• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Özgür’den ne şiş yansın ne kebap! Dün ezanda, bugün Terörsüz Türkiye’de

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Özgür’den ne şiş yansın ne kebap! Dün ezanda, bugün Terörsüz Türkiye’de

Tarihçi yazar Mustafa Armağan, güncel siyasi gelişmeleri geçmişle kıyasladığı yeni makalesinde, Özgür Özel’in meclisteki oylamada vekillerini serbest bırakma tavrını 1950 yılındaki CHP’nin Arapça ezan yasağının kaldırılması sürecinde sergilediği tutuma benzeterek tarihten dikkat çeken örnekler verdi.

Yeni Akit gazetesi yazarı Mustafa Armağan, "CHP de Arapça ezanda grubu serbest bırakmıştı" başlıklı bugünkü yazısında, güncel siyasetteki parti meclis grubu kararlarını ve takınılan stratejik tavırları tarihi şahitlikler üzerinden mercek altına aldı.


 

 

Yeni Parti lideri Özgür Özel’in son meclis oylamasında vekillerini serbest bırakarak takındığı denge politikasının bir benzerinin 76 yıl önce ezan yasağının kaldırılması sürecinde de yaşandığını hatırlatan Armağan; gazeteci Cüneyt Arcayürek’in hatıraları ve tarihi belgeler ışığında, 16 Haziran 1950’de Demokrat Parti’nin Arapça ezanı hürriyetine kavuşturduğu dönemde İsmet İnönü liderliğindeki CHP grubunda yaşanan "serbest bırakma" kulislerinin perde arkasını okuyucularıyla paylaştı.


 

Yazısında 1941 yılında Türk Ceza Kanunu'na eklenen fıkrayla Arapça ezan okuyanlara hapis ve para cezası getirildiğini hatırlatan Armağan, bu düzenlemenin laiklik ilkesini açıkça çiğnediğini belirtti.

Dönemin Başbakanı Adnan Menderes liderliğindeki Demokrat Parti'nin ilk icraat olarak bu yasağı kaldırdığını vurgulayan yazar, o süreçte İsmet İnönü’nün CHP grubunu bağlayıcı bir karar almayarak vekilleri serbest bıraktığını ifade etti.


 

 

Armağan, dönemin CHP sözcüsü Cemal Reşit Eyüboğlu’nun meclis kürsüsünden yaptığı konuşmaya da değinerek, ana muhalefetin o dönem yükselen toplumsal dalgaya karşı duramayıp kerhen de olsa tasarıya destek vermek zorunda kaldığını sözlerine ekledi.

...ARMAĞAN'IN YAZISI İÇİN TIKLAYINIZ...

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mazda

Bu durumu akplilere sormak lazım.

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

Siyasi Omurgasızlığın Tarihsel Kroniği: CHP’nin "İdare-i Maslahat" Çarkı ve Özgür Özel! Türk siyaset tarihi, ilkeli duruşların olduğu kadar, köşeye sıkışınca sorumluluktan kaçan vizyonsuz stratejilerin de tarihidir. Bu tarihsel döngünün en taze ve ibretlik örneğini, tarihçi yazar Mustafa Armağan son makalesinde gözler önüne serdi. Armağan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in "Terörsüz Türkiye" gündemli kritik meclis oylamasında milletvekillerini serbest bırakma hamlesini, partinin 1950 yılındaki Arapça ezan yasağının kaldırılması sürecindeki korkak tavrına benzetti. Bu benzersiz kıyaslama, aslında değişen hiçbir şeyin olmadığını gösteriyor. Karşımızda, statükoyu korumak ve günü kurtarmak adına "ne şiş yansın ne kebap" diyen, ilkesiz ve ürkek bir muhalefet refleksi durmaktadır. Zamanı geriye sarıp 1950 yılına baktığımızda, CHP’nin içine düştüğü acizliği net bir şekilde görürüz. Milletin iradesiyle iktidara gelen Demokrat Parti, 18 yıllık halk düşmanı ve dayatmacı Arapça ezan yasağını kaldırmak için harekete geçtiğinde, CHP büyük bir panik yaşamıştı. Toplumun inançlarıyla kavgalı olan katı elitist tabanını küstürmekten korkan ama aynı zamanda sandıkta bir şamar daha yemeyi göze alamayan dönemin CHP yönetimi, çareyi meclisteki oylamada vekillerini serbest bırakmakta bulmuştu. Bu hamle, siyasi bir deha değil, halkın karşısında dik duramayan ve kendi fikrini açıkça savunmaktan aciz olan bir zihniyetin kaçış rampasıydı. Hem yasağın arkasında duracak cesaretleri yoktu hem de serbest bırakılmasına canıgönülden rıza gösterecek bir demokratlığa sahip değillerdi. Bugün Özgür Özel liderliğindeki modern CHP’nin sergilediği tiyatro da tam olarak bu mirasın devamıdır. Türkiye’nin en hayati ve kırmızı çizgisi olan terörle mücadele ve "Terörsüz Türkiye" vizyonu meclis oylamasına geldiğinde, Özgür Özel’in takındığı "serbest bırakma" tavrı siyasi bir omurgasızlıktır. Bu hamle parti içi demokrasi kılıfıyla örtülmeye çalışılsa da, aslında derin bir korkunun ve liderlik yetersizliğinin itirafıdır. Bir yanda milliyetçi ve ulusalcı seçmeni elinde tutmaya çalışmak, diğer yanda ise karanlık ittifak ortaklarını ve bölücü dinamikleri gücendirmemek için kıvranan bir yönetim anlayışı vardır. Dün ezan oylamasında sorumluluktan kaçan idare-i maslahatçı zihniyet neyse, bugün ülkenin güvenliği ve bekası gibi en hassas konuda vekillerinin arkasına saklanan zihniyet de odur. Sonuç olarak, CHP’nin 1950’den 2026’ya uzanan bu iki yüzlü çizgisi, partinin genetik bir hastalığıdır. Siyaset, rüzgâra göre yön değiştirenlerin değil, fırtınada dimdik duranların işidir. Herkese mavi boncuk dağıtarak, her odağı memnun etmeye çalışarak devlet yönetilemez, muhalefet de yapılamaz. Özgür Özel’in bu tavrı, partisini net bir çizgiden yoksun bırakmakta ve milletin gözünde güvenilirliğini tamamen sıfırlamaktadır. Tarih ve Türk milleti, kritik eşiklerde sağına soluna bakıp sorumluluktan kaçan, kendi vekillerini siper edip saklanan liderleri asla affetmeyecek ve onları siyasi birer figüran olarak tarihin tozlu sayfalarına gömecektir.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23