İşlerine geldiğinde, "suçun şahsiliği" ilkesinden dem vuran muhalefet kalemşörleri, depremin ardından ise "toptancı" bir yaklaşım sergilemeye başladı. Sözcü gazetesi yazarı Necati Doğru, sanki bütün politikacılar arsız, bencil, köşe dönücüymüş gibi bir algı oluşturduğu yazısında, işlerini dürüst bir şekilde yapan insanları da töhmet altında bıraktı.
İşlerine geldiğinde, "suçun şahsiliği" ilkesinden dem vuran muhalefet kalemşörleri, depremin ardından ise "toptancı" bir yaklaşım sergilemeye başladı. Sözcü gazetesi yazarı Necati Doğru, sanki bütün politikacılar arsız, bencil, köşe dönücüymüş gibi bir algı oluşturduğu yazısında, işlerini dürüst bir şekilde yapan insanları da töhmet altında bıraktı. Doğru, maksatlı yazısında, "Şaşmaz yasadır: Sebepler sonuçları doğurur. Deprem dipten şiddetle vurdu. Arsız, bencil, köşe dönücü siyasetçi sınıfı ile ahlaksız, para göz, vicdansız müteahhit sınıfının yaptığı çürük, çarık, dayanıksız binalar yemlik, altlık, paylık oldu. Siyasetçi ile müteahhit İşbirliğine; "çalıyorlar ama çalışıyorlar" diyen halk da; "imar aflarını kaldıraç yapıp şehir ranti avantasından pay çıkartma kurnazlığını" kazanç saydı. Üçlü bir oldu. Yıkım hazırlandı" ifadelerini kullandı.