Ateist-sol kesimlerin tahrikleriyle başlayıp, 37 kişinin ölümü ile sonuçlanan Madımak Oteli’ndeki yangının üzerinden 31 yıl geçerken, uydurma delillerle suçlu gösterilen mazlumların aileleri, bu Kurban Bayramı’nı da buruk geçiriyor. Gözü yaşlı aileler, maşeri vicdanları kanatan bu zulmün artık son bulması gerektiğini ifade ediyor.
Sebahattin Ayan İstanbul
Ateist-sol kesimlerin tahrikleriyle başlayıp, 37 kişinin ölümü ile sonuçlanan Madımak Oteli’ndeki yangının üzerinden 31 yıl geçerken, uydurma deliller, asılsız fişlemeler ve bürokrasi-yargı oyunları ile suçlu gösterilen mazlumların aileleri bir bayrama daha buruk girdi.
Darbeciliği tescillenmiş cuntacı paşaların ise kendisini imtiyazlı sınıf olarak gören laikçi cenahın ve fonlu medyanın baskısı sonucu tutuldukları cezaevlerinden “hastalık”, “yaşlılık” ve “bunaklık” gibi gerekçelerle apar topar salıverilmesi, uydurma deliller ve 28 Şubatçı yargının taraflı kararlarıyla zindana atılan Müslümanlar ile gözü yaşlı ailelerinin acısını katmerliyor.
Onların bayramı olmuyor
Kimisi eşinden, kimisi evladından, kimi de kardeşinden ayrı tam 63 bayram geçiren mağdur aileler, hasretlerinin biteceği günü bekliyor. Bayramların kendileri için esareti, özlemi hatırlattığını dile getiren ve çeyrek asrı aşkın süre içerisinde hep bir yanlarının eksik kaldığını ifade eden gözü yaşlı aileler, maşeri vicdanları kanatan bu zulmün artık son bulması gerektiğini ifade ediyor.
Eşi dahil birçok mazlumun sağlık sorunları olmasına rağmen cuntacıları gören adli tıbbın Sivas mazlumlarına kör olduğuna dikkati çeken Buket Düvenci, “Eşim nisan ayında kalça protez ameliyatı oldu. Kalp rahatsızlığı artarak devam ediyor. Yüksek tansiyon ve demans var. 28 Şubat paşalarını gözetenler birde bizim Sivas Mazlumlarını görsün artık. Biz kesinlikle af istemiyoruz. İstediğimiz yeniden yargılanma olsun ve bu uygulama da hakkıyla olsun. Mazlumun ahı yerde kalmayacak bunu bilsinler. Bizler 32 yıldır bayram yaşayamadık. Görüşleri bile bayrama denk getirmiyorlar. Demir parmaklık ardından bile olsa bayram yaptırmıyorlar bize. 63 bayram oldu ayrıyız. Çocuklarım babalarıyla bayram kutlayamadı, elini öpemedi. Devletin bütünlüğüne göz dikenler, yönetime el koymaya çalışanlar şimdi serbest ama Sivas Mazlumları kulaktan duyma bilgilerle 31 yıldır tutsak. Benim eşim hapiste değil, medrese-i Yusufiye’de. İnşallah tez vakitte adalet yerini bulur ve yıllardır süren hem mağduriyet, gurbet son bulur” dedi.