Saldırılarıyla barış ortamını sona erdiren terör örgütü PKK’da çözüm süreci yanlıları ile şahin kanat arasında görüş ayrılığı yaşanıyor. HDP ise Kandil’den gelen talimatlara göre siyaset yapmaya çalışıyor.
Bölücü terör örgütünün üst düzey mensupları bazen aynı hafta içinde birbirlerinin tam aksine açıklamalar yaparken, bazen de İmralı'daki Abdullah Öcalan'ı itibarsızlaştıracak değerlendirmeler yapabiliyor. Terör örgütü yöneticilerinden Cemil Bayık, 7 Haziran seçimleri sonrası yaptığı açıklamada, HDP'nin koalisyon yapabileceğini söyledi ancak bir başka PKK yöneticisi Duran Kalkan bu durumda HDP'nin düzen partisi olacağını söyleyerek Bayık'a karşı çıktı. HDP'li yöneticiler de bu çelişkili açıklamalar arasında gidip gelen söylemlerde bulundu.
ÖCALAN'A DARBE
Abdullah Öcalan'ın PKK'ya yaptığı silahsızlanma kongresi çağrısı ise Kandil'de şahin kanatta yer alan Bese Hozat tarafından, "Bizim şu anda kongreyi toplama gibi bir gündemimiz yok" sözleriyle reddedildi.
PKK yöneticisi Sabri Ok, HDP'nin kısmen de olsa yükselen oyunun etkisiyle inisiyatif alma çabasını şu sözlerle sona erdirdi: "Şunu herkes bilmelidir ki HDP, PKK'nın yasal partisi değildir. Dolayısıyla böyle bir çağrıyı HDP yapamayacağı gibi, mevcut İmralı koşullarında bulunan Abdullah Öcalan'ın böyle bir çağrıyı yapması mümkün değildir."
HDP ÖRGÜT YÖNETİMİNDE
Kürt yazar ve siyasetçi İbrahim Güçlü, HDP'nin, demokratik, özgür iradesiyle karar alabilen bir parti olmadığına dikkati çekerek, "HDP'nin PKK ile uyumsuzluğu düşünülemez. HDP'nin gerçek program ve tüzüğü, PKK'nın emir ve talimatlarıdır" değerlendirmesinde bulunuyor.
Akşam