NATO'nun 70. yıl zirvesine dikkat çeken Ağar: "Türkiye terörü destekleyenlerle mücadele verecek"
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
NATO'nun Londra'da düzenleyeceği 70. yıl zirvesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar, "Türkiye, YPG/PYD/DSG adındaki bu terör yapılanmasının nasıl olup da pek çok NATO ülkesi tarafından desteklendiğinin mücadelesini verecek." dedi.
Taha Emre ÖZDEMİR yeniakit.com.tr NATO’nun Londra’daki 70. Yıl Zirvesi'ne dikkat çeken Ağar, "Bazı NATO ülkeleri Türkiye’nin üzerine gelecektir." diyerek onların bahanelerini şöyle sıraladı:
"S-400’ler, Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna yaptığı harekât, SMO’yu radikalizmle suçlama ve Türkiye’yi radikalizme iltisaklama, Baltık’taki anlaşmazlık, Akdeniz’de gelişen fiili durum (Türkiye-Libya UMH ile yapılan anlaşma)"
'YPG / PYD nasıl oluyor da korunuyor?'
Ağar, Türkiye'nin NATO üyesi bazı ülkelerle vereceği mücadeleyi de şu ifadelerle anlattı:
"Türkiye ise pek çok NATO belge, karar, ilke ve değerine rağmen, terör örgütü olduğu halde bir türlü terör örgütü olduğu kabul edilmeye yanaşılmayan ve gereği yapılmayan YPG/PYD/DSG adındaki bu terör yapılanmasının nasıl oluyor da pek çok NATO ülkesi tarafından desteklenip, korunuyor ve fonlanıyor? sorusunun cevabı ile mücadele edecek."
'Son derece ağır, ağdalı, netameli ve büyük bir sorun!
Londra zirvesinin sonuçlarının çok kritik olduğunu söyleyen Ağar, şöyle konuştu:
"Londra ve devam toplantıların üreteceği sonuçlar ve oluşacak kimya üzerinden; geleceğin eksenleri, pakt etkinlik/iş birliği ve güvenilirlikleri, siyasi-demografik-jeopolitik-jeostratejik ve kültürel haritalar şekillenecek.
Daha dün NATO’nun Soğuk Savaştan bu yana askerî açıdan en güçlü dönemini yaşadığını ancak siyasi açıdan daha zayıf olduğunu belirten eski genel sekreter Rasmussen; 'Bölünme tehdidinin İttifakı istikrarsızlaştırdığı bir dönemde çok riskli bir toplantıya hazırlanıldığını, ABD, Fransa ve Türkiye liderlerinin her birinin etkinliği tersine çevirebilme kabiliyetine sahip olduğunu.' belirtirken, aynı zamanda hassas bir kırılganlığa ve derinleşen bir kutuplaşmaya işaret ediyordu."
'NATO zorundalıklarını neden yerine getirmiyor?'
"Pek çok NATO belgesinde, Örneğin '2014 Müşterek Tehdit Dökümanında' PKK/KCK ve uzantısı PYD/YPG’nin bir terör örgütü olduğu kayıt altına alınmıştır. Bu belge NATO ve üye ülkelerini bağlayan bir belge olduğuna göre, NATO ve ülkeleri bunun gereğini yapmak zorundadır.Peki bu zorundalık yerine getirilmiş midir, gereği yapılmış mıdır?
Örneğin bu belge 2014 tarihli olduğu halde, sürecin büyük bir ivme üretmeye başladığı 2014’den beri bir adım atılmamıştır? Belki de bir adım dahi atılmayarak, sürecin buraya evrilmesi amaçlanmış olması bile mümkün."
' Kürtlerin YPG/PKK’laştırılmasına çanaklık edilmiştir'
"ABD, Fransa ve İngiltere başta sahada bu terör örgütüne destek verirlerken, neredeyse Avrupa’nın tamamında yuvalanmasına, menfaat temen etmesine, Kürtlerin YPG/PKK’laştırılmasına çanaklık edilmiştir. Yani sadece ihmal ve ihlal yok. Kasıt, oyun kuruculuk ve uygulayıcılık var. Sadece bu haliyle bile devasa boyutlar üreten bu sorun bir zirvede çözülebilir mi? Elbetteki sanmıyorum.Ama artık çözüm yoluna gidilmezse, uçurumun başında geldiği bir nokta var. Kararlılığı, iradesi, olası inisiyatif ve alternatifleri gösterilebilir, yeni parametre ve bakış açıları oluşturulmaya başlanırsa, neden olmasın? Yoksa 'Beşar Esat Türkiye’ye saldırırsa 5.Maddeyi işletecek miyiz?' diyen, böylece hem 5. Maddeyi, hem de Türkiye’nin NATO’daki pozisyonunu tartışmaya açan, artık çok net bir şekilde YPG/PKK gibi bir terör örgütünü doğrusal olarak destekleyen, öte tarafıyla 'Artık beyin ölümü gerçekleşti' gibi kavramsal ve jeopolitik bir başlık açan ve başka mecralarda maceradan maceraya koşan Don Kişot görüntüsündeki Macron’un da iddia ettiği gibi, artık NATO’nun kavramsal ve kurgusal bir moloza dönüşme ve aparat bir örgüte dönüşme riski, gerçekten var."
'Güven bitikliği test edilecek'
"İşin komik tarafı da şu: PKK, Türkiye NATO üyesi olduğu için (iç istikrarsızlık yaratması adına) NATO karşıtı Sovyetler kararıyla Baba Esat/Suriye İstihbaratı eliyle Suriye kontrolündeki Lübnan’da (Bekaa’da) beden ve güç bulmuş bir terör örgütü.
Şimdi NATO üyesi başat ülkeler, NATO üyesi olduğu için Türkiye’ye karşı kurulan bu terör örgütünü Türkiye’ye karşı kullanıyor. İnsanın içinden; 'Hay ben böyle İttifakın' demek geliyor.
NATO’nun 70. Kuruluş yıldönümünde Londra’da bir de bu güven bitikliği ve yitikliğinin seviyesi test edilecektir."