Nuh'un Gemisi araştırmasında ilk kez yerin altına inildi, radarda anomaliler saptandı
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Doğubayazıt'ta Nuh'un Gemisi araştırmasında yaklaşık bin toprak numunesi incelenirken, nihai raporun gelecek yıl nisan veya mayısta tamamlanması hedefleniyor.
Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde Nuh'un Gemisi olduğuna inanılan gemi biçimli coğrafi oluşumda, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nin yürüttüğü araştırmanın saha çalışmaları tamamlandı. Projede başkan yardımcısı olarak görev alan Amerikalı Andrew Jones, alınan izin kapsamında ilk kez yerin altına inilerek karotlu sondaj yapıldığını, sondaj sırasında makinenin sürekli toprak numunesi çıkardığını, radar taramalarında da yüzeyin altında bazı anomaliler tespit edildiğini söyledi.
Jones'a göre bulgular henüz kesin bir sonuca işaret etmiyor. Yapının doğal mı yoksa insan yapımı mı olduğunun belirlenmesi için laboratuvar çalışmaları sürüyor; nihai raporun gelecek yıl nisan veya mayıs aylarında tamamlanması hedefleniyor.
Oluşum, 11 Eylül 1959'da Harita Mühendisi Yüzbaşı İlhan Durupınar tarafından, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ait bir uçakla Doğu Anadolu Bölgesi'nin haritası çıkarılırken keşfedildi. Keşfin ardından bölgenin Nuh'un Gemisi'nin kalıntısı olabileceği iddiasıyla çok sayıda yerli ve yabancı araştırmacı bölgede çalışma yaptı.
Son araştırma, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cenker Atila başkanlığında Mayıs 2026'da başlatılan "Nuh'un Gemisi Araştırma Projesi" kapsamında yürütüldü. Beş ülkeden yaklaşık 20 bilim insanının görev aldığı projede, Telçeker ve Üzengili köyleri arasındaki gemi biçimli oluşumda yaklaşık 90 gün süren saha çalışmaları yapıldı. Dronla arazinin güncel yapısı modellendi, yeni nesil radar sistemiyle yüzeyin altı tarandı; farklı noktalardan alınan yaklaşık bin toprak numunesi incelenmek üzere laboratuvarlara gönderildi.
"Karot makinesi sürekli toprak numuneleri çıkardı"
Jones, bu sezonki en önemli bulgulardan birinin, oluşumun yekpare bir kaya kütlesinden meydana gelmediğinin görülmesi olduğunu ifade etti. Jones, "Bazı kişiler buranın doğal bir oluşum olduğunu, yekpare bir kaya olduğunu ve milyonlarca yıl içerisinde aşınarak gemi şeklini aldığını öne sürüyordu. Ancak sondajla elde ettiğimiz en büyük bulgu, yapının tamamen toprak olduğudur. Alanda bazı büyük kaya blokları var fakat karot makinesi sürekli toprak numuneleri çıkardı" dedi.
Yerin derinliklerinden alınan örnekler üzerinde çalıştıklarını anlatan Jones, "Bu doğal bir oluşum da olabilir, insan yapımı bir yapı da olabilir. Şu anda yaptığımız şey, bunu bilimsel yöntemlerle araştırmak" dedi. Yüzeyin altında gördükleri katmanı ise şöyle aktardı: "Yüzeyin altında oldukça zenginleşmiş, organik, kapkara bir toprak gördük. Bunun çürümüş ahşap ya da insan faaliyetine dair bir kanıt olup olmadığını testlerle ortaya koyacağız."
Radar verilerinin nihai raporu henüz hazır değil
Ağustos ayında yapılan radar taramalarına ilişkin nihai raporun henüz hazırlanmadığını belirten Jones, "Ön radar sonuçları ilginç bulgular, yani anomaliler gösterdi. Yüzeyin altında doğal olmayan nesnelere veya yapılara işaret edebilecek noktalar tespit edildi. Ancak Amerikalı radar bilimcisinin nihai raporunu hala bekliyoruz. Sondaj yapmamızın sebeplerinden biri de tam olarak buydu. O derinliklere inip numune almak istedik" diye konuştu.
1959'daki keşiften bu yana bölgeye gelen araştırmacıların büyük ölçüde yüzeydeki gemi şekline odaklandığını söyleyen Jones, şunları kaydetti: "İlk kez hükümet izniyle bir üniversite yerin altına inip neler olduğunu görebiliyor. Biz yüzeyin altında neler olduğunu görmek istediğimiz için karotlu sondaj izni aldık. Bu projeyle birlikte alınan izin kapsamında ilk kez yerin altına inilerek karotlu sondaj yapıldı."
Kesinleşmemiş iddialara uyarı: "İşimiz bitmedi"
Sosyal medyada ve bazı haber sitelerinde, araştırma sonuçları kesinleşmeden çeşitli iddiaların gündeme getirildiğini belirten Jones, bilimsel çalışmalar tamamlanmadan kesin ifadeler kullanılmaması gerektiğini söyledi. Jones, "Bazıları yüzde 100 doğrulandığını söylerken, diğerleri keşfettiğimiz şeyler hakkında aslında bizim kendilerine hiç söylemediğimiz iddialarda bulunuyor. Hala yapılacak laboratuvar çalışmaları ve yazılacak nihai raporlar var. Dolayısıyla işimiz bitmedi ve bitene kadar bu tarz bir açıklama yapamayız" ifadelerini kullandı.
Jones sözlerini şöyle tamamladı: "Eğer gerçekten doğruysa bunun Türkiye ve dünya için çok iyi olacağını umuyoruz. Araştırmayı en iyi şekilde yapmak için elimizden geleni yapıyoruz. Ancak sonuçlar henüz kesin değil, test sürecine devam ediyoruz."