Kadına şiddeti önleme bahanesiyle 2011 yılında Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan İstanbul Sözleşmesi’ni şerhsiz imzalayan ülke sayısının Türkiye dahil sadece 10’da kaldığı, çekince koyarak imzalayan 28 ülkenin yürürlüğe sokmadığı, Katoliklerin yönetim merkezi olan Vatikan’ın ise, sözleşmeye imza dahi koymadığı ortaya çıktı. Hristiyan toplumunun dini liderlerinin bile imzalamaktan imtina ettiği fesat sözleşmesinin Türkiye’deki bazı kesimlerce hâlâ desteklenmesi manidar bulunuyor.
Feminist grupların kutsallık izafe ettiği İstanbul Sözleşmesi’nin uluslararası boyutta hiçbir değerinin olmadığı ve ana haliyle sadece 10 ülkede yürürlüğe sokulduğu belirlendi.
Kendini bile koruyamıyor
Kadına şiddeti önleme bahanesiyle 11 Mayıs 2011 tarihinde Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan, aileyi yıkıcı ve eşcinselliği teşvik edici içeriğiyle toplumsal krize yol açan İstanbul Sözleşmesi’nin uluslararası boyutta değeri adeta sıfır seviyesinde. İstanbul’da imzalandığı için “İstanbul Sözleşmesi” ismiyle bilinen “Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi”, 9 yıllık serüveninde gelişmiş ülkeler başta olmak üzere rağbet görmedi. Türkiye ise sözleşmenin hem ilk imzacılarından oldu, hem de 2012’de çıkardığı “6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun”la sözleşmeyi iç hukukunda aynen tatbik etti.
Çoğu ülke onaylamadı
Fesat sözleşmesini şerhsiz imzalayan ülke sayısının Türkiye dahil sadece 10’da kaldığı, 28 ülkenin ise şerh koyarak imzalamasına rağmen birçoğunun yürürlüğe sokmadığı belirlendi. Sözleşmeyi, “İmzalarız ama birçok maddesini uygulamayız” şeklinde şerh koyan Almanya bunu hâlâ iç hukukuna yansıtmadı.
İngiltere, Bulgaristan, Çekya, Macaristan, Litvanya, Moldova, Slovakya, Ukrayna ve Hırvatistan’ın arasında bulunduğu 12 Batılı devletin parlamentolarında sözleşme onaylanmadı. Bu ülkelerin birçoğu İstanbul Sözleşmesi’ni iptal ederek çekildi.
İstanbul Sözleşmesi’nin yıkıcı etkisini başından beri gören ABD, Rusya, Vatikan ve Japonya’nın başını çektiği 7 ülke ise imza dahi koymadı.
Çürük sözleşmenin karnesi
İşte feministlerin kutsallaştırdığı ancak hurdaya dönen İstanbul Sözleşmesi’nin karnesi:
Şerhsiz imzalayan 10 ülke:
Türkiye, Arnavutluk, Belçika, Bosna Hersek, İzlanda, İtalya, Lüksemburg, Karadağ, Portekiz, San Marino.
İmzalamayan 7 ülke:
ABD, Rusya, Kanada, Vatikan, Japonya, Azerbaycan, Meksika.
Çekince koyarak imzalayan 28 ülke:
Almanya, Fransa, İspanya, İsveç, İsviçre, Norveç, Ermenistan, Çekya, Letonya, Litvanya, Andorra, Avusturya, Hırvatistan, Rum Kesimi, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Gürcistan, Yunanistan, İrlanda, Malta, Monako, Hollanda, Kuzey Makedonya, Polonya, Romanya, Sırbistan, Slovenya.
İmzalayıp iç hukukunda onaylamayan veya fesheden 12 ülke:
İngiltere, Ermenistan, Bulgaristan, Çekya, Macaristan, Letonya, Lihtenştayn, Litvanya, Moldova, Slovakya, Ukrayna, Hırvatistan. (Polonya da çekiliyor)
_____________
Sözleşmeye böyle direniyorlar
Sözleşmeyi 2016 yılında şerh koyarak imzayan Bulgaristan’da Anayasa Mahkemesi, anayasaya aykırı olduğuna karar verdi. İstanbul Sözleşmesi’ne imza atmasına rağmen iç hukukuna yansıtmayan Hırvatistan’da Katolik Kilisesi tarafından desteklenen muhafazakâr Hrast Partisi İstanbul Sözleşmesi’ne karşı çıkıyor.
Polonya hükümeti de İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmek için süreci başlattı.Başbakan Mateusz Morawiecki, Perşembe günü Varşova'da yaptığı açıklamada, İstanbul Sözleşmesi'ni Polonya anayasasına uygun olup olmadığının incelenmesi için Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) gönderdiğini açıkladı.Polonya Adalet Bakanı Zbigniew Ziobro, ülkesinin sözleşmeden çekilme sürecini 27 Temmuz Pazartesi günü başlatacağını açıklamıştı. Ziobro, "ideolojik unsurlar içerdiğini" iddia ettiği sözleşmeyi, "okullarda çocuklara toplumsal cinsiyetin öğretilmesini zorunlu kıldığı" gerekçesiyle "zararlı" gördüklerini söyledi.
____________________

