Sokak ağzıyla savcıyı tehdit eden Özel’e anladığı dilden tepki: Özgür sen kimsin oğlum
Kurduğu suç örgütü ile İstanbul’u yağmalayan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının hırsızlıkları hakkında tek kelime edemeyen CHP’nin yüzü kızarmaz lideri Özgür Özel’in sokak ağzına sarılarak, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’i hedef alarak, “Sert kayaya çarptın oğlum” ifadelerini kullanması tepki çekti.
Buğra Kardan İstanbul
Mega İstanbul’u soyup soğana çeviren sabık İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ve şürekâsının ayıplarını örtemeyen CHP’de stres dorukta. İmamoğlu’nun başında bulunduğu vurgun ve rüşvet çarkının daha da büyümesiyle kontrolünü kaybeden emanetçi Genel Başkan Özgür Özel, cinnet hâlinde. İmamoğlu’nun dalavereleri yeni delillerle ifşa ediledursun çanta çanta kirli para taşıyan CHP’li Aykut Erdoğdu’nun ve şaibede limit tanımayan 5 belediye başkanının tutuklanması Özel’i külhanbeyine dönüştürdü. Gaziosmanpaşa mitinginde İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek ‘e “Sert kayaya çarptın oğlum. Gelirim, darmadağın ederim. Tepemin tasını attırma” diye çıkışan Özel’e tepki yağdı.
BAY KEMAL DE ESİP GÜRLEMİŞTİ
Gürlek’e yönelik argo kelimelerinden ötürü hakkında yargı mensubuna hakaretten ve tehditten hakkında soruşturma başlatılan Özel, selefi Kemal Kılıçdaroğlu’nun kamu görevlilerini korkutma adına attığı adımları hatırlattı. Kılıçdaroğlu, 2021’de bürokratları “İktidar değişecek, soruşturmalar başlayacak. ‘Emir almıştık’ diyerek işin içinden sıyrılamazsınız” şeklinde tehdit etmişti. 2021’de MEB ve ESK’nın, 2022’de TÜİK’in kapısını zorlayan Kılıçdaroğlu’nun dilinden memurları gerecek cümleler dökülmüştü. Tehditte Kılıçdaroğlu’na taş çıkaran Özel’in savcıyı hedef alacak kadar ileri gitmesi CHP’nin mafyalaşma eğiliminde olduğunu teyit etti.
Akit’e konuşan AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, şunları belirtti: “Özgür Özel’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’nı tehdit etmesi çok yanlıştır. Bu, suçluluk psikolojisinin ürünüdür. Ortada 22 itirafçı vardır. Bu itirafçıların tamamı CHP’lidir. Her şey nettir. İyi de Özel, neyi inkâr etmektedir? Niye yaygara koparmaktadır? Şikâyetçi de itirafçı da çalan da CHP’lidir. Özel’in gayesi nedir? Özel’in temennisi İmamoğlu’nun yanlışlarının görmezden gelinmesi, hukukun işlememesi midir? Özel, ne ummaktadır? Burada amaç savcıları ve mahkemeleri çalıştırmamak mıdır? Böyle bir şey olmaz. CHP’li arkadaşlarımız, TBMM’de ahlâktan dem vurup duruyorlar. Onlara ‘Siz hangi ahlâktan söz ediyorsunuz’ diye sormak gerek. Aykut Erdoğdu, TBMM’de görev yaparken yolsuzlukları diline dolardı.
HADDİNİ İYİCE AŞTI
O dahi tutuklandı. Daha ne olacak? Belli ki Özel’de panik, öfke hakim. Ama bu, şuursuzca davranmayı gerektirmez. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’na hakaret ve tehditte bulunmak ne demektir, Allah aşkına? Tehditle ülke yönetilir mi, hukuka ayar verilir mi? Hayır. Bu nedenle Özel, aklını başına almalıdır. Şaibeli kurultayın Özel’in psikolojisini bozduğu hakikattir. Öteden beri onun ‘İmamoğlu devreden çıkarsa Cumhurbaşkanı adayı olurum’ planı vardı. Anılan planın şaibeli kurultay davasıyla akim kalma ihtimali belirdi. Doğal olarak Özel’in morali de üslubu da dip yaptı. Zannımca Özel, anladı ki kara paralarla kurultayın alındığı saptanacak. Anladı ki sıkıntılı bir döneme girecek. Bu nedenle onun ne dediğinden, ne ettiğinden haberi yok. Nihayetinde yaka silkmek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’na ‘oğlum’ demek CHP Genel Başkanı’na yakışmamaktadır. Bu haddini aşmışlıktır. Bu bitmişlik sendromudur. Ve CHP’ye yazıktır.”
NE YAPTIĞINI BİLMİYOR
Gazeteci-yazar Murat Özer, şunları söyledi:“Özgür Özel’in bu kadar gerginleşmesinin ve pervasızlaşmasının temelinde hırsızlık, yolsuzluk soruşturması kadar şaibeli kurultay davası var. Peş peşe gelen itiraflar, deliller Özel’i hırçınlaştırmaktadır. Mafya dilini, külhanbeyi edasını böyle anlamak veya yorumlamak gerekmektedir. Cumhuriyet Başsavcısı’nı tehdit etmek Özel’in ne hakkı ne haddidir. Hırsızlık, yolsuzluk soruşturması ve ardından kullanılan bu çirkin dil, Kılıçdaroğlu döneminden kalmadır. Kılıçdaroğlu’nun da vaktiyle belli başlı kamu kurumlarına randevusuz gitmesi ya da memurları tehdit ettiği muhakkaktır. Anlaşılan o ki Özel, Kılıçdaroğlu’nu da geride bırakmıştır. Özel’in hırçınlığı boşuna değildir. İmamoğlu’nun vurguları ortaya dökülünce ses edememekte ve gerilmektedir. Buna hileli kurultay davası ve makamından olma korkusu eklenince fevrileşmektedir.Kılıçdaroğlu, kılıcı çekmiştir. Özel’in koltuğunu koruyamama ihtimali kuvvetlenmiştir. Onun için argo kelimeler kullanmaktadır. Hükümete ve Akın Gürlek’e yüklenmektedir. Kulağı hileli kurultay davasında. Kirli parayla Genel Başkan olduğuna karar verilmesinden ve alnının lekelenmesinden ürkmektedir. Ne yaptığını bilmemektedir.
OĞLUM YERİNİ BİL DİYEN ÇIKAR
CHP’de epeydir marjinalleşme eğilimi vardı. ‘Kent Uzlaşısı’ bir milattı. Yolsuzluk, hırsızlık dosyası da ilave olunca marjinalleşmenin ötesine geçildi. İllegalleşme başladı. Özel’in üslubu bunun tezahürüdür. Özel, kendine gelmelidir. Seviyeli olmalıdır. Seviyesine göre muamele göreceğini unutmamalıdır. İktidar ve yargı görevlileri, Özel’in seviyesine inmez. Ama böyle giderse Özgür Özel’e hak ettiği şekilde cevap verecek birileri de çıkar. Ona da ‘Oğlum’ şeklinde hitap eden, ‘Yerini bil’ uyarısında bulunan olur.”