, giyimimize dikkat etmeli ve dış ortamda ağır işler yapmamalıdır.
İş yapmanın dışında uzun yürüyüşler de sakıncalı olabilir. Soğukta rüzgâra karşı yürüyenlerde daha farklı problemler de olabilir.
Çünkü bizim kalp hastalığı şikâyetiyle gelen hastalarımızın özellikle tarif ettiği bir şey vardır: "Tok karnına elimde çantayla rüzgâra karşı yürürken göğsümde bir ağrı var" der. Bu da soğuk havanın kalp hastalarının iş yükünü nasıl arttırdığını bize göstermektedir. Aynı durum aslında sıcak havalar için de geçerlidir.
-Sıcaktan da korunmak gerekir mi?
-Evet Bizim için konfor sıcaklığının yani ideal sıcaklığın 20-25 derece olduğunu söylemiştik.
Bir insanın 36-38-40 derece sıcaklıkta kalması; aşırı sıvı kaybı dolayısıyla derideki tüm damarların açılması buna bağlı olarak da kalbin iş yükünün artması ve de tansiyon yükseklikleri ile beyin kanamaları gibi hastalıkları davet edebilmektedir.
Dolayısıyla kalp ve damar hastaları için en ideal mevsim sonbahardır. Çünkü sonbaharda hem sıcaklık 20 derece dolaylarındadır hem de nem nispeten daha azdır. Bundan dolayı da yaşlıların ve kalp hastalığı olanların en sevdiği mevsim sonbahardır.