Sahte meşruiyet dayatması ve cezasızlık imtiyazı!
Hukukçu Yazar Av. Ömer Faruk Uysal, 'Sahte meşruiyet dayatması ve cezasızlık imtiyazı!' başlıklı bir yazı kaleme aldı.
CHP Ankara milletvekili Umut Akdoğan; "Disiplinsizlik olsa bile, İçinde Mustafa Kemal geçen slogandan ötürü, Atatürk'ün 'yüzü suyu hürmetine', teğmenlere ceza ve-ri-le-mez" dedi,TV'de. Malum, Allah kainatı, Muhammed sav'mın 'yüzüsuyu hürmetine' yaratmıştır!
Eşi başörtülü, veya namaz kılan, veya içki içmeyen yüzlerce subay da disiplinsizlik nedeniyle TSK'dan ihraç edilmişlerdir! Yani kişi ne halt ederse etsin, Kemalist veya Kemalist görünümlü ise cezasızlık imtiyazı; dindarsa cezadan kaçamama yükü ile yüklüdür. En ağır insanlık suçu darbeler, Başbakan ve Bakanlara işkence ve idamlar bu alçak meşruiyet algısıyla kolayca temize çekilir. 27 Mayıs darbesi bayram bile yapılır! Mustafa Kemal'in askeriysen cezalandırılamaz, değilsen mahkumiyetten kurtulamazsın! Böyle bir meşruiyet dayatması absürt, ilkel, adaletsiz ve ahlaksızdır!
Bir grup teğmen yapacakları eylemin anormal ve kanundışı olduğunu biliyorlar ki, bu halt için tam 8 defa izin istiyorlar. Doğal olarak reddedeliyorlar. Buna rağmen bile bile lades. Neden böyle bir şov'a ihtiyaç duyuyor ve reddedildikçe ısrar ve dayatma yapıyorlar? Toplu olarak ve defalarca. Sırf bu bile suç, askerlikte toplu dilekçe vermek bile suç. Asker üstlerinin, emir, talimat ve statüsüne uyar, kendisi statü vazedemez, asla oldu bitti yapamaz. Yaparsa ne olur? Cevabı 27 Mayıs hain darbecilerinden, MBK üyesi, binbaşı Orhan Kabibay versin. "Az gelişmiş ülkeler kendi ordularının işgali altındadır" ABD her istediğinde, bizim çocuklar (our boys) dediklerine, bilaperva darbe yaptırır!
Burada çok önemli ilkeler, sahte meşruiyet dayatması ve cezasızlık imtiyazı öne sürülerek tersyüz edilmektedir. Gözden kaçırılmak istenen vahim durumları madde madde sayalım:
1- Türkiyede tüm darbeler ve muhtıralar, "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diyenlerce yapılmıştır. FETÖ bile Yurtta Sulh Konseyi ile darbeye kalkıştı.
2-Bütün darbeler ve muhtıralar ABD (NATO) ihtiyaçlarına göre yapılmıştır. Atatürkçülük işin kandırmacası, meşruiyet uydurmasıdır. Böylelikle emekli olacak Genel Kurmay Başkanı, Cumhurbaşkanı makamına yükselir, orayı işgal eder.
3- Mustafa Kemal, CHP'nin kurucusu, isim ve sembol babası, ölünceye kadar ilk genel başkanı, her şeyidir. Tamamen politik bir kişiliktir. Tüm CHP genel başkanları Atatürk'ün koltuğunda oturmakla onurlandırılırlar. Cumhurbaşkanı koltuğunda oturanlar ise nedense Atatürk'ün koltuğunda oturmuş sayılmazlar. Onun esas koltuğu CHP koltuğudur.
4- Askerlik çok sıkı bir disiplin mesleğidir, serkeşliği asla kaldırmaz.
5- Anayasaya göre herkes kanun önünde eşittir, kimseye cezasızlık ayrıcalığı sağlanamaz. Cumhuriyet imtiyazların kaldırılmasıdır.
6- "Bu ülkede banka soyarken kar maskesi, ülke soyarken Atatürk maskesi takılır" Uğur Mumcu. Mesela 28 Şubat, hem dindarlara koyu bir zulüm, hem de çakallara büyük soygun imkanının adıdır.
7- Mustafa Kemal'in askerleriyiz sloganı ilk defa 2007 Cumhuriyet mitinglerinde atıldı. Tabiki "Ordu Göreve" pankartları ve sloganları ile birlikte. Son derece militarist, antidemokratik ve mütecavizdir. 2007'ye kadar kimin askerleriydiler?
8- Her slogan muvafıkına coşkulu bir cesaret, muhalifine tehdit (korku) içerir.
9- Bu slogan ve kılıç çatmalı tehdit, elbette Yunan'a, Rus'a, PKK'ya karşı değildir. Çünkü devlet töreni, düşman tehdit yeri değildir.
10- Bu slogan en üst komutanlara, millete, cumhura ve Cumhurbaşkanına, Başkomutana, tehdit sloganı ve eylemidir. Sıralı amirlerin ve Başkomutanın değil, sizden büyük bir komutanın askerleriyiz demektir. Peki ölmüş bir komutan nasıl sevk ve idare eder, emir verir? Veremez. Aslında disiplinsiz başıbozuklarız demektir.
11- Feyzi Çakmağın, İsmet İnönü'nün, Recep Tayyip Erdoğanın askerleriyiz diye de slogan atılamaz. Anayasa ve yasalara göre Başkomutanın askerleri olsalar bile! Anayasa ve kanunlara göre Mustafa Kemal Başkomutan değil, nasıl olsun?
12- TSK için müteveffa bir komutana değil, yaşayan kanuni komutana itaatsizlik yıkımdır. Ayrıca ölmüş birine itaatsizlik de mümkün değildir. Çünkü emir veremez.
13- Ordumuz ezelden beridir Peygamber ocağıdır. Ama kimse "Muhammedin ordusu kafirlerin korkusu" diye slogan atamaz.
14- Kahraman ordumuz Mehmetçiklerden, yani küçük Muhammedlerden oluşur ama Muhammed Mustafanın askerleriyiz diye slogan atılmamıştır.
15- Kainatta, hayatta, en yüksek hakikat la ilahe illallah'tır, Allah'tan başka ilah olmamasıdır. Fakat disiplinsiz bir grup teğmen, resmi bir askeri törende bunu slogan olarak atamaz. Her şeyin ve sözün yeri var. Askerimiz ölürken şehadet getirir ve aslında ölümden kurtulur.
16- TSK asırlardır, "Allah Allah" nidalarıyla taarruza geçer, "Tanrı Tanrı " veya "Atatürk Atatürk" diye değil. Fakat bir resmi törende kimse bunu yapamaz.
17- Kemalizmin en önemli özelliği Garbçılıktır. Hiçbir Batı ülkesinde böyle bir rezalete hoşgörü gösterilmez.
18- Her vatandaş ve asker Kemalist, hele ki, Mustafa Kemal'in askeri olacaksa, demokrasi, vicdan hürriyeti, nasıl olacak? Mustafa Kemalin askerleri, (partisi CHP), orada dururken seçimleri niye yapıyoruz?
19- Sahte meşruiyet illüzyonu ve cezasızlık ile dokunulmazlık atfedilirse devamı, başka çeşitleri, katlanarak gelecektir. Mustafa Kemalin askerlerine kimse dokunamazsa ki, dokunulamamıştır, onlar istediğine dokunur, darbe yapar Başbakana tecavüz edip asar. Birde bayram ilan eder.
20- Her fiili ve kanlı darbe basit bir disiplinsizlik ile, 27 Mayısta olduğu gibi, üç subay pastırmalı omlet yerken başlar. (Demirkırat belgeseli) Darbe hevesi önce lakırdıya, sonra plana ve gerçeğe dönüşür. Asker asla bunu konuşamaz, şakasını yapamaz, ima edemez. Hepsi alçak bir cürettir ve mutlaka önlenmelidir.
21- Başarılı bir modern ordunun en temel şartı, siyasete karışmama, sıkı bir disiplin, komutanlara ve elbette Başkomutana tam bir itaattir. Siyasete karışan ordu bozulur, savaşamaz.
22- Bu aslında, sıralı amirlere, komutanlara ve Başkomutana ölmüş bir komutan üzerinden meydan okuma ve itaatsizliktir.
23- Bu slogan ve eyleme CHP neden cansiparane sahip çıkıyor? Niye üzerine alınıyor? Neden iyice politikleştiriyor? Tazminatları ödeyelim, CHP'de, belediyelerde iş verelim diyor? Çünkü CHP'nin ebedi genel başkanının adı kullanılmıştır da ondan. Atatürk diyene, hukuk, disiplin, ceza, olamaz diyorlar.
24- Asker, ordu, TSK CHP'ye mi ait? Bu teğmenler CHP teğmenleri mi? Ya diğerleri? Ötekileşmez mi? Dışlanmazlar mı?
25- Resmi yemin töreninden sonra ayrı bir yemin ve kılıç çatma, resmi olanı, öncekini, saymama ve geçersiz kılma çabasıdır. Çoğu teğmen doğal olarak buna itibar etmemiş ve iki tür teğmen gruplaşması olmuştur. Yani bölücü bir eylem ve itaatsizliktir.
26- Özgür, demokratik ve modern ülkelerin hiçbirinde, ölmüş bir komutanın komutasından ve müteveffa bir Cumhurbaşkanının yönetmesinden söz edilemez. Böyle bir şey tarih dışı, anokraniktir.
27-Askerler, vatandaşlar, elbette CHP'li, Kemalist, olabilirler, ancak Mustafa Kemal'in askeri olmayabilirler. Zaten bu fiilen, hakikaten, imkansızdır. Bu çok çok CHP'li olmaya tekabül eder ki, kimse buna zorlanamaz.
28-Askerlik hiyerarşi, hiyerarşi emir-komuta ve mutlak itaat demektir. 1938'den beri 87 yıl geçmiş. Vatandaşlar neye, nasıl itaat edecekler? Ve bu daha ne kadar sürecek? Biz bir Cumhuriyet miyiz yoksa bitimsiz bir monarşi miyiz?
29-Ölmüş bir insan sevk ve idare edemeyeceğine ve emir veremeyeceğini göre, kim onun makamını gasbedecek te emir verecek?
30-Farz-ı muhal, olmaz ya, Avrupa'da böyle bir rezalet olsa, belki, hiç darbe yaşamamış ülkeler olarak, daha kolay tolore edilebilir.
Türkiye ise bir darbeler, muhtıralar, silahlı bürokrasi tehditleri ülkesi. 15 Temmuz kanlı, alçak, darbe girişiminin üzerinden henüz 8 yıl geçti.
CHP, "tiyatro", "kontrollü darbe" diyerek, darbecileri aklayıp, hükümeti suçladı, darbecileri görevlerine iade etmeyi vadetti. CHP seçmeni ise tankları alkışlayıp, sela okuyanlara saldırdı. Diğerleri ise ATM ve market kuyruklarındaydı. Sonuç, CHP ve seçmeni yeni bir darbeyi elbette alkışlayacaktır. Hatta beklentileri budur. Elbette disiplinsizleri, darbe ima edenleri ve darbecileri destekleyecekler. Hep bunu yaparlar.
Ancak kötü haber. Türkiye tarihinde ilk defa 12 Eylül, 28 Şubat ve 15 Temmuzun hesabını sordu. Darbelere cezasızlık günleri artık bitti. Başbakanlara MGK koridorlarında omuz atan subaylar, merhum Başbakan Erbakana kameralar önünde pzvnk diyen hadsiz generaller. MGK'da İmam-Hatiplilere iftira atan komutanlar, "kes lan" denerek dışarı atılıyor. "Komutandan siyasilere tokat gibi cevap" devirleri bitti, bitmesi gerekiyor. Eğer çağdaş, demokratik ve modern bir devlet olacaksak!